Adim Ayse, ilkokul besinci sinifa gidiyorum. Bu aralar sevgili annemle bir türlü anlasamiyoruz. Oysa ne kadar seviyorum onu bir bilseniz. Bu aralar sürekli; "Ayse esyalarini topla, her tarafi durmadan karistiriyorsun. Ben senin yasindayken on parmagimda on marifet vardi. Ne güzel yemekler yapiyordum" diyor.
Ínanin ne ben saymakla bitirebilirim ne de siz okumakla. Her gün bu sözleri duymaktan yorulmustum. Bir ara "Ben bu kadar kötü bir çocuk muyum ki?" diye kara kara düsünmeye bile baslamistim. Anneler, çocuklarini sevdigi kadar bir de onlari anlamaya çalissa, bu sorunlarin büyümeden çözülecegine inaniyorum. Annemin sikayetleri gün geçtikce artmaya devam ediyordu. Böyle giderse annemle aramiz tatsizlasacak gibi. Bir aksam yatmadan önce iyice düsündüm. Bu konuyu annemle konusmaya karar verdim. Bunun için de annemin neseli oldugu bir zamani aradim. Ne yapip ne edip annemin bu günlerde bana çok kizdigini ona fark ettirmeliydim. Kivrak zekâmla bu soruna bir çözüm yolu buldum. "Anne!" dedim. "Seninle oyun oynamak istiyorum. Sen benim kizim ol. Ben de senin annen olayim." Yapacagimiz is, rol geregi evde aksamlari yaptigimiz seyleri canlandiracaktik. Bin bir nazla bu fikrimi anneme kabul ettirmeyi basardim. Daha dogrusu büyüklerin deyimiyle, "Bin dereden su getirdim".
Aksam yemeginden sonra tipki annem gibi elime örgü sisini aldim. Salondaki koltugun bas kösesine oturdum. Annem de koltuklardan birinde benim gibi yerini aldi. Annem gibi örgü örerken bir yandan da; "Ayse, elini agzindan çek! Ayse, televizyona çok yakindan bakiyorsun! Ayse, bos duracagina odani topla;" diyordum. Bir müddet sonra annem, tahammül edemedi. "Ben sana böyle mi davraniyorum?" diye bagirarak ayaga kalkti. Ben de; "Daha çok sey vardi; ama simdi hepsi aklima gelmiyor." diye cevap verdim. Annemin hem sinirli hem de tedirgin bir hali vardi. Sonra ben izin alip odama gittim. Bir müddet sonra annem yanima geldi. Benimle konusmak istedigini söyledi ve; "Gerçekten sana böyle mi davraniyorum?.." diye sordu. Anne-kiz derin bir sohbete basladik. Birbirimize duygularimizi aktardik. Bazi konularda fark etmeden yaptigim hatalarimin farkina da vardim. Ínanin arkadaslarimla yaptigim sohbetlerden daha güzel bir sohbetti bu. O günden sonra annemle arkadas gibi olduk. Ne diyeyim, darisi sizin basiniza. KADRÍYE BAYRAKTAR
Ínanin ne ben saymakla bitirebilirim ne de siz okumakla. Her gün bu sözleri duymaktan yorulmustum. Bir ara "Ben bu kadar kötü bir çocuk muyum ki?" diye kara kara düsünmeye bile baslamistim. Anneler, çocuklarini sevdigi kadar bir de onlari anlamaya çalissa, bu sorunlarin büyümeden çözülecegine inaniyorum. Annemin sikayetleri gün geçtikce artmaya devam ediyordu. Böyle giderse annemle aramiz tatsizlasacak gibi. Bir aksam yatmadan önce iyice düsündüm. Bu konuyu annemle konusmaya karar verdim. Bunun için de annemin neseli oldugu bir zamani aradim. Ne yapip ne edip annemin bu günlerde bana çok kizdigini ona fark ettirmeliydim. Kivrak zekâmla bu soruna bir çözüm yolu buldum. "Anne!" dedim. "Seninle oyun oynamak istiyorum. Sen benim kizim ol. Ben de senin annen olayim." Yapacagimiz is, rol geregi evde aksamlari yaptigimiz seyleri canlandiracaktik. Bin bir nazla bu fikrimi anneme kabul ettirmeyi basardim. Daha dogrusu büyüklerin deyimiyle, "Bin dereden su getirdim".
Aksam yemeginden sonra tipki annem gibi elime örgü sisini aldim. Salondaki koltugun bas kösesine oturdum. Annem de koltuklardan birinde benim gibi yerini aldi. Annem gibi örgü örerken bir yandan da; "Ayse, elini agzindan çek! Ayse, televizyona çok yakindan bakiyorsun! Ayse, bos duracagina odani topla;" diyordum. Bir müddet sonra annem, tahammül edemedi. "Ben sana böyle mi davraniyorum?" diye bagirarak ayaga kalkti. Ben de; "Daha çok sey vardi; ama simdi hepsi aklima gelmiyor." diye cevap verdim. Annemin hem sinirli hem de tedirgin bir hali vardi. Sonra ben izin alip odama gittim. Bir müddet sonra annem yanima geldi. Benimle konusmak istedigini söyledi ve; "Gerçekten sana böyle mi davraniyorum?.." diye sordu. Anne-kiz derin bir sohbete basladik. Birbirimize duygularimizi aktardik. Bazi konularda fark etmeden yaptigim hatalarimin farkina da vardim. Ínanin arkadaslarimla yaptigim sohbetlerden daha güzel bir sohbetti bu. O günden sonra annemle arkadas gibi olduk. Ne diyeyim, darisi sizin basiniza. KADRÍYE BAYRAKTAR