Yeniden Doğuş

  • Konbuyu başlatan ŞEVVAL
  • Başlangıç tarihi
  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Ş

ŞEVVAL

Guest
ASK' A DAIR


Degerli kardeslerim konu biraz uzun ama akici bir sekilde okuyacaginiza eminim. Sizi gercek askla yanliz birakiyorum;

Herkesin dilinde bir aşk sözüdür gidiyor. Ve âlem halkı bunları aşk zannediyor. Halbuki yüce Mevlâdan gayri bir temâşâsı olan sevgi aşk de ildir. Aşkı bilmeyenler, şehvetin adını aşk koydular.

Aslında aşk; şiddetli sevgi, sevginin koyulaşmış şekli, iptilâ, düşkünlük, aşırı muhabbet. Sarmak, sıkmak ve yanmak gibi mânalar taşır ve (a-ş-k) dan türemiştir. İnsanı sarmaşık gibi sıkarak onu kuvvetsiz bırakması nedeniyle böyle söylenir. Alevlerin bir şeyi kuşatmasını anlatır; aşk sözü, yoklukla do rudan ilişkilidir. Sôfîlerce aşk, kâinatın varlık sebebidir.

Aşk, muhabbetten dallanır. Aşk ikidir. Mecâzî ve hakîkî aşk. Aşk Hakkın sıfatıdır. Kendisini aşkla sevenleri, Allah da aşkla sever. İnsandan başka kimse aşka tahammül edememiştir. Bu yüzden aşk ateşi, en büyük âzaptır ve herkesin kârı de ildir.

Aşk ile gel imdi Allah diyelim

Dert ile gözyaşı ile ah!.. edelim S. Çelebi

Aşk, her gafili agâh eder

Cahili ârifi billah eder Fazıl

Aşk, şiddetli sevgidir. Sevgi ve muhabbetin kaynayıp koyulaşması ve süzülmesidir. Aşk, muhabbet ufkunun zirvesidir. Aşk, insan yaratılışındaki güzellik ve varlı ın temelidir.

Ben gizli bir hazine idim. Bilinmeyi istedim ve âlemi yarattım kudsî sözünün içinde aşk vardır... İnsan, ahsen-i takvîm, Allah ise hüsn-i mutlaktır. Aşkın temelinde güzellik vardır. Güzelli in temeli, Allahın tarifsiz güzelli idir.

Allaha karşı duyulan aşk, maddeden mânâya, halktan Hakka, fâniden bâkiye, yönelir.

Aşk, Allah Tâlâya karşı sevginin kemâle erişi, âşı ın aşkta yok oluşudur.

Aşk, tasavvuf düşüncesinin temel sözcüklerindendir. Tasavvufta aşk,varlı ın aslı ve yaratılış sebebi, sevenin sevgilide kendini yok etmesi; âşı ın yok, mâşukun var olması, her şeyin ondan ibâret olmasıdır.

Aşk, her an secde hâlidir, aşk, imanın kemâlidir. (K.Rifâi)

Aşk hâline, arzularını azaltıp, şükrünü artırarak erişebilirsin.

Bir aşk arma anı almak istiyorsan, kalbini mürşidene aç.

Hüşyâr gönüllerde hasıl olan aşkın sırlarına nâil olmak istersen, bir gönül sahibinin gönlüne gir. Bunun için başka yol yoktur.

Aşk yoluna revan olmak istersen, dikkat et, o yolda ezelî ahde vefâ isterler&

Allahın huzuruna kabul edilenlerden olmayı istiyorsan, tevâzu içinde yaşamaya çalış.

Unutma ki Hak, hidâyetini, ancak kendisine muhabbet edene verir!..

Bil ki hazineyi açan anahtar, aşktan başka bir şey de ildir.

Aşk semtinden başka yolda oturma; aşksız hayat boştur&

İlâhî aşkın lezzetinden mahrum, dünya hayatına ma rur, hayvânî maîşete meftûn, rûhânî lezzetten yoksun olanlardan uzak ol.


Hâdiseler senin kalbini kırmışsa üzülme. Mevlâ onu mahsus kırdırtmıştır. Kendi bulunsun için&(Ben kırık kalplerleyim) diye açık adresini resmen ilân etmemiş midir?

E er bu dünyada belâlara u ramışsan, Hakkın seni sevdi ini bil. Bu ezel kısmetidir anla.

Mevlânın daya ından lezzet almayan, muhabbet davasında sâdık olmadı ını bilsin. (Rabiatül Adeviyye)


Bin düşmanın yıktı ını bir aşk yeniden yapabilir.

Hayır, hayatın de il, hakikatin, muhabbetin, aşkın adamını yetiştirmeliyiz. Hayatın hesapları aşkımızın düşmanıdır. (Topçu)

Unutma ki:Aşk şarabıyla yıkanmayan kalp, mudgadan ibarettir.

Kalplerine aşkın sıca ı dokunmadan yaşayan fosiller, yürüyen cesetler, canlı cenazelerdir.

Aşk yolu, ehl-i hevâya kapalıdır. Bu yol ancak ci eri yanık sâdıklara açıktır.

Evet, göz yaşı olan yere rahmet ya ar, Allah Teâlânın korkusundan akan bir damla, cehennemleri söndürür.

İlâhî aşka nisbeti olan kimsenin yanında güneş, bir lamba dahi olamaz.

Aşkın tatlı ateşiyle yanan kalpten çıkan âh, âşıkı, hakîkî mâşûku olan Allaha bir anda vâsıl edecektir.
Aşkın odu ci erimi-Yaka geldi yaka gider

Aşkın aldı benden beni-Bana seni gerek seni

Ben yanarım dünü günü-Bana seni gerek seni (Yunus)

Rahmet kapısının seherlerde göz yaşlarına açılaca ına dâir ilân vardır. Zirâ Hakkın en çok sevdi i amel, ümmetin seherlerde âh u vâh edip inlemeleridir.

De il mi ki bir aşk yarası taşımayan yürek, ya deliye aittir, ya ölüye.

Aşk olmadıktan, kalb yanmadıktan sonra muhteşem kubbelerin altında haykırarak Allah demekten ne çıkar?..

İlim, bizi aşkın kapısına götürmüyorsa o bizim için yorgunluklar, yılgınlıklar ve bezginlikler getirecektir. İlim Cibril ise aşk, refreftir. Cibrilin bizi götürece i Sidreye kadardır. Halbuki menzil-i maksûda ancak aşk ile varılır.

Evet boynuna aşkın zinciri takılmayan kimse, henüz mânevî hayata kavuşmamış demektir. Hakiki hayata kavuşmayan, hayatı cidal diye tarif eder, hayat mücadeledir der.

Feyiz ve ihsan kapısı her zaman herkese açıktır. Oradan hiç kimse men edilmez, avucunu açanı boş döndürmez, kapısına geleni geri çevirmezler. O kapıdan henüz eli boş dönen olmadı. Yeter ki istemesini, almasını ve her birini irfan hayatımıza mal etmesini bilenlerden olalım.


Aşk ve muhabbet sarayına girmek istersen, bırak bütün sûrî amellerini ya ma etsinler&Gözyaşı ile abdest alabiliyorsan ne mutlu. O namazda mirac muhakkaktır. Yalnız bu iş, İlâhî aşk ile olur. İlâhî aşk da, akl-ı maaş ile alınır. Yânî o fedâ edilmeden, bu şarâb içilmez.

Ey insan!...Can bahçesine gam fidanı dikmeyi bırak. Ecel makası ömür ipini kesmeden gönül erlerinin güzelli inden renkler almaya bak. Kim onlar gibi bir dostun halkasına girerse, Allahı ve Resulünü hoşnut eder!.. (Mevlânâ)

Ey aşk, ey gönlümüzün derûnî mânâsı! Ey ekti imiz tohum! Ey biçti imiz mahsul! Şu hâle bir bak; tıyneti toprak olan insanlar artık eskidiler&Bizim çamurumuzdan şimdi bambaşka ve bize yabancı bir insan meydana geldi& (Mevlânâ)

Muhammed İkbal şöyle feryâd ederdi:

Yazıklar olsun! Artık aşkın vecdi ve heyecânı kalmadı&Artık Müslümanların damarlarındaki kan dahi kurudu. Namazlara bakın; saflar e ri, secdeler ruhsuz, kalplerde huzur yok! İçten gelen o İlâhî cezbe kaybolmuş!..

Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryân düştü

Toplumun gündemine koyu bir isyân düştü (N.Genç)

Akşemseddin Hazretlerini dinleyelim:

Aşk hastası olanların, dost derdidir dermanları

Aşka esir olanların, dosta fedâdır canları.

Bu aşkı ben bilmez idim, bu bir acep sevdâ imiş

Bir zerresi ây u güneş, bir damlası deryâ imiş

Aşka esirdir ehl-i hâl, bu aşka sı maz kıyl ü kal

Aşkın acep halleri var, kul eyledi sultanları. (Akşemseddin)

Bir şâha kul oldum ki kulu sultan-ı cihandır

Bir şâha kul oldum ki cihan ona gedâdır. (Avnî)

Duânın çabuk kabul olmasını istersen kalbini Hakkın dostunun kalbine ba la. Sakın Allah dostunu incitme!

İnsan her şeyiyle ya ma edilecek bir metâ gibidir: Azrâil canını alınca varisler malını, makamına göz dikenler makamını, kabirdeki haşereler cesedini, alacaklı olanlar da hasenâtını-sevaplarını ya ma ederler.

Beşeriyet ne kadar u raşırsa u raşsın, sevip sevilmedikçe ıstırap ve felâketten kurtulamaz.

Aşk eri Haktan ayrı de ildir, o dâimâ öndedir, baştadır. Onlar da lara baksalar, baktıkları da ı altın ederler. (Akşemseddin)

Ey âşıkları coşturup mâşûka sevkeden rehber! Kalk, sevgilinin adıyla gönüllerimize hayat üfle! (Mevlânâ)

Aşkın menbaı olan yüce Mevlâya emânet olunuz.
 
Üst Alt