Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

nehar

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Kas 2008
Mesajlar
625
Aldığı Beğeniler
7
Takım
Galatasaray
Hiçbir ilişkinin bitmesi insanı mutlu etmez. Sonunda kurtulduğunu düşünen, sevinen birisini gördüğünüzde bile, bilin ki yaşadığı mutluluğa rağmen, neden o hale geldiğine dair ciddi üzüntüler geri planda çalışmaya devam ediyordur.
Hepimiz bir şekilde ayrılık senaryosunun içinde bulunmuşuzdur. İster çok aşık olun, isterseniz hiç umurunuzda olmayan, değersiz ve basit bir şey yaşamış olun; ayrılık aklınızın köşesinde yazılı kalır. Bırakın bir insandan ayrılmayı, iki gün baktığınız kedi, köpek yavrusu bile gittiğinde içiniz sızlar.
Ayrılık hikayelerini dinlerken, olaylara uzaktan baktığınızda, insan egosunun, en üzüldüğü durumlarda bile devreye girdiğini görürsünüz. “Kimse beni terk etmedi, hep ben ayrıldım!” veya “Onu terk ettiğimden beri kendini toparlayamamış!” gibi cümleler, eskiyen aşkların ardından en sık söylenenlerdir.
Neden bir ilişki bittiğinde terk edilmiş olmak bizi ağır yaralar? Zaman zaman ayrılığın kendisinden daha ağır bir acı olur terk edilmek. İşe yaramaz, yetersiz, vasıfsız, tercih edilmemiş olma düşünceleri beynimizi doldurur sanırım. Benliğimizi saran, nasıl olur da terk edilirim, kıymetimi bilemedi, ben zaten ona kaç beden büyük geliyordum cümleleri ile acımızı hafifletmeye çalışırken, içimizde gittikçe büyüyen ve patlamaya hazır hale gelmiş bir bomba ile yaşadığımızı nasıl fark edemeyiz?
Ne kadar severek bırakmış olsak da, terk ettiğimizde bu acının oranı biraz daha hafif mi olur? Aşk, dünyanın en özel duygusu olmasına rağmen, üstünlük savaşının altında ezilir mi? Her şeyi yenen bu muhteşem his, kendi egosunu yenemez mi? Kadın ve erkek arasında süren bu ezeli kavga, acaba tamamen terk etme ya da edilme olgusu üzerine kurulmuş olabilir mi?
Bu duyguları aşkın dışına taşırsak, tüm ilişki biçimleri için geçerli olmaz mı? Küçüklüğünde annesi veya babası tarafından terk edilen bir çocuk, erişkin olduğunda bu psikolojik durumu üzerinde taşımaya devam etmez mi? Hayatındaki tüm detayları yoluna sokmuş, başarılı ve para kazanan, daha ileri gidersek, şan ve şöhret sahibi bile olan bir birey olsa dahi; terk edilme psikolojisini üzerinden atmayı başaracak kaç kişi vardır?
Egolarımızdan, sosyal kimliklerimizden, sıfatlarımızdan, üzerimize yüklenmiş veya seçtiğimiz rollerden sıyrılarak bakabilsek aşka; gerçekten önemli midir kimin gittiği? İlişkiye harcanan zaman ve emek karşılığında, elinizde koca bir acı kalmışsa; aşk harcanıp gitmişse, her ayrılık ile kendinizden bir parçayı bırakmışsanız hayat tünelinde, terk etmek üzerine yapılan her söylem aslında komik değil midir?
Sen terk ettin, ben terk ettim, şimdi ikimiz de galibiz! Bir yüreği susturmanın yolu, ağlayan çocuğun eline şeker verir gibi, kendimize terk etme başarısını vermek midir? İster siz ayrılın, ister karşı taraf, herkes için tek bir gerçek vardır: Aşk kaybetmiştir!
 

ToprakCaN

(((Edep_Ya_Hu)))
 
Üyelik Tarihi
17 Eyl 2007
Mesajlar
169
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Erzurum
Takım
Galatasaray
ALLAH c.c ebeden ve daimen razı oılsun inşALLAH emeginize ellerinize sağlık bu güzel konu için...
 

masiva

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
461
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Fenerbahçe
Allah razi olsun ellerİne saĞlik
 

Hansa

Lailahe İllallah..
 
Üyelik Tarihi
11 Ocak 2009
Mesajlar
608
Aldığı Beğeniler
7
Takım
Diğer
Hak TEala ebeden ve daimen razı olsun
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Paylasimin icin tesekkürler kardesim
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla.......
 
Üst Alt