ARKADAŞNAME.....
Arkadaşları olmalı insanın, çeşit çeşit, boy boy, renk renk&
Mektup arkadaşları olmalı, e-posta arkadaşları.
Yol arkadaşları, okul arkadaşları, mahalle arkadaşları.
Tamam MSN arkadaşları da olsun, ama eskimeyen arkadaşları da.
Bugün canım çok sıkkın diye arayacağı arkadaşları da olmalı, nobran nedir diye soracağı arkadaşları da.
Kimi fizikten, kimi kimyadan, kimi tarihten, kimi siyasetten, kimi fıkıhtan, kimi futbol fikstüründen anlamalı.
Kimi, hangi yemek nerede yenir, nerenin nesi meşhurdur, vişne lekesi nasıl çıkar onu bilmeli.
Kimi, vizyona yeni giren filmlerin, yeni çıkan kitapların, yeni transferlerin, yeni malî yılın kritiğini çıkarabilmeli.
Kimiyle gülmeli, kimiyle derin düşüncelere dalmalı, kiminden teselli bulmalı, kimini teselli etmeli.
Kimi fikirlerimize destek çıkmalı, kimi Ben bunu daha önce neden düşünmedim dedirtmeli.
Kimi dost acı söyler kıvamında konuşmalı, kimi Başın öne eğilmesin, aldırma gönül aldırma tadında.
Kimiyle kâinat kitabına dair bir kelime okuyup, bir kitap kalınlığında konuşmalı.
Kimiyle her işteki hayırları, kimiyle her hayırdaki türlü işleyişleri tartışmalı.
Kimiyle geçmişin muhasebesini, kimiyle geleceğin stratejisini düşünmeli.
Kimiyle konuşmalı, kimiyle yazışmalı, kimiyle telefonlaşmalı, kimiyle mailleşmeli.
Kimine titreşim göndermeli, kimine selam.
Kimiyle bir durakta, istasyonda, hayatın sadece bilmek zorunda kalanların bildiği yol üstü lokantasında karşılaşıp, hayatına farklı bir kesit, farklı bir renk, farklı bir koku katmalı.
Kiminin yüzünü, kiminin ismini, kiminin bir sözünü, kiminin bir gülüşünü, kiminin bir bakışını ömrü boyunca unutamamalı.
Kiminin mektuplarını, kiminin e-postalarını, kiminin MSN konuşma kayıtlarını daima saklamalı.
Kimiyle yemek yemeli, kimiyle satranç oynamalı, kimiyle alış veriş yapmalı, kimiyle yürümeli, kimiyle sabaha kadar sohbet etmeli, kimiyle otobüs beklemeli.
Kimi için otobüsün düğmesine basmalı, kimi için yakın gözlüğü olmadığı için gazetesini okumalı, kimine son havadisleri vermeli, kimiyle hiçbir şey konuşmadan öylece oturmalı&
İnsanın arkadaşları olmalı, arasında en diyeceği belki bir iki kişi çıkacak bile olsa, farklı yönleriyle seveceği, farklı yönleriyle hayatına yeni değerler katacağı, farklı özellikleriyle kendini zenginleştireceği arkadaşlar.
İnsanın arkadaşları olmalı, daima yanında&
************************************************************
Bize Dostluktan söz et, dedi..
Ve El Mustafa yanıtladı: "Dostunuz, sizin karşılığını bulmuş ihtiyacınızdır. O, sizin sevgiyle ekip teşekkürle biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. Çünkü siz ona aç koşar ve huzura kavuşabilmek için onu ararsınız.
Dostunuz size aklından geçenleri açıklarken, kendi aklınızdan geçen ne hayır ne de eveti ona söylemekten korkmayınız. Ve o sustuğunda yüreğiniz onun yüreğini dinlemeyi sürdürsün. Çünkü sözcükler olmasa da dostluklarda tüm düşünceler, tüm istekler, tüm umutlar doğar ve açıklanamayan bir mutlulukla paylaşılır.
Dostunuzdan ayrı düştüğünüzde üzüntüye kapılmayın; cünkü dostunuzun en beğendiğiniz yanı yokluğunda daha bir belirginleşir, tıpkı dağın tırmanana değil ovadan bakana daha açık göründüğü gibi.
Dostluğunuzda, ruhsal derinliğin artırılmasından öte bir amaç olmasın. Çünkü kendi gizemini çözümleyebilmekten öte bir şeyler arayan sevgi, sevgi değildir; öne sürülmüş bir ağdır ki bununla yalnızca yararsız olan yakalanır.
Ve bırak senin en iyi neyin varsa dostunun olsun. Eğer dostun senin içindeki denizin alçalacağını bilmek zorundaysa, bırak yükseleceğini de bilsin.
Yalnızca zaman öldürmek için aranılan dost, nedir ki: cünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak içindir, yoksa anlamsız boşluğunuzu değil. Ve dostluğunuzun uyumunda bırakın kahkahalar yükselsin ve zevkler paylaşılsın. Çünkü kalbiniz, küçük şeylerin üstüne düşen çiğ damlalarında kendi aydınlığına erişir ve yeniden hayat bulur.." ..
Arkadaşları olmalı insanın, çeşit çeşit, boy boy, renk renk&
Mektup arkadaşları olmalı, e-posta arkadaşları.
Yol arkadaşları, okul arkadaşları, mahalle arkadaşları.
Tamam MSN arkadaşları da olsun, ama eskimeyen arkadaşları da.
Bugün canım çok sıkkın diye arayacağı arkadaşları da olmalı, nobran nedir diye soracağı arkadaşları da.
Kimi fizikten, kimi kimyadan, kimi tarihten, kimi siyasetten, kimi fıkıhtan, kimi futbol fikstüründen anlamalı.
Kimi, hangi yemek nerede yenir, nerenin nesi meşhurdur, vişne lekesi nasıl çıkar onu bilmeli.
Kimi, vizyona yeni giren filmlerin, yeni çıkan kitapların, yeni transferlerin, yeni malî yılın kritiğini çıkarabilmeli.
Kimiyle gülmeli, kimiyle derin düşüncelere dalmalı, kiminden teselli bulmalı, kimini teselli etmeli.
Kimi fikirlerimize destek çıkmalı, kimi Ben bunu daha önce neden düşünmedim dedirtmeli.
Kimi dost acı söyler kıvamında konuşmalı, kimi Başın öne eğilmesin, aldırma gönül aldırma tadında.
Kimiyle kâinat kitabına dair bir kelime okuyup, bir kitap kalınlığında konuşmalı.
Kimiyle her işteki hayırları, kimiyle her hayırdaki türlü işleyişleri tartışmalı.
Kimiyle geçmişin muhasebesini, kimiyle geleceğin stratejisini düşünmeli.
Kimiyle konuşmalı, kimiyle yazışmalı, kimiyle telefonlaşmalı, kimiyle mailleşmeli.
Kimine titreşim göndermeli, kimine selam.
Kimiyle bir durakta, istasyonda, hayatın sadece bilmek zorunda kalanların bildiği yol üstü lokantasında karşılaşıp, hayatına farklı bir kesit, farklı bir renk, farklı bir koku katmalı.
Kiminin yüzünü, kiminin ismini, kiminin bir sözünü, kiminin bir gülüşünü, kiminin bir bakışını ömrü boyunca unutamamalı.
Kiminin mektuplarını, kiminin e-postalarını, kiminin MSN konuşma kayıtlarını daima saklamalı.
Kimiyle yemek yemeli, kimiyle satranç oynamalı, kimiyle alış veriş yapmalı, kimiyle yürümeli, kimiyle sabaha kadar sohbet etmeli, kimiyle otobüs beklemeli.
Kimi için otobüsün düğmesine basmalı, kimi için yakın gözlüğü olmadığı için gazetesini okumalı, kimine son havadisleri vermeli, kimiyle hiçbir şey konuşmadan öylece oturmalı&
İnsanın arkadaşları olmalı, arasında en diyeceği belki bir iki kişi çıkacak bile olsa, farklı yönleriyle seveceği, farklı yönleriyle hayatına yeni değerler katacağı, farklı özellikleriyle kendini zenginleştireceği arkadaşlar.
İnsanın arkadaşları olmalı, daima yanında&
************************************************************
Bize Dostluktan söz et, dedi..
Ve El Mustafa yanıtladı: "Dostunuz, sizin karşılığını bulmuş ihtiyacınızdır. O, sizin sevgiyle ekip teşekkürle biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. Çünkü siz ona aç koşar ve huzura kavuşabilmek için onu ararsınız.
Dostunuz size aklından geçenleri açıklarken, kendi aklınızdan geçen ne hayır ne de eveti ona söylemekten korkmayınız. Ve o sustuğunda yüreğiniz onun yüreğini dinlemeyi sürdürsün. Çünkü sözcükler olmasa da dostluklarda tüm düşünceler, tüm istekler, tüm umutlar doğar ve açıklanamayan bir mutlulukla paylaşılır.
Dostunuzdan ayrı düştüğünüzde üzüntüye kapılmayın; cünkü dostunuzun en beğendiğiniz yanı yokluğunda daha bir belirginleşir, tıpkı dağın tırmanana değil ovadan bakana daha açık göründüğü gibi.
Dostluğunuzda, ruhsal derinliğin artırılmasından öte bir amaç olmasın. Çünkü kendi gizemini çözümleyebilmekten öte bir şeyler arayan sevgi, sevgi değildir; öne sürülmüş bir ağdır ki bununla yalnızca yararsız olan yakalanır.
Ve bırak senin en iyi neyin varsa dostunun olsun. Eğer dostun senin içindeki denizin alçalacağını bilmek zorundaysa, bırak yükseleceğini de bilsin.
Yalnızca zaman öldürmek için aranılan dost, nedir ki: cünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak içindir, yoksa anlamsız boşluğunuzu değil. Ve dostluğunuzun uyumunda bırakın kahkahalar yükselsin ve zevkler paylaşılsın. Çünkü kalbiniz, küçük şeylerin üstüne düşen çiğ damlalarında kendi aydınlığına erişir ve yeniden hayat bulur.." ..