Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

menzil_gülü

Ne Mutlu Müslüman olana..
 
Üyelik Tarihi
24 Mar 2008
Mesajlar
2,584
Aldığı Beğeniler
20
Takım
Fenerbahçe
- Aşk nedir sence?
-Bana göre aşk gökler ötesinden gelen, gelip kalplerimize akan bir sırdır
-Sır mı?
-Evet; sır ve lütuf Rahmeti engin, merhameti sonsuz olan Rahman tarafından insanların gönüllerine -hayır sadece insanların değil varlığın gönlüne- bahşedip yerleştirdiği büyük bir sır ve engin bir lütufdur Ve bu lütuf bir duygu olarak göz, gönül ve kulak menfezleriyle insanın iç alemine akıp durmaktadır
-Peki bu hep bir sır olarak mı kalır?
-Onu yaşayanlar belki bazı buudlarına muttali olabilirler ama şundan kesinlikle emin olabilirsin ki künhüne asla vâkıf olamaz, onu tam manasıyla asla ihata edemezler
-Ama onu yaşayabilirler öyle mi?
-Evet Kendini Büyük Okyanus'un içinde düşün Onun içinde yüzebilir, bedeninin her yanının onun suları tarafından kuşatıldığını hissedebilirsin; ama okyanusu bütün derinlik ve zenginliğiyle kavrayabildiğini iddia edebilir misin?
-Hoş, güzel şeyler söylüyorsun ama ben en başta aşkın kendisinden şüpheliyim Bana göre aşk hakiki vücudu olmayan, sadece dillerde tekrar edilip duran bir “söz”den ibaret
-Hayır, hayır, kesinlikle aşk vakidir ve bilir misin, doğan her çocuk aşkla doğar; o her insanın içine bir nüve ve çekirdek olarak konmuştur Fakat o çekirdek ve tohumun neşv ü nema bulup yeşermesi, ağaçlar gibi dal-budak salması ancak uygun bir zeminde gerçekleşebilir
-Aşk için uygun bir zemin mi!? Bu zemini nasıl oluşturacağız? Yoksa bütün bir hayat boyu onun hayaliyle mi avunup duracağız?
-Öncelikle nezih bir ortam gerekli Çünkü insan öyle bir varlık ki en yüksek duygularla en yüce alemlerde kanat çırpabilir ve fakat aynı insan o kadar aciz ki cismanî bir arzuyla, bir baş dönmesiyle bütün bu güzellikleri kaybedebilir İşte modern asrın insanı ikinci hali yaşıyor sık sık
Bir bakıversene çevrene, modern hayat sistemi, günümüz insanının biyolojik insiyaklarını gıcıklamak esası üzerine kurulmuş gibidir Artık insanoğlu doyma bilmez bir canavara dönüşmüştür Çünkü o; yedikçe acıkıyor, tıkındıkça iştahı kabarıyor, içtikçe "su su" deyip inliyor
Halbuki aşkta öyle midir ya! Aşk itminana ermektir Çünkü aşk insana kendi varlığını unutturur unutturur ve insanı sevdiğinin varlığıyla bütünleştirir Artık âşık garazsız-ivazsız sadece maşukunu dinleyip onun arzu ve istekleri yolunda eriyip gider Evet aşk insanı bütün bütün yakıp kül ettiği için, âşık gözlerine başka hayallerin girmesini haram kabul eder ve bilir ki böyle bir haramı irtikabın neticesi aşkın yani âşığın kendisinin ölümü demektir
Eğer talihin yâver gider de bir gün bir yerde gerçek âşıklara rastlar isen onlarda aşkı okumaya çalış O zaman göreceksin ki aşk; kalbin alakası, iradenin meyli ve duyguların maşukun rüya ve hülyalarından gayri hiçbir şey hissetmemesi halidir ve bu sebeple âşık her davranışında sevgiliye ait bir mana ile parıldamaktadır Kalbi, ona olan iştiyakla atmakta, dili hep onu mırıldanmakta, gözleri onun hayaliyle açılıp kapanmaktadır Esen yelde, yağan yağmurda, ağaran sabah ve kararan gecede hep yârinin bakışını duymakta, her esintide ona ait solukları hissedip neşelenmekte ve kim bilir kimi zaman yârinin sitemlerini sezip inlemektedir
-Peki, materyalizmin boğucu atmosferinde yaşamak zorunda kalan günümüz insanı yani bizler nasıl bu bahsettiğiniz aşka nail olacağız?
-Öncelikle hayata bakışımızın, dünya görüşümüzün değişmesi gerek, zannediyorum Bugün hemen herkes kendimize ait bir hayat felsefemiz olmadığında hemfikir Hatta sadece bizim ülkemizde değil büzüşüp bir köy haline gelen dünyamızda şu anda sanki tek bir anlayış hakim; o da ruhsuz, metafizikten yoksun şımarık bir felsefe
Bu felsefe ise bence aşkın en sinsi ve en amansız düşmanı
Çünkü bu felsefe toplum hayatının dayanak noktasını kuvvet kabul ediyor Rahatlıkla "hak kuvvettedir" diyebiliyor Bu kuvvetin hedefini "menfaat" olarak tesbit ediyor Toplumun ayakta kalabilmesi ve ilerlemesi olarak kabul ettiği prensip; mücadele Bütün bunların neticesinde devşirmek istediği ürün; nefsanî duyguları tatmin, beşeri arzuları kamçılamak kamçılayıp yeni beşerî arzular ortaya çıkarmak Şimdi böyle bir dünyada fedekarlık, hasbilik, başkası için yanıp yakılma gibi esaslara dayanan aşkın canlılığını sürdürebilmesi mümkün mü?
Bu felsefe ekseninde dönüp duran dünyamızın manzarasi ise ortada:
Kuvvet tabiatı icabı tecavüzde, zulümde bulunuyor, her şey menfaate endekslendiğinden, menfaat de sınırlı olup her arzuya kafi gelmediğinden menfaatler üzerinde boğuşmaları netice veriyor, mücadele düsturu kendi içinde çarpışmayı besliyor ve neticede dünya frankeşteynlerin dünyası oluyor
-Zavallı biz O zaman bizler hiç âşık olamayacağız
-Hayır, yüzbin kere hayır Çünkü dünya sadece bu felsefeden ibaret değil Biz de kendi dünyamızı yeniden inşa edebiliriz
Hatırlasana bizim de kendimize göre bir dünyamız vardı Ve o dünya adeta cennetin yeryüzündeki izdüşümü gibiydi Va esafa kaybettik o dünyayı Ama şu anda millet hatta insanlık olarak o yitik cennetin peşindeyiz denilebilir
- Ama nasıl yeniden kavuşacağız o yitik cennete
- Biraz önce bahsettiğimiz "kuvvet"e bedel hak düşüncesini, hak arayışını yerleştireceğiz zihinlerimize, gönüllerimize "Menfaat" yerine fazileti ve Sonsuz Kudret'in rızasını hedef tutacağız Birbirimizle boğuşmak yerine dayanışma ve yardımlaşmayı esas alacağız Hayallerimizi, hülyalarımızı kendi nefsanî heveslerimiz teşkil etmeyecek teşkil edip zulme, tecavüze sebebiyet vermeyecek ruhumuzu hakim kılacağız bedenimize Böylece ulvî duygularla coşup tatmin olabileceğiz ve âşık olabilecek seviyeye erişebileceğiz Bir kere de aşkın o karşı konulamaz çekim sahasına girdik mi, artık gidip aşk yurdunda muhabbet otağına kurabileceğiz Ne dersin, denemeye değmez mi!

Hamdi İşcan

alinti...
 

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Menfaat" yerine fazileti ve Sonsuz Kudret'in rızasını hedef tutacağız Birbirimizle boğuşmak yerine dayanışma ve yardımlaşmayı esas alacağız Hayallerimizi, hülyalarımızı kendi nefsanî heveslerimiz teşkil etmeyecek teşkil edip zulme, tecavüze sebebiyet vermeyecek ruhumuzu hakim kılacağız bedenimize Böylece ulvî duygularla coşup tatmin olabileceğiz ve âşık olabilecek seviyeye erişebileceğiz Bir kere de aşkın o karşı konulamaz çekim sahasına girdik mi, artık gidip aşk yurdunda muhabbet otağına kurabileceğiz Ne dersin, denemeye değmez mi!

RABBIMRAZI OLUN GERCEKTEN COK GÜZEL BIR EMEK OLMUS

TESEKKÜLER
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah kardesim paylasimin icin tesekkürler
Selam ve Dualarimla.......
 
Üst Alt