Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
annem
Akşam
annemle
babam televizyon
seyrediyorlardı. Annem, 'Geç oldu', 'zaten yorgun......um, ben

yatıyorum.'
dedi.
Annem kalktı, mutfağa gitti.


Çerez-meyve tabaklarını
çalkaladı
kaldırdı.
Sabaha hazır olsun diye
çaydanlığı doldurdu,
demliğe çay
koydu.
Şekerliğe baktı, dibinde
az
kalmış, üstüne
ekledi.
Kahvaltı
için
buzluktan ekmek çıkardı,

akşam
yemeği
için çözülsün diye de eti
aşağıya koydu.

Kahvaltı masasını hazırlamak
için masanın
üstündekileri
topladı.
Telefonu
şarja
koydu,
telefon defterini kapatıp
yerine koydu.

Sonra çamaşır makinesinden
ıslak çamaşırları çıkarıp
astı ve makineyi tekrar
doldurdu.
Banyodaki
çöp
sepetini boşalttı. Islak bir
havluyu kurusun diye duş perdesinin
borusuna
astı.
Bir
gömlek
ütüledi, kopuk düğmesini
dikti.
Çiçekleri
suladı.
Esneyerek gerindi ve yatak
odasının yolunu
tuttu.
Çalışma masasının yanından
geçerken durdu,

öğretmene tezkere yazdı, okul
gezisi için para sayıp
ayırdı, eğildi, sandalyenin
altına girmiş ders kitabını aldı, masanın
üstüne
koydu.
Kek tarifleri defterini
çıkardı,
arkadaşına söz verdiği tarifi
bir kağıda yazdı, çantasına
koydu.
Bakkaldan alınacakları not
etti, notu da
Çantasına
koydu.
Sonra gitti, 3'ü 1 arada
temizleme
losyonuyla yüzünü yıkadı,
dişlerini fırçaladı.

Gece kremini ve kırışık
önleyici nemlendiricisini sürdü.

Tırnaklarına baktı,
törpüledi.

İçeriden 'sen yatmaya gitmemiş
miydin' diye seslenen
babama 'şimdi gidiyorum'
deyip
köpeğin
su
kabını
doldurdu.
Kapıları pencereleri kontrol
etti,
holdeki lambayı
yaktı.
Kardeşimin
odasına gitti, oğlan
uyumuş,
lambasını
söndürdü, bilgisayarını
kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları
toplayıp sepete
attı.
Bana
geldi,
'haydi yat artık, biraz da
yarın çalışırsın,' dedi.

Kendi odasına gitti, saati
kurdu, ertesi gün
giyeceklerini
hazırladı.
6 maddelik acil işler
listesine 3
madde daha
ekledi.
Kendi kendine iyi geceler
diledi,
hayallerinin gerçekleştiğini
gözünün önüne
getirdi.


İşte o
sırada
babam televizyonu kapattı,
ortaya öylece bir 'ben
yatıyorum'
dedi ve gitti yattı.



Sizce bu
işte
bir gariplik yok mu?


Kadınların neden daha uzun
yaşadığını
merak etmiyor
musunuz?

ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN
ÇEKİŞLİ (ve
işimizi bitirmeden öyle çabuk
çabuk ölemeyiz)!


Şimdi bu yazıyı
tanıdığınız
olağanüstü kadınlara gönderin.
Emin olun, hepsi bayılacaktır. SONRA DA
ARTIK
YATIN!...
Devamını Gör
Akşam annemle babam televizyon seyrediyorlardı. Annem, 'Geç oldu', 'zaten yorgun...um, ben yatıyorum.' dedi. Annem kalktı, mutfağa gitti. Çerez-meyve tabaklarını çalkaladı kaldırdı. Sabaha hazır olsun diye çaydanlığı doldurdu, demliğe çay koydu. Şekerli...ğe baktı, dibinde az kalmış, üstüne ekledi. Kahvaltı için buzluktan ekmek çıkardı, akşam yemeği için çözülsün diye de eti aşağıya koydu. Kahvaltı masasını hazırlamak için masanın üstündekileri topladı. Telefonu şarja koydu, telefon defterini kapatıp yerine koydu. Sonra çamaşır makinesinden ıslak çamaşırları çıkarıp astı ve makineyi tekrar doldurdu. Banyodaki çöp sepetini boşalttı. Islak bir havluyu kurusun diye duş perdesinin borusuna astı. Bir gömlek ütüledi, kopuk düğmesini dikti. Çiçekleri suladı. Esneyerek gerindi ve yatak odasının yolunu tuttu. Çalışma masasının yanından geçerken durdu, öğretmene tezkere yazdı, okul gezisi için para sayıp ayırdı, eğildi, sandalyenin altına girmiş ders kitabını aldı, masanın üstüne koydu. Kek tarifleri defterini çıkardı, arkadaşına söz verdiği tarifi bir kağıda yazdı, çantasına koydu. Bakkaldan alınacakları not etti, notu da Çantasına koydu. Sonra gitti, 3'ü 1 arada temizleme losyonuyla yüzünü yıkadı, dişlerini fırçaladı. Gece kremini ve kırışık önleyici nemlendiricisini sürdü. Tırnaklarına baktı, törpüledi. İçeriden 'sen yatmaya gitmemiş miydin' diye seslenen babama 'şimdi gidiyorum' deyip köpeğin su kabını doldurdu. Kapıları pencereleri kontrol etti, holdeki lambayı yaktı. Kardeşimin odasına gitti, oğlan uyumuş, lambasını söndürdü, bilgisayarını kapattı, gömleğini astı, yerdeki kirli çorapları toplayıp sepete attı. Bana geldi, 'haydi yat artık, biraz da yarın çalışırsın,' dedi. Kendi odasına gitti, saati kurdu, ertesi gün giyeceklerini hazırladı. 6 maddelik acil işler listesine 3 madde daha ekledi. Kendi kendine iyi geceler diledi, hayallerinin gerçekleştiğini gözünün önüne getirdi. İşte o sırada babam televizyonu kapattı, ortaya öylece bir 'ben yatıyorum' dedi ve gitti yattı. Sizce bu işte bir gariplik yok mu? Kadınların neden daha uzun yaşadığını merak etmiyor musunuz? ÇÜNKÜ BİZİM YAPIMIZ UZUN ÇEKİŞLİ (ve işimizi bitirmeden öyle çabuk çabuk ölemeyiz)! Şimdi bu yazıyı tanıdığınız olağanüstü kadınlara gönderin. Emin olun, hepsi bayılacaktır. SONRA DA ARTIK YATIN!...
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Emma Bombeck Avustralya'da kanserden öldü.. Ölümünden hemen önce şunları yazmış...
‎"Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim. Ben ...olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım.. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..

Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim.. Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim..
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..

Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah'a
şükredin.. Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.. Umarım her
gününüzü değerlendirirsiniz.."
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
8o. . .
Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısı...nın işitme cihazına ...ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş.Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş.

Bu durumu konuşmak icin aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.

"Yapacağın şey su, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla

"O aksam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş.

40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş

"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"

Cevap yok Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış

"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"

Gene cevap yok Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş

"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"

Hala cevap yok Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış

"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"

Gene cevap alamamış Bu sefer karısına iyice yaklaşmıs ve aynı soruyu tekrar sormuş

"Hayatım bu aksam yemekte ne var?"

"Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk"

Hikayenin ana fikri:Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde olmayabilir. Problemlerin sebebini birazda kendimizde aramalıyız
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
Çok zengin bir adamcağız, ölümünün yaklaştığını hissedince, oğlunu yanına çağırm...ış.
Evvelâ en mühim vasiyetini bildirmiş. Demiş ki :
“Beni mezara çoraplarımla gömün.”
Anlamamakla berâber kabul etmiş oğlu. Adam bir de mektup tutuşturmuş oğlunun eline.
“Ölümümden sonra, ilk başın sıkıştığında bu mektubu açarsın” demiş sonra.
Ona da “Peki” demiş çocukcağız.
Neyse hak vâkî olmuş, adam rûhunu teslim etmiş. Eş dost toplanıp ağıt yakarken, oğlanı almış bir düşünce. “Ben şimdi bu adamı çoraplarıyla nasıl gömerim” diye. Bir hoca bulup sormuş acele tarafından. Ama müspet cevap alamamış. “Olmaz” demiş hoca,
“Dinimizce uygun değil böyle bir şey.” Başka hocaya sormuş, o da “Olmaz” demiş. Çocuk çâresiz, ölüyü de artık bekletmeden gömmek lâzım. Aklına birden babasının “İlk başın sıkıştığında aç” diyerek bıraktığı mektup gelmiş. Hemen mektubu arayıp, bulmuş.
Mektupta şunlar yazılıymış:
“Oğlum, gördüğün gibi ben bunca zenginliğime rağmen yanımda bir çorap bile götüremiyorum. Sen düşün gerisini…”
 
Üst Alt