Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Eskiden dergâha ilk defa adım atan Kur’an öğrencilerine;
“Âşık mısın?”diye sorarlardı..
Eğer değilse;
“Git, âşık ol, öyle gel” derlerdi.

Mecnun’un Leyla’ya aşkı, hakiki aşka basamak oldu.
Madem öyle, bizim de hakiki aşkı bulmamız için sevdalanmamız mı gerek?
Ya da âşık olduğumuz biri varsa, bu aşkı Allah aşkına nasıl dönüştürebiliriz?

Dergâh hayatı ya da tasavvufî hayat, gurbeti öne çıkararak,
vuslata hasreti hedefler.

Bunun sebebi gurbetin yaratılışla başlamış olmasıdır ki Allah,

nurundan Nur-u Muhammedi’yi yaratıp,
bu nurdan felekleri yaratmasıyla,
insanın ilk gurbeti başlamış olur.

Doğal olarak dünyada, ruhlar âlemindeki tadılan lezzete
vuslat iştiyakı olacaktır.

Aşkın kaynağı Allah’tır.

“Nur-u Muhammedi’nin yaratılmasıyla aşk hâsıl oldu,
aşk âlemlere vesile oldu” der Mevlana Hazretleri.

Teşbihte hata olmasın- bir aynanın karşısına geçip güzelliğini,
kemalini görmek isteyen kişinin aynadaki yansıması;
“sen güzelsin” deyip alkışlayacaktır.

Aynadaki yansıma O’ndandır.

Ne odur ne değildir. Yani aynadaki “Zat” değildir.

İnsan esmaya aynadır.
En güzel ayna Efendimizdir.

“Vallahi sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım.”

Allah, Nur-u Muhammedi ile âlemleri yaratırken
insanı da bu nurdan yarattı.

Yani bir yazarın mürekkebi gibi,
Efendimizin nuru âlem harflerinin mürekkebiydi.
Biz de Allahın yarattığı âlemler içinde bir harfsek,
bizim bedenimizde, Nur-u Muhammedi var dersek yanılmış olmayız.

Hatta bedene anne karnında üflenen ruhun Allah’tan geldiğini
hesaba koyarak,
bir insan ruh ve cesetten oluşan varlık olarak,

Allah Kelime-i Şahadeti insana derç etmiş,
Efendimizin ismini, Lafz-ı Celalinin yanından ayırmamıştır diyebiliriz.


Gerçek aşk sultanı Allah’ın tahtı, kalbdir.

“Ben yerlere ve göklere sığmadım,
ancak mü’min kulumun kalbine sığdım.”

Allah aşkı dışında tüm aşklar mecazdır.

Göz penceresinden kâinatı seyreden ruh ile
sevdaya odak olmuş kalb,
dünya gurbetinde, devamlı anavatanını özler...
tahtın sahibini arar!

Ararken mecaz aşklara tutulur fakat kalb ve ruhun aradığı sonsuzdur,
baki olandır.

Bakar ki, bağlandıkları fani, geçici, verdiği haz da geçici...

Dolayısıyla kalb, mecaz olduğu için itecektir.
“Bu değil” diyecektir.
Zira sadece insana değil, güzel bir ezgiye, güzel bir muhabbete, denize, yaylaya...
Yani göze ve kalbe huzur veren her şeye kalb iştiyak duyar ve
o ilk ruhlar âlemindeki tadı hissetmeye, yaşamaya çalışır. ..

Mecnun gibi O’nu arar...
Burada bir misalle nefes alalım.

Güzel bir bayan öldükten sonra maddi güzelliği kaybolur.
Yani ruh cesedi terkedince, en fazla bir gün sonra kokmaya başlar...

Artık o güzel bir bayan değildir.
Demek ki bize güzel görünen, ruhtan dolayı...

Ruh Allah’tan geldiğine göre seyrettiğimiz O’ndandır.

Aslında göz penceremizden bakan ve aynı sıladan gelen ruhların seyretmesidir.
Yurtdışında bir müddet kalsanız ve anavatandan sıradan birine rastlasanız,
ona sıradan biri gibi davranmaz,
memleket toprağı kokluyor gibi hem fazla alaka gösterir hem
de onunla fazla zaman geçirmek istersiniz.


Mecnun’un Leyla’ya duyduğu aşkın Allah aşkına basamak olması da,
belli süreçler sonrasıdır.
Hızır (a.s)’ın; “Leyla’yı arayacaksan, gir çilehaneye orada ara” demesiyle,
Mecnun çilehanede Leyla diye diye, Leyla’yı karşısında bulur.

Yüzüne bile bakmadan Hızır (a.s)’ı bulur.
“Madem isteyince oluyor, bana istemeyi öğret” der.
Hızır (a.s);
“Öyle iste ki kavuşmak mecbur kalsın” der.
Mecnun hüve (O) sırrını anlamıştır...

Kendi başta olmak üzere, Allah dışında tüm fanileri sıfırlamış hatta
“Leyla öldü” diyenlere, “Hayır, Leyla benim” demiştir.

Yani Allah Baki’dir, Hayy’dır, Kayyum’dur.
Hepimiz O’nun nurundan yaratıldık.
O’ndan başka yok nazarıyla cismi aşmıştır.

Bir ara Leyla gelir. Mecnun onu tanıyınca ölmediğini anlar ve
“Sen varsan kalbim buna dayanmaz”
diyerek, kendini yok farzetmiştir.

Yani kalb Bir’e aşıktır...
Allah birdir. Aşk birdir.

Rivayetlerin son kısmında Leyla gerçekten ölür...
Mecnun mezarı başında toprağına sarılır ve
“Aşka cism-i can gerekmez” der.


Elbette illa Allah aşkı için mecaz aşka tutulmaya gerek yok..

. Mecaz aşklar mal, evlat da olabilir.
Asıl olan bunların faniliğidir.
İnsan vicdanında duyduğu ebediyet arzusunu sahip olduklarının
hiçbirisiyle tatmin edemediğini anlaması,
âşık olduklarına kavuştuğu zaman başka aşklara talip olması ve
nihayetsiz istekleri olması bizi,
ayetinde buyurduğu gibi;

“Kalbler ancak ve ancak Allah’ı anmakla mutmain olur”
hakikatine ulaştırır.
Yalnız insanın marifet ile muhabbete ulaşması için gurbetin,
gurbete ait hangi özellik olursa olsun yaşanması gerektiği vurgulanmıştır...

Belki insan kendi vatanında bile gurbet yaşarken,
belki kendi bedeninde gurbet yaşama hali de bunlardan sayılır...

Bir tas deniz suyunuz varsa,
koca bir derya vardır.
Güzelden kopan parçaların güzelliği de,
bütünden dolayı güzeldir...

Parçaların ittifakı ile bütün görülür.
Allah güzeldir,
O Cemal-i Hakiki’dir.
Unutulmaması gereken, cüz ile bütün arasındaki illiyet,
benzerlik bağı iken sonsuzun cüz ile illiyeti işaret etme,
yol gösterme bağı gibidir....

Ayet; “Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır”
derken akıl ve göz ile yol bulmaya işaret edilmiştir...


Örneğin; yemyeşil bir seyrangâh, elvan türlü çiçek kokuları var
ama bir köşede gübre yığını da var.
Bütün olarak bakınca çok güzel.
Sadece gübreye bakınca, “Ne işi var burada?” diyebiliriz.

Çiçek ve ağaçların daha güzel olması, daha çok meyve vermesi,
toprağın verimi hesaba katılınca anlarız ki gübre zahirde çirkin ama
batında çok güzelliklere sebeptir....

Yokluğunda gül, kemal derecede güzelliğini gösteremeyecekti...
Allah cc Uhud’da Halid bin Velid (r.a) ile Müslümanları hizalamıştır.

Dikkat edilirse güzel ve çirkin, iyi ve kötü ayırımını da
yapmamıza nedendir gübre
ve benzeri çirkinlikler..

Hangisi galip gelirse gelsin,
kalb hakiki güzelin ve iyinin peşindedi..

kalp gerçek Aşkın pesindedir...

Ali Rüştü Gürsoy
:gul:
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cok güzel mükemmel bir paylasim emegine yüregine saglik Vakkas kardesim tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 

LeyL

Bismihû
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2007
Mesajlar
1,794
Aldığı Beğeniler
4
Konum
Ankara/Almanya
harika bi yazı Allah razı olsun
sonsuzu elimizin altındayken sonlusu ile ömür heder eder olduk.
Aşkın içini boşaltık ve hoşlantıya kadar düşürdük kıymetini.
Eğer istediğimiz gerçek aşksa,ona kavuşmak imkansız değil..

Allah için sevenlerden olabilme duasıyla..
 

Rabiye_A

Nur yuzlunun sevdalisi...
 
Üyelik Tarihi
3 Eki 2008
Mesajlar
1,199
Aldığı Beğeniler
15
yuregine saglik, Rabbim razi olsun insaallah.Rabbim bizlerin kalplerinden Resulun(sav) askini çogaltsin...amin amin amin amin amin amin!!!!!
 
Üst Alt