Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
Aşk tan Öncesi :

Yalnızlık, herkesten hızlı adımlarla kaçarcasına yalnızlık. Bir uçurumun kenarına oturmak gibi, aşağıya bakmaya korkar, direnir, en sonunda o uzun boşluğun çok da korkunç olmadığını görürsün. Sadece derinlik. İlk bakış zordur, bakana kadardır her şey. Düşesin gelir ve düşmeden orada öylece oturur kalırsın. Bir uçurumun kenarıdır yalnızlık. Gitmektir hep artan, öyle gidersin ki, gittiğin yerin dönülmez olduğunu sanarsın ve hiçbir zaman dönemeyeceğin kadar uzak değildir vardığın nokta..

Aşk İle :

Başkası için özünden arınırsın. O uçurumun kenarına yeniden dönmemek için, başkası için başkalaşırsın. Ona ait olmak için onun görmek istediği olmak istersin. Seni buna iten, içine düştüğün aşkın kutsallığıdır. Sırf onun için, özünü saklarsın. Özünden arınmak, aşık olunamayacak biri olduğundan değildir. Sadece onun düşlediği olabilmek içindir. Sen beyazı sevdiğin bir anda kendini siyaha tapar bulursun. Sırf o sevdiği içindir bu. Tüm gömleklerin siyah oluverir, en sevdiğin beyaz kaleminin bile içi donar. Siyah kalemlerle ona notlar bırakırsın, onu sevdiğini, onun sevdiği kalemlerle yazarsan, seni daha çok seveceği içindir bu. Aynalara daha sık bakarsın, hem güzelliğini hem içindeki aşkı yansıttığı için aynalara koşarsın. Her şeyi daha başkalaştırır aşk içinde olmak. Kokular, renkler başka tatlar biriktirir duyularında. Aklına düşmez olur uçurumun kenarları. Sırf oraya dönmemek içindir, bir başkası olursun. Ta ki yorgun düşene kadar. Seni yoran özünden arınmak değildir, tek başına arınmaktır aşkı zorlaştıran. Onun da senin kadar, senin için, senin istediğince olmamasıdır seni yoran. Kimse düşlediğine erişemez, aynı insanda, tüm beklediklerine, hiç kimse. İşte bu yorar kalbimizi, kendin için bir başkası olmasını isterken, kendin de bir başkası olursun. Arınmak zorundasındır. Kokuları daha farklı duyabilmek, düşmemek için yalnızlığa.. Seversin, taparsın, ölürsün,m yaşarken de ölür insan, en çok aşk içindeyken ölür. Binlerce ve gecelerce. Sırf onunla bir yaşam sürebilmektir, kimimiz için aşk. Aynı anda, aynı özverilere hazır olmaktır aşk. Tek taraflı acı çekmek olur, diğeri aşka hazır değilse. İşte o zaman, hani ayrılık vakti gelir ya, ölürsün, aynalarda gördüğün kendi benliğine kavuştuğun an, hem yorgunluktan çıkışını kutlar, hem de hazırlanırsın o uçurumun kenarına varmaya.

Aşk tan Sonrası :


Yine sensindir özünden ayrı kalan. O seni düşünmezken, sen yalnızlığına varırsın, incitirsin başkalarını. O yoksa hiç kimse yoktur, gecende, gündüzünde, açlığında, tokluğunda, su içmelerinde de bir tek sen kalırsın. Yalnızlık seni yorana dek, onsuz ve onunla yaşarsın her anını. Duyduğun müzikler, giydiğin siyah gömlekler, her şey onu hatırlatır. Gözyaşlarını sildiğin mendilin bile siyah olmadığına kahredersin. Onun sevdiği gibi olmadığından. Oysa o yoktur artık. Senin için her an, her yerde yaşadığın, hak etmediğin yalnızlığın bile çoktur ona. Sen böyle düşünürsün, arada bir gördüğün dostlarından da duyduğun budur. Sevgin mi fazla gelmiştir ona. Fazla mı tüketmişsindir her şeyini ve bu mudur onu sıkan şey. Ne çok sorular birikir kendinde. Sadece onun olmak mıdır, bir yerden sonra aşkı bitiren. Sadece onunsundur, her şeyinle, düşlerinle. O ise başkalarına ait aşklar peşindedir, neden ? Ne kadar saçmadır (!) bir ömür boyu biriyle olmak isteği. Ve aşktan sonra hala onunlasındır, onunla kalırsın hem özünde hem özünden uzaksındır yine. Seni özünden uzak kılan tek şey kalır; O na ait olmadan da, onunsundur her şeyinle. Yok mudur böyle sevgiler? Her gün aynada gördüğüm. Aynı şehirde yıllarca uzaktasındır ondan, onun haberi olmadan. Kısacası aşktan öncesi, aşk ilesi ve aşktan sonrası varsa bir insanın işte onun duyduğudur AŞK. Gerçek ve ölümsüz aşk..

Aşk tıpkı yazmak gibidir, anlamlarını veremezsen sararır kalırsın, yazmasını bilirsen okunursun, okutmasını bilirsen tapılırsın.
Beyaz kalemini çekmecelerde unutma hiçbir zaman.. İNCİNİRSİN !!
 

mabed

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
24 Eki 2005
Mesajlar
2,864
Aldığı Beğeniler
20
AŞK, şimdi zamanı değil diye
beklemeyi bilmektir. SABIRDIR.

AŞK, asla anlatılmayacak hikayelerdir. ÖZELDİR.

SAĞOL PAYLAŞIMIN İÇİN...
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul

AŞKULLAH


Bütün mesele nefsimizi hayvani vasıflardan, şehevani arzulardan pak etmek, kalbimizi masivâdan temizleyip aşkullah, muhabbetullah ile saflaştırmak, berraklaştırmak, ötelerin ötesini temaşa edebilecek bir manâ gözü yapmaktır.

Kişinin muhabbetindeki samimiyeti, sevdiğinin haliyle hallenmek, ona muvafakat etmek, onunla aynileşmek, asla itiraz etmemektir.

Bir müslümanın imandaki kemali, Allah Teâlaya ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme muhabbeti ve bu muhabbetin gereği olan muvafakat ile ve Allah Teâlanın ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin düşmanlarına düşmanlık derecesiyle ölçülür.

Bir kişi hem Allah Teâlayı, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi sevdiğini iddia ediyor, hem de Allah Teâlaya isyan ediyor, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünneti seniyyesinden yüz çeviriyor, Allah Teâlanın, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin düşmanlarına buğzetmiyor, onlarla dotluklar, arkadaşlıklar kuruyorsa böyle birisinin Allah Teâlaya, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme muhabbet iddiası geçersizdir.

Bu iddiasında yalancıdır. İnsanlar arasındaki dostluklar ve ilişkileri, sevgi ve nefretleri de buna göre kıyas ediniz.

Bugün toplumumuzun muhtaç olduğu en önemli hususlardan birisi de sevgi ve nefret eğitimidir.

Kimi seveceğiz?

Niçin seveceğiz?

Kimden nefret edeceğiz?

Niçin nefret edeceğiz?

Nasıl seveceğiz?

Nasıl nefret edeceğiz?

Bu sorulara sağlıklı cevap verebilmek ancak çok ciddi bir şekilde sevgi ve nefret eğitimi yapmakla mümkündür.

Bugün toplum olarak bir çoğumuz, sevmemiz gerekenden nefret ediyor, nefret etmemiz gerekenleri seviyoruz.

Sıkıntılarımız, çıkmazlarımız, geçirdiğimiz toplumsal sarsıntılarımızın kaynaklarını buralarda aramamız gerekir. Çünkü sevgi ve nefret bazen doğrudan doğruya, bazen dolaylı olarak iman ile ilgilidir.

İman zaafiyeti olan toplumların, nasıl dünyevileştiğini, kalplerini dünya sevgisinin nasıl istila ettiğini görmekteyiz.

İmanı kemale ermiş, kalbi imanın nuruyla aydınlanmış toplumlarda ise, Allah sevgisi, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sevgisi hayatın bütün safhalarını kucaklamakta, bütün kötülükler terk edilip, bütün iyilikler toplumu muhabbet ve aşkla kucaklamakta, kötülüklerden iyiliklere, batıllardan hakka doğru bir hicret başlamakta, bir huzur toplumu, bir saadet toplumu, medeni bir toplum vücut bulmaktadır.

Sevgi ve nefret de, niyet gibi kalbin bir amelidir. O bakımdan kalbî yaşantımızı olması gereken noktaya getirmek için, çok ciddi bir manevi eğitim gerekmektedir.

Kalbimiz masivadan temizlenip, saflaştırılmadıkça sevgi ve nefret duygularımızın netleşmesi, yerli yerinde kullanılması mümkün değildir.
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Yalnızlık...............
Aşk..........
Yalnızlık..........

Bu iki kavram birbiriyle bağlantılı nedense,,,sanki aşk olmasa yalnız ve savunmasız kalınırmış ......mutsuz olunurmuş.......gibi.......
 
Üst Alt