Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Berrak_Su

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Mar 2010
Mesajlar
3,714
Aldığı Beğeniler
44
Takım
Galatasaray
Öğrencilerimle Akait dersi yapıyo-ruz. Ders konumuz vahiy. Bir öğ-rencim bir soru

sordu. Yeri değildibu sorunun belki ama ders boyun-ca öğrencimi takip etmemden

bende uyanan duygu şu idi; öğrencimbu soruyu sorabilmek için kıvranı- yor, yanlış

anlaşılma endişesini deberaberinde taşıyordu. Hocam derdemez,- Efendim (bu

kelimeyi kullanmakbabam tarafından bizlere öğretil-miş, ismimizi çağırırlarsa ‘hı’

ya da‘buyur’ değil biz de 'efendim' de-nir. Çok nezih bulurum bu sözcü-ğü

sahabe birbirine efendim diyehitap edermiş. Çünkü bu davranışıAllah Rasûlünden

öğrenmişler.)- Yersiz bir soru ama kafamı çokkarıştırıyor.- Kafanı karıştırdığına

göre önemlibir konu, dinliyorum. - Hocam! Aşk nedir? Kişinin kendi- sini

kaybetmesi mi, yoksa bulmasımı?Hemen öğrencilerinden konuşmakisteyenler

atılıyor:Kaybetmesi...Bulması...Hayır önce kaybedip, sonra bul-ması...Her birinin

cevabı da hoşuma gidi-yor. Hele kaybedip, bulması denin-ce...”Gâh eserim

yeller gibiGâh tozarım yollar Gâh akarım seller gibiGel gör beni aşk

neyledi.”Sizce bu sözleri Yunus hangi hislerle söylemiş ola-bilir? Öğrencilerim

cevap veriyor. - Hocam kendini fazla dağıtmış. - Güzel, demek ki dağıtmış.

Dağıtmayı nasıl algıla-yayayım. Diye soruyorum.- Bir kıvamda duramayan

'kaptan kaba giren mi'diyelim?- Öyle diyelim. Deyip devam ediyorum. Çaydan-

lıkta hepiniz su kaynatmışsınızdır. Su ateşin üzerinekonunca belli bir süre sonra

inilti sesine benzer birses gelir. Kaynamaya başladıktan sonra

çaydanlığınkapağını bile oynatır kaynayan su, fokurtu sesi ar-tar. Su taşmaya

başlar, ateşi kısmazsanız ocağı sön-dürür. Ateşi kısmayalım, ocağın sönme

tehlikesi de olmasın. Su ne durumda olur? Hepsi bir ağızdan:- Kaynaya kaynaya

biter hocam.- Ortada su kaldı mı? Kalmadı. Şimdi sembollerleifade ettiğimiz bu

olaydaki kavramları yerlerineyerleştirelim. Aşk ateştir. Su ise gönlümüz, benliği-

miz, bize dair her ne varsa o daha doğrusu. Aşkateşi öyle bir şeydir ki; kişiyi

tüketir bitirir, haldenhale değiştirir. Su idi, hava oldu. Asl olan suyundönüştüğü

hava sevgilinin ta kendisidir. Denizlermutlak sevilen, tüm nehirler de sevgilidir

demiştiçok sevdiğim birisi. Güneş ve rüzgâr tüm sevgilile-ri en sonunda denizde

birleştirir. Aşk en büyükrahmettir. Buharlaşan suyu rahmet olarak

denizleokyanuslarla birleştirir. Ama arza da o rahmet ha-yat verir.Öğrencim:- O

zaman aşk kişinin kendisini kaybetmesi mi?- Evet, ama şuursuzca bir kaybetme

yok. Aşk kişi-nin kendisini sevdiğinde kaybetmesidir. Ben değil,sen

diyebilmektir. O yüzden Mevlâna sevgidenbahsederken: 'Sen sensiz, ben bensiz

geleyim'der.Benlik kavgaları ile aşk olmaz. Benliğini var etmekaygısı olan âşık

olduğunu iddia ederse bu kupku-ru bir iddia olur. Hani Mesnevî’de geçer: Âşığın

bi-risi sevdiğine hasret kalmıştır, görmek ister, kapısı-nı çalar. İçerden ses

gelir:- Kim o?- Ben. Kapı açılmaz. Hüzünlü âşık geri döner. Bu hasret onu o

kadar çok yakmıştır ki; bir süre sonra tekrardüşer yollara, umutla çalar

sevdiğinin kapısını. İçer-den yine ses gelir:- Kim o? - Sen. Kapı açılır: ‘Buyur

gönül kapımızdan içeriye hoşgeldin. Geçen de açamadık. Çünkü bizim hanemiziki

kişiye fazla dar.’O zaman aşk ‘benlik’ten çıkıp ‘sen’likte birleşmek-tir. - Ama

hocam böylesi bir bağımlılık kabul görülmü-yor ki. Hani Kişisel Gelişim dersinde

işlemiştik. Ki-şilerin olgunlaşma sürecinde ilk basamak 'sen' ya-ni 'bağımlılık' idi.

Çocuk yaşamını devam ettirmek için ailesine bağımlı idi. Belli bir süre sonra 'ben'

di- yordu ve 'bağımsız 'oluyordu. Biz dedik ki; kişininbağımsızlık özlemi,

gençlikteki varlık çatışmaları fıt-rattandır. Gereklidir. Ayakları üzerinde

durmalıdır. - Doğru dedin de. Olgunlaşma sürecinde üçüncübir basamak daha

vardı. ‘Biz’ yani 'karşılıklı bağım-lılık' Ben, 'sen' diyorum, sen bana, 'sen'

diyorsun,karşılıklı sorumluluklarımızı yerine getirerek hayatı-mızı devam

ettiriyoruz. ‘Ben’ diyen, sorumluluktanuzak ve bencil insanlar ile hayat zehir

olur. Amaaşk söz konusu olunca, durum karşılıklı bağımlılık-tan da çok özel…

Kişilerin yaşam serüvenlerindegerçekten tatmaları gerekli bir durum, ama kalite-

sizce, seviyesizce, madde plânında kalmak suretiy-le değil.Öğrencilerimden

birisi:- Bu anlamda bir aşkın sadece 'sen' diyen bir aşkınkullar nezdinde

olabileceğine ben inanmıyorumhocam. Kullar bencildir. Yapar, eder,

karşısındakin-de aradığını bulamadığı zaman nerde ona bendeolacak: 'Ben,

senden beklentilerime cevap bulamı-yorum.' der ve bitirir. - Doğrudur, değildir,

tartışılır. Günümüz tüketimtoplumunun böylesi bir aşkı da tükettiği muhak- kak.

Çağımızda Mecnunlar, Leylalar; Tahirler, Züh-reler; Aslılar, Keremler; Yusuflar,

Züleyhalar yok belki ama bu olamayacağı anlamına da gelmez.

Nasıl ki kötülüklerin arttığı bir ortamda iyilerin sa-yısının azalmaması gibi… Kişinin

ruhunun istidadıvar ise eğer Yunus gibi de olur, Mevlâna gibi de…Gerçekte

Yunus gibi yollara düşmek, Mevlâna gibiaşk ateşinden taşların üstünde buz

tutmak (öylekendinden geçer ki; sema yapmak da dindirmezcoşkusunu

sevgiliye duyduğu aşkın şiddetindenbuz gibi soğuk havada buzların karların

arasına sec-deye kapanır, gözyaşları yüzünde donar kalır. Birmüddet sonra

hocalarını göremeyen talebeleri,dergâhın bahçesinde secde halinde olduğunu

gö-ren öğrencileri kendi nefesleriyle hohlayarak, yü-zündeki buzları çözüp

hocalarını taşın üstündenalırlar.) dünyanın en yüce en mukaddes duygusu.Biz

de böylesi bir aşka kabiliyet var mı, yok mu?Ruhumuzun istidadı var mı, yok

mu? Bu sorununcevabını herkes kendi özünde arayacak.Şehvetle aşkı da

karıştırmayın. Aralarında uçurum-lar vardır. Kişi aşkla kendini sevdiğinde

kaybeder,ortada sadece sevdiği vardır. Kendisi yok olmuştur.Aşkın yüceliği de

buradadır. Allah (c.c.) böylesi biraşka ruhumuzun istidadını artırsın.Mevlâna’dan

aşka ve sevgiye dair sözler:Ebedî olarak kalan yalnız aşktır. Bundan

başkasınagönül verme. Çünkü aşktan başka ne varsa iğreti-dir, geçicidir…Aşkı

olmayanlar ziyandadır, mahrumiyetler içinde-dir…Aşkın olgunluğu, sevenle

sevilenin birleşmesidir…Kimin aşka meyli yoksa o kanatsız kuş gibidir…Vah

ona!Aşk ab-ı hayattır, bu suya dal. Bu denizin her kat-resi ayrı bir ömürdür…

Aşkın dalı ezeldedir, kökü ebette…Aşık altına benzer, belâ ateşe;Halis altın belli

olur ateş içinde…Aklı dalgıç say…Aşk ise bir denizdir.Aşksız geçen ömrü, ömür

sayma…Sevgi oldukça sitem de olur…Sevgili her acıya lezzet verir…Sevilen

kimse güzeldir…Seven kişi sevgiliye aykırı sözlere sağır olur…Aşıkın nesi var ise

maşuka fedadır…Aşk saygıya sığmaz, ölçüye gelmez sevgidir…Rüzgâr ateş için

neyse, ayrılık da aşk için odur;Küçük bir aşkı söndürür, büyük bir aşkı daha

dagüçlendirir…Şehvete aşk adını koymuşsun sen. İkisi arasındaki yolun

uzunluğunu bir bilsen…Sevgi; bilmenin, anlamanın meyvesidir…Bak hele, ok

uçuyor, yay gizli; Canlar ortada da, canlara can olan gizli…Yürek yanmadıkça

göz yaşarmaz…Gönlünü vermedikçe gönül bulamazsın…Bir mum diğer bir mumu

tutuşturmakla ışığındanbirşey kaybetmez…Dost yüzü görmeden geçen günler

ya ölümdür, yauyku…Bir canım, gel gör ki var yüz bin tenim,Neyleyip, ne etsem

ki ağzım sır benim…Bunca insan var "benim" hep "ben" diyen,Yok ki bir er,

söylesin tek "ben senim"…Aynı ruhtan yücelen nice unsur gibiyiz,İki can içre

biriz, sonsuza yansır gibiyiz…Bir güzel anlamı elbet olacak sevgimizin;Bil ki sen

bende ve ben sende birer sır gibiyiz…Sen ve ben deyişim anlatabilmek

içindir,Yok ki sen ben aramızda, gerçekte biriz… Kâinat birbirine sevgi zinciriyle

bağlanmış.Sevgini vermeyi öğren ki gönlün anlasın; Hepsine yer varmış…

Unutma ki dünya sevgisiz insandan korkarmış;Ya kaçar, ya düşman olur

kovalarmış…
alıntıdır....
 

menzil_gülü

Ne Mutlu Müslüman olana..
 
Üyelik Tarihi
24 Mar 2008
Mesajlar
2,584
Aldığı Beğeniler
20
Takım
Fenerbahçe
Rabbim cc razi olsun abla,emegine saglik....dua ile...
 
Üst Alt