Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
İslamiyet kıyamete kadar devam edecek bir dindir. Bu devamlılıkta, öğretmen-talebe ilişkisi şarttır.


İslamiyet'e göre yeryüzü bir okul, bu okulun temel kitabı Kur'an-ı Kerim, baş muallim Peygamberimiz (sas), kâinat laboratuvar, Müslüman beşikten mezara kadar talebedir.

Said Nursi, yeryüzü hastanesine baştabip olarak çıkarılmış, hastalığı teşhis etmiş: İman zayıflığı. Buyurmuş ki: "Mariz bir hayatın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi ittiba-i Kur'an'dır."

Said Nursi'ye göre Kur'an maddi ve manevi dertlere dermandır. İman zayıflığını tedavi edecek, tahkiki iman dersleridir. İman meselesi birkaç şekilde ele alınır.

Taklid-i iman: Annesi, babası Müslüman olanların, onlardan gördüğünü taklit ederek Müslüman olması taklid-i imandır.

Tahkik-i iman: İmanla ilgili konuların, ispatlı öğrenilmesi, kalben tasdik edilmesidir.

Risale-i Nur talebeleri, imanın esaslarını ispatlı öğrenip ispatlı anlatırlar. Hal böyle olunca dalalet fırtınaları onların imanlarına zarar vermez. Risale-i Nurların her cümlesinde, geniş manalar vardır. İnsanlara tesir eden bir tarafı vardır. Her meslek sahibi Risale-i Nurlardan faydalanır. Cemaatler, İslam üniversitesinin fakülteleridir. Müminler kardeştir. Müslümanlar tek millettir.

Vahiy, peygamberlere aittir. İlham ise umumidir. Risale-i Nurlar, ilham-ı ilahiyle yazılmıştır. Bediüzzaman'ın hayatını okuyanlar garip şeylerle karşılaşabilirler. Ona Bediüzzaman denmesinin sebebi de budur. Malı, mülkü yoktu. Çocukları, yardımcıları yoktu. Bazen dağın başında haftalarca kalırdı. Su yok, ekmek yok, yatak-yorgan yok. Bu şartlar altında dağın başında, tek başına kalabilirdi. Manevi değerlerle bütünleşenler, maddiyattan uzak kalınca, zor duruma düşmezler. İslam büyüklerinin hayatları, anlatılmakla anlaşılmaz. Öylesine bir hayatı yaşamaya çalışan, gerçeği anlar. Bunun için müsteşrikler her konuda kitap yazmıştır. Fakat iman konusunda kitap yazmamışlardır. Çünkü iman meselesini kitaplardan anlamak zordur. Onu yaşayarak anlayabiliriz.

Yazın sıcak günlerinde oruç tutan adamın çektiği sıkıntıları oruç tutanlar anlar. Bu sıkıntılara, kişi iman kuvvetiyle dayanır. İman kuvvetini de müminler anlar. Allah etten beyin yaratıyor. Problem çözen beyinleri yaratan Allah, bazı kurallarının beynine ilim koyabilir. Mademki her canlı Allah'ın emrindedir. Allah'ın nizamı içinde yaşar. Öyleyse Said Nursi'ye (rahmetullahu aleyh) imana hizmet vazifesini de Allah vermiştir. Tarihçi Cemal Kutay, İsmet İnönü'yle Said Nursi'yi mukayese ederken diyor ki: "Said Nursi'nin diploması, mevkisi, makamı, serveti yoktu. İsmet İnönü'nün her şeyi vardı. Nasıl olur da hiçbir şeyi olmayan insan, her şeyi olan insana galip gelir?"

Allah bazı kullarına "yürü" demiştir. Onları hiç kimse durduramaz. Onlar İslam'a hizmette başarılı olurlar. Said Nursi'nin vazifesi İslam'a hizmetti. Bu hususta başarılı oldu ki bugün dünyanın her tarafında onun kitapları basılıyor, dağıtılıyor ve okunuyor. Allah'ın hakimiyetini her şeyde görenler, Risale-i Nur çalışmalarını daha iyi anlarlar. Bir şair şöyle demişti:

"Çık nerdesin zuhur et, biz seni bekliyoruz.

Yıllardır yollarında, yorgun emekliyoruz.

Musa ol Hakk'a yüksel, tecelli et de Tûr'a

Zulmet yıkılsın, cihan gark olsun nura."


Işık zahiri âlemi aydınlatır. Nur manevi âlemimizi aydınlatır. Müslümanların kurtulmasına sebep olur.

Diyorlar ki: "Risale-i Nurları anlayamıyoruz." İlkokula giderken lise derslerini anlamazdık. Tahsile devam ederken, lise derslerini anladık, sınıf geçtik. Hatta akademik çalışmalara bile başladık. Risale-i Nurları anlayamıyoruz diyenler, ısrarla derse devam etmeliler. Allah insana öyle bir beyin vermiş ki, insan her konuyu anlayabilir.




HEKİMOĞLU İSMAİL
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
RABBIm iman üzre ölenlerden eylesin onu ana ana ölenlerden eylesin
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray

İslamiyet'e göre yeryüzü bir okul, bu okulun temel kitabı Kur'an-ı Kerim, baş muallim Peygamberimiz (sas), kâinat laboratuvar, Müslüman beşikten mezara kadar talebedir


Diyorlar ki: "Risale-i Nurları anlayamıyoruz." İlkokula giderken lise derslerini anlamazdık. Tahsile devam ederken, lise derslerini anladık, sınıf geçtik. Hatta akademik çalışmalara bile başladık. Risale-i Nurları anlayamıyoruz diyenler, ısrarla derse devam etmeliler. Allah insana öyle bir beyin vermiş ki, insan her konuyu anlayabilir.


:aro: teşekkrLer
 

semerkand

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Tem 2008
Mesajlar
4,468
Aldığı Beğeniler
40
Konum
Başakşehir-istanbul
Takım
Diğer
"Çık nerdesin zuhur et, biz seni bekliyoruz.

Yıllardır yollarında, yorgun emekliyoruz.

Musa ol Hakk'a yüksel, tecelli et de Tûr'a

Zulmet yıkılsın, cihan gark olsun nura."



çok önemli mükemmel bir konu paylaşmıssın.. ömrüne bereket..Allah cc razı olsun..
 

Davam

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Şub 2009
Mesajlar
751
Aldığı Beğeniler
5
Konum
Dün-ya
Takım
Galatasaray
Asrın Davası İman

İslam’ı bir binaya benzetirsek O’nun temeli iman ve akaid, dört duvarı namaz, oruç, zekat ve hac, çatısı da cihattır.

İman olmadan yapılan bütün işler, son derece yararlı ve değerli olsalar da, Allah tarafından ahirette hiç kıymete alınmayacak ve sahibini sonsuz azaptan kurtarmayacaktır. Belki dünyada sahibine şan ve şöhret, makam ve iktidar, iş ve eş gibi geçici güzellikler getirseler de, onlar bütün bu güzelliklerle iyiliklerini dünyada yiyip bitirdiklerinden, ahirette karşılık adına zırnık alamayacaklardır.

Örnek verecek olursak, bazıları derler ki: “Edison elektiriği bulmakla insanlığa hizmet etmiştir, bunun mükafatını almayacak mı?”

Evet, dünyada almıştır alacağını. Ahirete gelince, eğer imanlı gitmemişse, bütün işleri boşa çıkarılmıştır, elbette alamayacaktır. İşte ayet: “İnkâr edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkarır.”(Muhammed, 1.)

Akaid, İslam dininde inanılması ve kalben kabul edilmesi gereken iman esaslarını inceleyen bir ilim dalıdır. Konusu, bütün iman esaslarıdır. Amacı, insanın kalbine imanı yerleştirmek ve onu her türlü inançsızlık, inkar, şüphe ve tereddütlerden kurtararak, manen güçlü ve huzurlu bir şekilde dünya ve ahiret saadetine eriştirmektir.

Bilindiği gibi, bireyleri inançlı, sağlam karakterli, ahlaklı, erdemli, yararlı, bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı, çalışkan, üretken ve verimli insanlardan meydana gelen toplumlar da aynı şekilde inançlı, sağlıklı, mutlu, güçlü, çalışkan, üretken ve verimli olurlar.

Akaid’in kaynağı Kur’an ve mütevatir sünnettir. Elbette aklı da ihmal etmez. İman esaslarını açıklarken metodu, hem aklî, hem de naklî delilleri kullanmaktır.

İman; inanmak, tasdik etmektir. Buna göre iman, Hz. Muhammed(as.)in Allah katından bildirdiği dinî esas ve hükümlerin hak ve doğru olduğuna kesin olarak inanmak ve gönülden benimseyip bağlanmaktır. Buna “icmâlî îman” diyoruz. Yani “toptan iman” veya “toplu îman”.

Tafsilî îman ise, başta îmanın altı şartı olmak üzere, sevgili Peygamberimiz (sav.)in Allah Teala katından bildirdiği, Kur’an ve mütevatir sünnetle sabit olan ve din açısından inanılması zorunlu bulunan bütün haber, esas ve hükümlerin her birine ayrı ayrı, Allah ve Peygamberinin isteğine uygun bir şekilde, kesin olarak inanmaktır.

Bu imanın hayatımıza sunduğu değer ve kazanımlar için “İmanın Kıymeti ve Korunması” adlı kitabımıza bakılabilir. Gazetelerde, haberlerde bilerek bilmeyerek imanla alakayı kesmiş söylem ve eylemleri gördükçe içimiz parçalanıyor ve hala “asrın davası imandır “ diyoruz.

www.cemalnar.com
 

masiva

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
461
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Fenerbahçe
allah razı olsun emeğine yüreğine sağlık
 
Üst Alt