- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Kâfirin aşkı mecazî oldu u hâlde bedenini küle çevirdi. Haydi, bakalım, sen de Allah'ın sevgisinde böyle ol. O, bir put için canından vazgeçerken, senin âlemlerin Rabbi için neler yapman gerekir iyi düşün.
Hemedanlı Ebü'lKasım, bir yolculuk sırasında yolunun üzerinde cahil insanların ilâh edindikleri putların toplandı ı bir puthane gördü.
Merak etti. İzin isteyip içeri girdi. Bir kenarda durarak, olup biteni seyretmeye başladı.
Ortada bir ateş yakılmış, üzerine içi ya dolu bir kazan konmuştu. Ateş alevlendikçe ya fokurduyor, coşup köpüren bir deniz gibi kaynıyordu.
Kenarda bir grup insan bekliyordu.
İçeri bir adam geldi. Gayet saygılı bir şekilde putlardan birine yaklaştı, e ildi, önünde secde etti. Putun yanındaki görevli:
Ey secde eden! Tanrının nesisin sen?, dedi.
Adam başını secdeden kaldırmaksızın:
Kuluyum, diye cevap verdi.
O hâlde arma anını ver, dedi görevli.
Adam, puta bir hediye sunarak, aynı saygı içerisinde geri çekildi, savrulup gitti.
Bir başkası geldi ardından. O da tazim ve aynı hürmeti gösterip, secde etti.
Ona da sordular:
Sen secde etti in bu tanrının neyisin?
O da:
Kulu ve kölesiyim, dedi. Arma anlarını sunup gitti.
İki, üç, on, yirmi derken, birçok insan gelip gitti.
Sonunda zayıf, çelimsiz, ayakta durmakta dahi zorlanan biri geldi. Rengi solgun, kurumuş dudaklarıyla perişan bir hâlde idi.
Ona da:
Kimsin sen? Tanrının neyi oluyorsun?' diye soruldu. Adam:
Ben bir parça deriden ibaretim, dedi ve ekledi: "Tanrıma aşı ım ben."
Öyleyse otur şuraya, dediler.
Ateşin yanına oturttular.
Kızgın ya kabını getirdiler, başından aşa ı döktüler.
Adamın attı ı çı lık içime gömülmüştü.
Başı lime lime olmuştu, bedeni eriyivermişti.
Hemen bedeninin geri kalanını yaktılar. Onlara göre; bu cesedin külleri kutsal ve mübarekti ve her derdin ilacı idi.
Herkes bir parçasını alarak paylaştı.
Gördükleri karşısında hayret ve dehşete düşen Ebü'lKasım hemen çıktı oradan. Adımlarını sıklaştırarak kaçar gibi uzaklaşıyordu oradan.
Hem yürüyor hem de:
Ey gönül oyunuyla ömrünü boşa geçiren! diyordu. "Kâfirin aşkı mecazî oldu u hâlde bedenini küle çevirdi. Haydi, bakalım, sen de Allah'ın sevgisinde böyle ol. O, bir put için canından vazgeçerken, senin âlemlerin Rabbi için neler yapman gerekir iyi düşün."
Hemedanlı Ebü'lKasım, bir yolculuk sırasında yolunun üzerinde cahil insanların ilâh edindikleri putların toplandı ı bir puthane gördü.
Merak etti. İzin isteyip içeri girdi. Bir kenarda durarak, olup biteni seyretmeye başladı.
Ortada bir ateş yakılmış, üzerine içi ya dolu bir kazan konmuştu. Ateş alevlendikçe ya fokurduyor, coşup köpüren bir deniz gibi kaynıyordu.
Kenarda bir grup insan bekliyordu.
İçeri bir adam geldi. Gayet saygılı bir şekilde putlardan birine yaklaştı, e ildi, önünde secde etti. Putun yanındaki görevli:
Ey secde eden! Tanrının nesisin sen?, dedi.
Adam başını secdeden kaldırmaksızın:
Kuluyum, diye cevap verdi.
O hâlde arma anını ver, dedi görevli.
Adam, puta bir hediye sunarak, aynı saygı içerisinde geri çekildi, savrulup gitti.
Bir başkası geldi ardından. O da tazim ve aynı hürmeti gösterip, secde etti.
Ona da sordular:
Sen secde etti in bu tanrının neyisin?
O da:
Kulu ve kölesiyim, dedi. Arma anlarını sunup gitti.
İki, üç, on, yirmi derken, birçok insan gelip gitti.
Sonunda zayıf, çelimsiz, ayakta durmakta dahi zorlanan biri geldi. Rengi solgun, kurumuş dudaklarıyla perişan bir hâlde idi.
Ona da:
Kimsin sen? Tanrının neyi oluyorsun?' diye soruldu. Adam:
Ben bir parça deriden ibaretim, dedi ve ekledi: "Tanrıma aşı ım ben."
Öyleyse otur şuraya, dediler.
Ateşin yanına oturttular.
Kızgın ya kabını getirdiler, başından aşa ı döktüler.
Adamın attı ı çı lık içime gömülmüştü.
Başı lime lime olmuştu, bedeni eriyivermişti.
Hemen bedeninin geri kalanını yaktılar. Onlara göre; bu cesedin külleri kutsal ve mübarekti ve her derdin ilacı idi.
Herkes bir parçasını alarak paylaştı.
Gördükleri karşısında hayret ve dehşete düşen Ebü'lKasım hemen çıktı oradan. Adımlarını sıklaştırarak kaçar gibi uzaklaşıyordu oradan.
Hem yürüyor hem de:
Ey gönül oyunuyla ömrünü boşa geçiren! diyordu. "Kâfirin aşkı mecazî oldu u hâlde bedenini küle çevirdi. Haydi, bakalım, sen de Allah'ın sevgisinde böyle ol. O, bir put için canından vazgeçerken, senin âlemlerin Rabbi için neler yapman gerekir iyi düşün."