- Üyelik Tarihi
- 11 Şub 2008
- Mesajlar
- 2,672
- Aldığı Beğeniler
- 8
- Konum
- iskeLetLer diyarından
- Takım
- Fenerbahçe
Bir kağıt ve titrek bir kalem...Neden titriyorsun ki kalemim??bugüne kadar kagıdın önünde egilmeyen basın nerede?kendinden emin,o herseyi bilen ve tartan terazine ne oldu?seni bu kadar mahzunlastıran,terazinin kaldıramadıgı güllerin agırlıgı mı?öznesiz kurdugun,sevgiden ve muhabbetten uzak,bencil cümlelerin nerede simdi?tükenmez zannetigimiz kalemler,bitmez dedigimiz sevgiler coktan göçüp gitmedi mi?GEL,sahip oldugumuz hersey tükenmeden,kokusu bugünlere ulasan gül cagına seyahat edelim.artık yüzlesme zamanı geldi sevdigimizizannetiklerimizle....
Yer Mekke... Yer Medine... Haneleri,hanedanları güle boyanan beldeler.hissediyorsund egilmikalemim bu essiz kokuyu?hayatımız boyunca göemüşmüydük böylesine mütebessim,böylesine pak simaları?üzerimizdeki bu pamuk elbise,sade bir sevginin kaftani olmalı.nasıl unuturum?bu kıyafetleri ne gurur ne kibir giymişti.ayaklarım yanıyor kalemim!aşktan kızgin,kirden arinmiş bu çöl kumlarında.kopmuş takvimlere inat yürüyorum sonsuzluga.ben hiç yalın ayak topraga basmamıstım ki...
Burasi felekleri tutusturan aşkın merkezi,burasi rahmet vadisinden ab-ı hayat dökülen belde.Ey günesi bagrında taşıyan sehir!Ey kıskanclık ve muhabbetin birbirine küs oldugu sehir!GÜLe hasret olan beni ve mahcup kalemimi misafir eder misin bagrında?biz ki günasırı sevmeler sehrinden,her zerresini sevginin insa ettigi muhabbet sehrine hicret etmek isteyen aşıklarız....
Bu,yanımızdan gecen,ömrünü biricik Sevgili ye(s.a.v) adayan HZ EBU BEKIR (Ra) degil mi?Bedeni,kuvveti,canı,malı ve dostluguyla Peygamber e(s..a.v) siper olan,dünya malı adına neyi varsa biran bile düsünmeden Sevgili ugruna infak eden Ebu Bekir!!İslam ın davet yılında eza ve cefalarla karsılasmıs.UTBE BİN REBİA nın civili ayakkabilarinin darbesiyle,mübarek yüzü tanınmayacak hale gelmişti.kendine gelir gelmez ilk sözü ''Allah ın Peygamberi nasıl? '' olmustu ve yemin etmişti Efendimizin (s.a.v) durumunu ögrenmeden yemek yemeyip,su icmeyecegine.O ,yasadigi müddetce her daim Efendimizin (s.a.v.) dostu ve yoldasi olmustu.her daim Efendimizin (s.a.v.)parcalanan
kanayan ayaklarına gözyaslarıyla temizlemiş.Sevr magarasinın bosluklarını kapattıgı ayaklarını ıısıran yılanın acısına,Kainatin Sevgilisi(s.a.v.)uyanmasın diye tebessümle sabretmişti.O nu(s.a.v.)öyle seviyordu ki,Sevgilinin amcasi EBU TALİB in imanını,kendi öz babası EBU KUHAFE nın imanından daha cok arzu ediyordu.Ebu Bekir demek;sevmek,Sevgili yi (s.a.v)kendine tercih etmek demekmiş,kalemim !!Su hüzünlü bakıslardaki manayı cözebildinmi?İnanmıslık ve adanmıslık süzülüyor bu gözlerden...
Sevmek huzur bulmakmıs kalemim.huzursuzluk nedir bilinmeyen BU SEHİRDE, Sevgili nin (s.a.v)bütün güzelliginin yansidigi bu sehirde,ben de huzurluyum simdi.Ayakkabiya alısmıs ayaklarım acımıyor artık!!
Su kücük ,kimsesiz cocugun basını oksayan HAZRETİ ÖMER (Ra) degilmi?Hak ile batılı birbirinden ayıran Ömerü'l-Faruk.Adelete asıl manasını veren,adaletin en büyük temsilcisi...Neden korktun,neden ürktün ki kalemim?Aşka ihanet etmemişsek neden korkalım ki,dogunun ve batının kendisinden cekindigi Ömer'den.gerci sende haklısın.O hep sadık kaldı askına,riyasiz bir sevgiyle baglıydı ResulAllah'a(s.a.v).Zaten onun adaletinin kaynagı da,Sevgili ye (s.a.v)duydugu bu asktı.O ask sayesınde,maşukunu örnek almişti.''Kızım fatima bile hırsızlık yapsaydı,onun da elini keserdim!!''...diyen Sevgili nin (s.a.v)izinden,oglu Abdurrahmanı bile cezalandırmaktan cekinmeden gitmişti.Korkusundan cocugunu düsüren kadına diyet ödemiş,zımmılerden bir ihtiyara maaş baglamıs,hatta ölümüne sebep oldugu bir kus icin bile müşavere de bulunmustu.Sevmek,canından vazgecmekmiş kalemim.Sevgili ye (s.a.v)o kadar müştak idi ki Ömer (Ra),kılıcını kusanıp bütün Kureyş e meydan okuyarak hicret etti Medine ye,Can endisesi tasımadan...Sadece Canan a (s.a.v) kavusmayı düsünerek...Ey yüce Ömer!Bugulu bakıslarınyıktı bütün dayanaklarımı.Sevda lugatımdakikelimeler silindi gitti.Ellerime kar yagiyor çöl sıcagında;üsüyorum,titriyorum.Sevgili ye(s.a.v.)askından bir nebze istesem,görebilir miyim yıldızlara ısık veren yüzünü?Yalnızlıgım bana bir zindan gibi bakarken,seninle hükümlü olsam güle,kelepcemiz gülden olsa...
Ne görsem ask bu sehirde,rüzgar bile seviyor,oksuyor insani...Ve Mescid-i Nebevi karsımda...Sag kösede,hasırın üzerinde uzanan biri var.Üzerinde eski bir örtü...HZ OSMAN (Ra) bu....Bir defa olsun Peygamber in (s.a.v)yüzüne dikaktlice bakamayan haya sahibi bi insan.O nun (s.a.v)huzurunda,basındaki kusu kacırmak istemez gibi kıpırdamadan oturan,meleklerin kendisinden haya ettigi kahraman.Peygamber askıyla,öfkesiniyok eden hilm sahibi Osman (Ra).Neden utandın ki kalemim?Bugüne kadar yazdıklarından mi ?yoksa yazmadıklarından mı ?Sevmek,sevdiginin ahlakıyla terbiye olmakmiş kalemim....Ah,haya abidesi Osman (Ra)!!SEni böylesi yakan,gözyaslarının söndüremedigi aşkından bir kıvılcımda bana versen.Bende yansam senin gibi....Küllerimden cicekler acsa,yüzü,Sevgili ye (s.a.v) bakan....
Şu kılıcı gördünmü kalemim?o kılıckı Sevgili nin sımsıcak aydınlıgıyla büyüyen Hazret Ali nin (Ra)kılıcı.O kılıc ki küfrün karsısında keskin,Peygamber (s.a.v)huzurunda bir hurma dali kadar narin...
Ey askın fermanını yazan gül kokulu kılıcın sahibi!!Kalemimi kılıcınla bilesem,ben de Peygamber in(s.a.v)hicret ettigi gece yatagina yattigin gibi canımı hice sayabilir miyim?Allah ın rahmet solugundan ibaret bu cana,askından bir tutam versen,korkulardan emin olarak feda edebilir miyim kendimi?
Bir bir seyreyle kalemim.Edep,tevazu,fazilet,muhabbet abidesi,peygamber asıgı sahabe efendilerimizi.HZ BİLAL(Ra) mesela.Demirden gömlekler giydirilerek güneste kavrulduktan sonra Mekkeli cocukların elinde sokaklarda dolastırılan,bütün işkencelere ''EHAD , EHAD''haykırıslaryıla mukabele eden,tasınamaz tasları bagrında Sevgili nin (s.a.v) hayaliyle tasıyan Bilal i (Ra).her gün bes vakit,asırlara meydan okuyan sesiyle Sevgili yi zamana müjdeleyen,muhtac olan her sineye O nu (s.a.v)duyuran Bilal i(Ra).
Anne ve babasının makamını ResulAllah a(s.a.v)veren,bu kutlu tercihle peygamber ailesinden olan ZEYD BİN HARİSE yi. ''Sen, bzim kardesimiz ve arkadasımızsın.'' dediginde Sevgili,mescitten sevinc gözyaslarıyla,ucarak cıkan Zeyd i(Ra).Sıgınacak bir mecra arakenTaif te Sevgili (sa.v.),ona adeta bir zırh olan Zeyd (Ra)Hazretlerini.Taiflilerin attigi taslar,toprak olmayı dilerken Hakk ta, Taif halkına;''Bana atın tasları,incitmeytin Kainatin Sevgilisi ni!!!!''diye yalvaran Zeyd i (Ra).Mute de sehit olana kadar peygamber askıyla yanıp tutusan,onu canından özge can bilen Zeyd i.
Kalemim!!Zikrini nefesinde tasiyan agaclardan yapilan kalemim!O nun (s.a.v)sevgisini dilesem.Nebi sevdasini dilensem bende böyle yanabilir miyim askla? O nu(s.a.v) bilmek,sevmeye yeter mi?Bir el uzanısı kadar yakınken O na(s.a.v)canımdan yakınken,sinemde incim aynı zamanda cilemken,sürgün düstügüm beldeden ask sehrine gelmişken yıldızlar kadar uzak düsermiyim O ndan?ah, kalemim!Kalın dallı hurma korkulukları evim olsa.Hiçbir seyim olmasa ama,O nu(s.a.v)birkez görsem ve gömülsem mübarek ayaklarının dokundugu bu mukaddes topraklara...
Bak kalemim!!Sevginin ögretmenine bak!!Peygamberin Medine elcisi MUS AB BİN UMEYR e(Ra)...
Peyganber askıyla cosan yüregi,yerinde duramayan kalbi,ancak yine Sevgilinin(s.a.v.)mübarek elleri dokununca okyanus derinligine dönüsen Mus ab a...Uhud da düsmanın dikaktini Efendisi nin üzerinden cekmek icin,sehadet serbetini düsünmeden icen Mus ab a...Sancagi eline alıp,''Allahu ekber'' nidalarıyla meydana atılan ve önce sag elini sonra da sol elini kaybedip SANCAGI PAZULARIYLA tutan Mus ab a...Sancagi sehit olmadan bırakmayan ve en sonunda sancakla birlikte topraga düsen Mus ab a...
Yakarısın son bulsun artık kalemim!!Seni buz gibi,asfalt yollu,gri renkli betondan sehirlere götürmeyecegim.Cehaletle sırcalanmıs,sevmeyi bir yük sayan,ask fakirlerinin masalarına koymayacagim.Kimbilir belki nurdan bir kalem olur,na tlaryazarsın Sevgili ye.Sevgiler sehrine,Sevgili nin sehrine göcen kalemim,hicretin kabul olsun.Atiyorum seni Mekke cöllerine,fısıldıyorumkulagına,''ANAM,BABAM SANA FEDA OLSUN YA RESULALLAHHHHHH!!!!!!!''diye.Yakariyorum,gün asiri sevmelere alısmıs benligimi ve dönüyorum yüzümü sadece SEVGİLİYE...EN SEVGİLİ YE..................
Yer Mekke... Yer Medine... Haneleri,hanedanları güle boyanan beldeler.hissediyorsund egilmikalemim bu essiz kokuyu?hayatımız boyunca göemüşmüydük böylesine mütebessim,böylesine pak simaları?üzerimizdeki bu pamuk elbise,sade bir sevginin kaftani olmalı.nasıl unuturum?bu kıyafetleri ne gurur ne kibir giymişti.ayaklarım yanıyor kalemim!aşktan kızgin,kirden arinmiş bu çöl kumlarında.kopmuş takvimlere inat yürüyorum sonsuzluga.ben hiç yalın ayak topraga basmamıstım ki...
Burasi felekleri tutusturan aşkın merkezi,burasi rahmet vadisinden ab-ı hayat dökülen belde.Ey günesi bagrında taşıyan sehir!Ey kıskanclık ve muhabbetin birbirine küs oldugu sehir!GÜLe hasret olan beni ve mahcup kalemimi misafir eder misin bagrında?biz ki günasırı sevmeler sehrinden,her zerresini sevginin insa ettigi muhabbet sehrine hicret etmek isteyen aşıklarız....
Bu,yanımızdan gecen,ömrünü biricik Sevgili ye(s.a.v) adayan HZ EBU BEKIR (Ra) degil mi?Bedeni,kuvveti,canı,malı ve dostluguyla Peygamber e(s..a.v) siper olan,dünya malı adına neyi varsa biran bile düsünmeden Sevgili ugruna infak eden Ebu Bekir!!İslam ın davet yılında eza ve cefalarla karsılasmıs.UTBE BİN REBİA nın civili ayakkabilarinin darbesiyle,mübarek yüzü tanınmayacak hale gelmişti.kendine gelir gelmez ilk sözü ''Allah ın Peygamberi nasıl? '' olmustu ve yemin etmişti Efendimizin (s.a.v) durumunu ögrenmeden yemek yemeyip,su icmeyecegine.O ,yasadigi müddetce her daim Efendimizin (s.a.v.) dostu ve yoldasi olmustu.her daim Efendimizin (s.a.v.)parcalanan
kanayan ayaklarına gözyaslarıyla temizlemiş.Sevr magarasinın bosluklarını kapattıgı ayaklarını ıısıran yılanın acısına,Kainatin Sevgilisi(s.a.v.)uyanmasın diye tebessümle sabretmişti.O nu(s.a.v.)öyle seviyordu ki,Sevgilinin amcasi EBU TALİB in imanını,kendi öz babası EBU KUHAFE nın imanından daha cok arzu ediyordu.Ebu Bekir demek;sevmek,Sevgili yi (s.a.v)kendine tercih etmek demekmiş,kalemim !!Su hüzünlü bakıslardaki manayı cözebildinmi?İnanmıslık ve adanmıslık süzülüyor bu gözlerden...
Sevmek huzur bulmakmıs kalemim.huzursuzluk nedir bilinmeyen BU SEHİRDE, Sevgili nin (s.a.v)bütün güzelliginin yansidigi bu sehirde,ben de huzurluyum simdi.Ayakkabiya alısmıs ayaklarım acımıyor artık!!
Su kücük ,kimsesiz cocugun basını oksayan HAZRETİ ÖMER (Ra) degilmi?Hak ile batılı birbirinden ayıran Ömerü'l-Faruk.Adelete asıl manasını veren,adaletin en büyük temsilcisi...Neden korktun,neden ürktün ki kalemim?Aşka ihanet etmemişsek neden korkalım ki,dogunun ve batının kendisinden cekindigi Ömer'den.gerci sende haklısın.O hep sadık kaldı askına,riyasiz bir sevgiyle baglıydı ResulAllah'a(s.a.v).Zaten onun adaletinin kaynagı da,Sevgili ye (s.a.v)duydugu bu asktı.O ask sayesınde,maşukunu örnek almişti.''Kızım fatima bile hırsızlık yapsaydı,onun da elini keserdim!!''...diyen Sevgili nin (s.a.v)izinden,oglu Abdurrahmanı bile cezalandırmaktan cekinmeden gitmişti.Korkusundan cocugunu düsüren kadına diyet ödemiş,zımmılerden bir ihtiyara maaş baglamıs,hatta ölümüne sebep oldugu bir kus icin bile müşavere de bulunmustu.Sevmek,canından vazgecmekmiş kalemim.Sevgili ye (s.a.v)o kadar müştak idi ki Ömer (Ra),kılıcını kusanıp bütün Kureyş e meydan okuyarak hicret etti Medine ye,Can endisesi tasımadan...Sadece Canan a (s.a.v) kavusmayı düsünerek...Ey yüce Ömer!Bugulu bakıslarınyıktı bütün dayanaklarımı.Sevda lugatımdakikelimeler silindi gitti.Ellerime kar yagiyor çöl sıcagında;üsüyorum,titriyorum.Sevgili ye(s.a.v.)askından bir nebze istesem,görebilir miyim yıldızlara ısık veren yüzünü?Yalnızlıgım bana bir zindan gibi bakarken,seninle hükümlü olsam güle,kelepcemiz gülden olsa...
Ne görsem ask bu sehirde,rüzgar bile seviyor,oksuyor insani...Ve Mescid-i Nebevi karsımda...Sag kösede,hasırın üzerinde uzanan biri var.Üzerinde eski bir örtü...HZ OSMAN (Ra) bu....Bir defa olsun Peygamber in (s.a.v)yüzüne dikaktlice bakamayan haya sahibi bi insan.O nun (s.a.v)huzurunda,basındaki kusu kacırmak istemez gibi kıpırdamadan oturan,meleklerin kendisinden haya ettigi kahraman.Peygamber askıyla,öfkesiniyok eden hilm sahibi Osman (Ra).Neden utandın ki kalemim?Bugüne kadar yazdıklarından mi ?yoksa yazmadıklarından mı ?Sevmek,sevdiginin ahlakıyla terbiye olmakmiş kalemim....Ah,haya abidesi Osman (Ra)!!SEni böylesi yakan,gözyaslarının söndüremedigi aşkından bir kıvılcımda bana versen.Bende yansam senin gibi....Küllerimden cicekler acsa,yüzü,Sevgili ye (s.a.v) bakan....
Şu kılıcı gördünmü kalemim?o kılıckı Sevgili nin sımsıcak aydınlıgıyla büyüyen Hazret Ali nin (Ra)kılıcı.O kılıc ki küfrün karsısında keskin,Peygamber (s.a.v)huzurunda bir hurma dali kadar narin...
Ey askın fermanını yazan gül kokulu kılıcın sahibi!!Kalemimi kılıcınla bilesem,ben de Peygamber in(s.a.v)hicret ettigi gece yatagina yattigin gibi canımı hice sayabilir miyim?Allah ın rahmet solugundan ibaret bu cana,askından bir tutam versen,korkulardan emin olarak feda edebilir miyim kendimi?
Bir bir seyreyle kalemim.Edep,tevazu,fazilet,muhabbet abidesi,peygamber asıgı sahabe efendilerimizi.HZ BİLAL(Ra) mesela.Demirden gömlekler giydirilerek güneste kavrulduktan sonra Mekkeli cocukların elinde sokaklarda dolastırılan,bütün işkencelere ''EHAD , EHAD''haykırıslaryıla mukabele eden,tasınamaz tasları bagrında Sevgili nin (s.a.v) hayaliyle tasıyan Bilal i (Ra).her gün bes vakit,asırlara meydan okuyan sesiyle Sevgili yi zamana müjdeleyen,muhtac olan her sineye O nu (s.a.v)duyuran Bilal i(Ra).
Anne ve babasının makamını ResulAllah a(s.a.v)veren,bu kutlu tercihle peygamber ailesinden olan ZEYD BİN HARİSE yi. ''Sen, bzim kardesimiz ve arkadasımızsın.'' dediginde Sevgili,mescitten sevinc gözyaslarıyla,ucarak cıkan Zeyd i(Ra).Sıgınacak bir mecra arakenTaif te Sevgili (sa.v.),ona adeta bir zırh olan Zeyd (Ra)Hazretlerini.Taiflilerin attigi taslar,toprak olmayı dilerken Hakk ta, Taif halkına;''Bana atın tasları,incitmeytin Kainatin Sevgilisi ni!!!!''diye yalvaran Zeyd i (Ra).Mute de sehit olana kadar peygamber askıyla yanıp tutusan,onu canından özge can bilen Zeyd i.
Kalemim!!Zikrini nefesinde tasiyan agaclardan yapilan kalemim!O nun (s.a.v)sevgisini dilesem.Nebi sevdasini dilensem bende böyle yanabilir miyim askla? O nu(s.a.v) bilmek,sevmeye yeter mi?Bir el uzanısı kadar yakınken O na(s.a.v)canımdan yakınken,sinemde incim aynı zamanda cilemken,sürgün düstügüm beldeden ask sehrine gelmişken yıldızlar kadar uzak düsermiyim O ndan?ah, kalemim!Kalın dallı hurma korkulukları evim olsa.Hiçbir seyim olmasa ama,O nu(s.a.v)birkez görsem ve gömülsem mübarek ayaklarının dokundugu bu mukaddes topraklara...
Bak kalemim!!Sevginin ögretmenine bak!!Peygamberin Medine elcisi MUS AB BİN UMEYR e(Ra)...
Peyganber askıyla cosan yüregi,yerinde duramayan kalbi,ancak yine Sevgilinin(s.a.v.)mübarek elleri dokununca okyanus derinligine dönüsen Mus ab a...Uhud da düsmanın dikaktini Efendisi nin üzerinden cekmek icin,sehadet serbetini düsünmeden icen Mus ab a...Sancagi eline alıp,''Allahu ekber'' nidalarıyla meydana atılan ve önce sag elini sonra da sol elini kaybedip SANCAGI PAZULARIYLA tutan Mus ab a...Sancagi sehit olmadan bırakmayan ve en sonunda sancakla birlikte topraga düsen Mus ab a...
Yakarısın son bulsun artık kalemim!!Seni buz gibi,asfalt yollu,gri renkli betondan sehirlere götürmeyecegim.Cehaletle sırcalanmıs,sevmeyi bir yük sayan,ask fakirlerinin masalarına koymayacagim.Kimbilir belki nurdan bir kalem olur,na tlaryazarsın Sevgili ye.Sevgiler sehrine,Sevgili nin sehrine göcen kalemim,hicretin kabul olsun.Atiyorum seni Mekke cöllerine,fısıldıyorumkulagına,''ANAM,BABAM SANA FEDA OLSUN YA RESULALLAHHHHHH!!!!!!!''diye.Yakariyorum,gün asiri sevmelere alısmıs benligimi ve dönüyorum yüzümü sadece SEVGİLİYE...EN SEVGİLİ YE..................