- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Hayrettin Taylan
Antropolijik Buse
mihmanını savuran rüzgârın düğününde halay başındayım kırık kalbinin men/diliyle oynuyorum kalakalışı sismik bakışının can havliyle kalıyorum aşka ve an'a son bakışının gölgesinde terlemiş dünya ile sığmıyoruz aşka kendime karışan zamansızlığı, oynuyorum aksak umutlarla hüznü saklayan gülüşündeki resim sergisi “deme” düşüyorum son sözünün canında yanmış her şeyde kavruluyoruz yamalıyorum ağlarken söylediğin sözleri, dermanıma ve fermanıma kalıyorum, öylece ateşböcekleri gibi kara ile yara arasında
sızılar, sözler, özlenenler, gözlenenler arasında hasret skalası yağmurun dilinden ıslanmış dizeler ve dizinin dibindeki hasret tarlası kendimi ektiğim aşk bakışında yeşeren sevmeler ve olmalar sonrası sözsüz yangınlar arasında kül olmuş kavlim, sabrım selameti, alameti, farikası, saikası kül olmuş zamanım yönsüz sensizlik ve sonrasızlığın pi debisinde tükenmişliğim sevmek metafizik zar olarak atılıyor yaramın üstünde sonrası hep düşleş şehrinaz
ufuk çizgileri yakılmış demlerde veda demleniyor olmazların meylinde, umudun zeyline tutunuyor hasret gözyaşlarının yıktığı bendimden soluyor unutamamak umarsız hülyaların içinde volkanlaşıyor sensizlik meçhulün yırtık uğurunu giymiş bahtımda sızılar hırpani belkiler ile tırpanlanmış son pişmanlıklar arasındayım horasan'dan harput'a uzanmış hikmet yolculuğundayım sonrası hep sar/hoşluğun mistik suflesi
intizar zincirlemesini kırmış sabır ve hasretin halkasıyım hem derdim hem dermanın olduğun üşümüşlüğün dağındayım adım adım, adına doğru düşüyorum, düş ile düşüncede üşüyen harflerle magması yakaran düşünüşler arasında üşüyorum aşktan sızmış cümlelerin cehdinde savaşıyor celalim hicrandan damlayan ünlemlerin fecrinde yanıyor cemalin vuslattan yanan sorgulayışın iminde beliriyor helalinin hilali sonrası hep korkmadır, sönmezler yurdudur şehrinaz
ezilmiş, sözleri kırılmış bülbülün mülteci diyarındayım mecalsiz kalmışların tuvalinde akıyor çizilmemiş acılar hasretsiz yeşermiş umutların toprağında kuruyor yaralar sonra,olmazlığın sıratından düşerdin fırat'ıma ağlar gelirdim ilk buluşmamızın mezopotamyasına dicle gibi kan ağladığın gönlünde susardım kan revan hatırlarla sonrası, aşk eşiğini, gönül beşiğini, vebal eşeğini arayan ben'deydi sonrası, dargın gülüşlere ,sargılı düşlere tutunmuş huzur sendeydi sonrası, antropolojik bu/sende kalmış hülyalı ve bulutlu salıncak şehrinaz
Antropolijik Buse
mihmanını savuran rüzgârın düğününde halay başındayım kırık kalbinin men/diliyle oynuyorum kalakalışı sismik bakışının can havliyle kalıyorum aşka ve an'a son bakışının gölgesinde terlemiş dünya ile sığmıyoruz aşka kendime karışan zamansızlığı, oynuyorum aksak umutlarla hüznü saklayan gülüşündeki resim sergisi “deme” düşüyorum son sözünün canında yanmış her şeyde kavruluyoruz yamalıyorum ağlarken söylediğin sözleri, dermanıma ve fermanıma kalıyorum, öylece ateşböcekleri gibi kara ile yara arasında
sızılar, sözler, özlenenler, gözlenenler arasında hasret skalası yağmurun dilinden ıslanmış dizeler ve dizinin dibindeki hasret tarlası kendimi ektiğim aşk bakışında yeşeren sevmeler ve olmalar sonrası sözsüz yangınlar arasında kül olmuş kavlim, sabrım selameti, alameti, farikası, saikası kül olmuş zamanım yönsüz sensizlik ve sonrasızlığın pi debisinde tükenmişliğim sevmek metafizik zar olarak atılıyor yaramın üstünde sonrası hep düşleş şehrinaz
ufuk çizgileri yakılmış demlerde veda demleniyor olmazların meylinde, umudun zeyline tutunuyor hasret gözyaşlarının yıktığı bendimden soluyor unutamamak umarsız hülyaların içinde volkanlaşıyor sensizlik meçhulün yırtık uğurunu giymiş bahtımda sızılar hırpani belkiler ile tırpanlanmış son pişmanlıklar arasındayım horasan'dan harput'a uzanmış hikmet yolculuğundayım sonrası hep sar/hoşluğun mistik suflesi
intizar zincirlemesini kırmış sabır ve hasretin halkasıyım hem derdim hem dermanın olduğun üşümüşlüğün dağındayım adım adım, adına doğru düşüyorum, düş ile düşüncede üşüyen harflerle magması yakaran düşünüşler arasında üşüyorum aşktan sızmış cümlelerin cehdinde savaşıyor celalim hicrandan damlayan ünlemlerin fecrinde yanıyor cemalin vuslattan yanan sorgulayışın iminde beliriyor helalinin hilali sonrası hep korkmadır, sönmezler yurdudur şehrinaz
ezilmiş, sözleri kırılmış bülbülün mülteci diyarındayım mecalsiz kalmışların tuvalinde akıyor çizilmemiş acılar hasretsiz yeşermiş umutların toprağında kuruyor yaralar sonra,olmazlığın sıratından düşerdin fırat'ıma ağlar gelirdim ilk buluşmamızın mezopotamyasına dicle gibi kan ağladığın gönlünde susardım kan revan hatırlarla sonrası, aşk eşiğini, gönül beşiğini, vebal eşeğini arayan ben'deydi sonrası, dargın gülüşlere ,sargılı düşlere tutunmuş huzur sendeydi sonrası, antropolojik bu/sende kalmış hülyalı ve bulutlu salıncak şehrinaz