Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

vakkas

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2008
Mesajlar
7,027
Aldığı Beğeniler
42
Konum
karaman,almanya
Takım
Diğer
Cehennemdeki bu hayatın içinde en büyük ve temel azap kuşkusuz ateştir. Ateşin cehennemin karakteristik özelliği olması ateşin diğer işkencelere kıyasla insanın benliğini kökünden sarsan yok eden bir unsur olmasından kaynaklanır. İnsan vücudunun en derin noktalarına Kuran'ın tabiriyle "hücrelerine" kadar işleyen bir azaptır ateş.

İşte cehennem ehli cehennemde "cayır cayır yanmakta olan" (Mearic Suresi 15) öfkeli "alevleri kabardıkça kabaran" (Leyl Suresi 14) "çılgınca yanan" (Furkan Suresi 11) bu ateşin içine atılırlar ve çığlık çığlığa yanarlar. Bir ayette şöyle denir:

Kimin tartıları hafif kalırsa. Artık onun da anası (son durağı) "haviye"dir (uçurum). Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir? O kızgın bir ateştir. (Kaaria Suresi 8-11)

Ayetlerden anlaşıldığına göre ateş cehennemin her yerini kaplamıştır. Bu çukurda ateşten korunulan ateşin erişmediği bir yer yoktur. Kafir diğer fiziksel ve ruhsal işkencelere tabi olurken de hayatının her anında ateşle muhataptır. Ateş son derece büyüktür. Kuran onun büyüklüğünü ve şiddetini ifade ederken ateşin kıvılcımları için "saray" ve "deve sürüleri" benzetmelerini kullanır:

O gün yalanlayanların vay haline. Kendisini yalanladığınız (azab)a gidin. Üç dala ayrılmış bir gölgeye gidin. Ne gölge altında barındırır ne (yakıcı) alevden korur. Gerçekten o sanki her biri saray olan bir kıvılcım saçar. Her biri sanki sapsarı erkek deve sürüleri gibidir. (Mürselat Suresi 28-33)

Kafirler ateşten kaçmak ondan kurtulmak için tüm güçlerini harcarlar. Ama kaçmalarına izin verilmez. O öyle bir ateştir ki "yüz çevirip arkasını döneni çağırır-durur". (Mearic Suresi 17) Bir başka ayette ise şöyle denir:

Fasık olanlar içinse artık onların da barınma yeri ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler ve onlara: "Kendisini yalanladığınız ateş azabını tadın" denir. (Secde Suresi 20)

Böyle bir ateşle yananların tahayyül edilemeyecek çığlık ve inlemeleri ortalığı kaplar. Yalnızca bu korkunç çığlık ve inlemeler bile cehennem ehli için özel bir azap kaynağıdır. Orada "kemikleri çatırdatan inlemeler vardır". (Enbiya Suresi 100) Bir başka ayete belirtilene göre ise "mutsuz olanlar ateştedirler onlar için orada (kahırla ve acıyla) nefes alıp vermeler vardır". (Hud Suresi 106)

Ateş dayanılmaz bir acıdır. İnsan bir kibrit çöpünün alevine bile parmağını bir saniye tutamaz. Korkunç bir acı duyar. Ancak bu dünyada bu ve benzeri şekillerde hissettiğimiz ateş azabı cehennemdekinin yanında çok çok zayıftır. Çünkü insan dünyada uzun süre yanamaz. Eğer yanan bir ateşin içine düşmüşse 5-10 saniye içinde can verir ateşin büyük acısını çok kısa bir anda yaşar.

Ancak cehennemdeki durum çok korkunçtur çünkü oradaki ateş insanı öldürmez yalnızca acı çektirir. Cehennem ehli sonsuza kadar sürecek olan bir ateşin içinde sonsuza kadar yanacaktır. Bu işlemin sonsuza kadar süreceğini bilmenin verdiği dayanılmaz bir çaresizlik umutsuzluk ve yıkım içindedir.

Azabın bir başka yönü de özel olarak yüzlerinin yakılmasıdır. İnsanı kibirlendiren bu kibirle kendisini müstağni görmesini sağlayan vücudunun en önemli yeri yüzüdür. Çünkü yüz kişiye ayrı bir fert olma özelliği kazandırır. "Ben" diye tanımlanan varlığın en belirgin göstergesidir. Güzellik ve çirkinlik kavramlarının en yoğun olarak toplandığı bölgedir. İnsanlar gazetelerde ya da televizyonda yüzü ileri derece yanmış birisinin görüntüsüne rastladıklarında şiddetli bir acımayla karışık ürperti hissederler. Ardından benzer bir felakete karşı Allah'tan koruma isterler. Hiç kimse böyle bir felaketi kendisine kondurmak istemez ve zaten kısa sürede bu görüntü unutulur. Ancak inkarcıların gaflette olduğu bir şey vardır ki o da benzer bir sona hem de akıllarının alamayacağı kadar şiddetlisine adım adım yaklaşmakta olduklarıdır. Cehennemdeki ateş insan vücudunun her noktasına büyük acılar verir. Ama insanın yüzünün yanması en acısıdır. Gözler kulaklar burun dil ve derinin yani beş duyu kaynağının aynı anda bulunduğu tek ve en önemli bölgedir yüz. İnsan yüze gelecek darbelere karşı çok hassastır en ufak bir harekete şiddetli bir refleksle cevap verir. Cehennemde ise yüz ateşte kızartılır kaynar sularla haşlanır. Acının en yoğun olarak hissedildiği yere en ağır işkenceler yapılır. Ayetlerde bu azap şöyle tasvir edilir:

Yüzlerinin ateşte evrilip çevrileceği gün derler ki: "Eyvahlar bize keşke Allah'a itaat etseydik ve Resule itaat etseydik." (Ahzap Suresi 66)

Giyimleri katrandandır yüzlerini ateş bürümektedir. (İbrahim Suresi 50)

Ateş onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalıverirler. (Müminun Suresi 104)

CEHENNEMİN ODUNLARI KAYNAR SU VE DAĞLANAN VÜCUTLAR

Kafirlerin cehennem ateşi içinde yanmaları anlatılırken Kuran'da dikkat çekici bir ifade kullanılır. Buna göre kafirler yana yana "cehennemin odunu" haline gelmişlerdir. Cehennemde ateşin kavurduğu herhangi bir nesne gibi yanmazlar. Kafirlerin kendileri ateşin özünü yakıtını oluştururlar. Bu durum bir ayette şöyle bildirilir:

"Zulmedenler ise onlar da cehennem için odun olmuşlardır". (Cin Suresi 15)

Odunun kendisi ateşinin yakacağı herhangi bir cisimden çok daha uzun çok daha şiddetle için için yanar. İşte kafirler de aynı şekilde yalanladıkları bu ateşin odunu olurlar. Ayetler de bu gerçek şöyle haber verilmiştir:

Ey iman edenler kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır... (Tahrim Suresi 6)

Şüphesiz inkar edenler onların malları da çocukları da kendilerine Allah'tan (gelecek azaba karşı) hiçbir şey kazandırmaz. Ve onlar ateşin yakıtıdırlar. (Al-i İmran Suresi 10)

Gerçekten siz de Allah'ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz siz ona varacaksınız. (Enbiya Suresi 98)

Odun yerine geçen insanların yanında bir de ateşi yakmak için kullanılan gerçek odunlar vardır. Ancak burada da farklı bir azap yaşanır. Dünyada iken dost örneğin karı-koca olan inkarcılar birbirlerinin ateşine odun taşırlar. Kuran'da Ebu Leheb ve karısından şöyle söz edilir:

Ebu Leheb'in iki eli kurusun; kurudu ya.

Malı ve kazandıkları kendisine bir yarar sağlamadı.

Alevi olan bir ateşe girecektir. Eşi de; odun hamalı (ve)

Boynuna bükülmüş bir ip (bağlanmış) olarak. (Mesed Suresi 1-5)

Bu dünyadaki tüm bağların kopması demektir. Dünyada iken birbirlerini çok sevdiklerini söyleyen ve birlikte Allah'a karşı isyan eden kafirler cehennemde birbirlerinin ateşini beslerler. Orada tam bir ihanet söz konusudur. Allah'tan başka edinmiş oldukları tüm dostlar en yakınları eşleri dahi birer düşman haline gelmişlerdir.

Canlı ve cansız odunlarla bu şekilde yanan ateş bir de kafirleri "haşlayan" suları kaynatır.

İnsanın en büyük organı vücudunu çepe çevre saran hissetmesini zevk almasını sağlayan derisidir. Kalınlığı birkaç milimetreyi geçmez. İnsanın en çok değer verdiği yüzü elleri kolları bacakları ve diğer bütün organları deri tarafından sarmalanmıştır. Ancak deri hassaslığı yüzünden en büyük acı kaynağı olabilir. Derinin en zayıf olduğu nokta ise ateşe ve kaynar sıvılara karşı olan zafiyetidir. Ateş deriyi kavurur yakar kaynar su ise haşlar. Kaynar su insanın derisini tek bir nokta boşta bırakmaksızın çepeçevre sarar. İncecik deriyi kabartır deri iltihapla şişer su toplar ve patlar böylece dayanılmaz bir azaba neden olur. Dünyadaki fiziksel güzelliği gücü kuvveti makamı şöhreti hiçbir şeyi insanı kaynar bir suya karşı dayanıklı kılmaz. Kuran'daki ifadeyle "küfre saptıklarından dolayı onlar için çılgınca kaynar sular ve acıklı bir azab vardır". (Enam Suresi 70) Bir başka ayette de şöyle denir:

Ve eğer o yalanlayan sapıklardan ise artık (onun için) alabildiğine kaynar sudan bir şölen vardır. Ve çılgınca yanan ateşe bir atılma da. Şüphesiz bu kesin bilgi ifade eden bir gerçektir. (Vakıa Suresi 92-95)

Bir başka yerde ise kafirlere yapılacak kaynar su azabı şöyle anlatılır:

Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin.

Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;

(Azabı) tad; çünkü sen (kendince) üstün onurluydun.

Gerçekten bu sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir. (Duhan Suresi 47-50)

Bunların yanında ateş azabının bazı farklı çeşitleri vardır. Birisi de ateşte kızdırılan metallerle cehennem ehlinin vücutlarının dağlanmasıdır. Ancak kendilerini dağlamak için kullanılacak olan bu metaller dünyada iken Allah'a ortak koştukları mal ve mülkleridir:

... Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele. Bunların üzerlerinin cehennem ateşinde kızdırılacağı gün onların alınları böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak (ve "İşte bu kendiniz için yığıp-sakladıklarınızdır; yığıp-sakladıklarınızı tadın" (denilecek). (Tevbe Suresi 34-35)
ALINTIDIR
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun Vakkas kardesim
Selam ve Dualarimla.....
 
Üst Alt