Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Gölge

Dost İstersen Allah Yeter
 
Üyelik Tarihi
1 Kas 2005
Mesajlar
4,662
Aldığı Beğeniler
29
Konum
İstanbul - Eyüpsultan
Takım
Galatasaray
Sevgili Dostlar;

Türkiye nin en güçlü medya baronlarından biri olan Aydın Doğan hakkında uzun zamandır yazmayı düşünüyordum. Kısmet bugüneymiş.

Kelkitli bir toprak ağasının oğlu olan ve çok genç yaşta İstanbul da zahirecilik ve ecza deposu sahipliğiyle iş hayatına başlayan Aydın Doğan bugünkü yerine nasıl yükselebildi acaba. Bunun cevapları geçmişte gizlidir.



İşin gerçeği, Aydın Doğan ın arkasındaki esas güç Koç Ailesi dir. Vehbi Koç un rahatlıkla kullanabileceği ve dikkat çekmeden rakiplerine çelme takabileceği bir örtüye ihtiyacı vardı, bunu da kendisinin otomobil bayilerinden birisi olan Doğan ı önce zengin edip sonra da medya dünyasına sokarak yaptı.



Doğan ın zengin edilmesi operasyonu, diğer otomobil bayilerine üretim kısıtlı diye günde 3 araba gönderilirken Doğan ın bayisine günde 300 araba gönderilmesiyle yapıldı. Zaten çok büyük olan araç talebini İstanbul da tek karşılayabilen bayi haline getirilen Doğan kısa zamanda zenginleşti.
Bunun ardından Milliyet i o zamanki sahibi Ercüment Karacan dan almak için teklif yaptı.



Bu teklif gazetenin esas gücü Abdi İpekçi ve ekibi tarafından ret edildi. Bunun sebebi Abdi İpekçi nin Doğan ın arkasındaki gücün kim olduğunu bilmesi ve bunun peşinden neyin geleceğini tahmin etmesiydi. Abdi İpekçi nin direnişi yüzünden akamete uğrayan medyayı ele geçirme planı, İpekçi nin daha sonra zavallı bir delinin üstlendiği son derece profesyonelce bir suikastla ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşti. Bugüne kadar kendilerini çok solcu görerek İpekçi suikastını "her zamanki şüphelilere" yamayanlar nedense hiçbir zaman bu suikasttan ticari yarar sağlayan odakları göremediler. Ya da görmek istemediler.



Doğan ın, Türkiye nin bir otomotiv üretim üssü olmasını nasıl engellediğini bilir misiniz peki...



Bundan yıllar önce Japon Mazda firması Türkiye de bir fabrika açmaya niyetlendi. Bize tam bir teknoloji aktarımı yapacak ve bir süre sonra üretimi tamamen bize bırakacaktı. O dönemde Koçlar tenekeden İtalyan arabalarına kuş isimleri verip bizlere satmakla meşguldü.



Bu proje için Halis Toprak seçildi. Bir Japon heyeti gerekli görüşmeleri yapmak için Türkiye ye geldi. Bu sırada Doğan ın ekipleri haberi almış ve Japonların peşine düşmüştü.



Türkiye de Toprak Holding in Japonlarla fabrika kuracağı haberini hemen Koçlara yetiştirdiler. Sonra bir anda Milliyet gazetesinde Toprak Holding in bir firması hakkında vergi yolsuzluğu iddiaları başladı ve devlet göreve davet edildi. Piyasaya da birileri Toprağın firmasının zor durumda olduğu haberini yayıyordu. Kısa sürede panikleyen müşteriler alacaklarını hemen isteyince firma cidden krize girdi ve anında görev başına koşan maliye tarafından el konuldu. Bu olaylardan sonra Toprak Japonlarla ilişkisini kesti ve aynı anda Milliyet in haberleri de duruverdi. Bizlerde tenekeden yapılma arabalara binmeye devam ettik. Japonların ikinci bir girişimi de ünlü bir işadamımızın kardeşinin öldürülmesiyle kesilmiştir bilenler bilir.



Sayın Doğan ın ülkemize ettiği en büyük "hizmetlerden" biri de AKP hükümetini başa getirmesidir. Bunun için Amerika destekli ve birden fazla grubun ortaklaşa hareket ettiği bir komplo kuruldu. Komplonun diğer faaliyetleri sonucu ekonomik kriz yaratılmış, hükümet sallantıya alınmış ve başbakanın sağlık durumu hakkında halk paniğe sevk edilmişti. Seçim kelimesi kamuoyunun kafasına itinayla yerleştirildi. Fakat suni ekonomik kriz ve ardından gelen Derviş önlemleri sayesinde bu seçimin iktidar partileri için felaket olacağı gün gibi ortadaydı. Biraz daha beklenmesi ve halka olanların tam olarak açıklanıp alınan ekonomik tedbirlerin etkisinin kamuoyuna yansımasının sağlanması gerekiyordu. Bunu bilen hükümet üyeleri normal seçim tarihine kadar beklemeyi uygun gördüler.



Normal şartlarda AKP ve Erdoğan ın tek başına iktidara gelmesi imkânsızdı ama Amerika nın Irak işgali ve Kıbrıs gibi meseleler bekleyemezdi. Amerika ve Avrupa yla uyumlu bir hükümetin acilen iş başına getirilmesi gerekiyordu. Eğer bu sağlanamazsa en azından iktidarın MHP kanadı tasfiye edilmeliydi, çünkü DSP içine malum kişiler zaten sızmıştı ve gerektiği zaman partiyi yönlendirecek güce sahiptiler. Tam bu aşamada Doğan müthiş bir plan kurdu. MHP dışındaki bazı partilerin liderleri ve DSP içindeki kliğin başı olan Hüsamettin Özkan Almanya ya gazete tesisi açılışı bahanesiyle çağrıldı. Plana göre burada MHP nin dışlanacağı ve siyaseten etkisiz hale getirileceği alternatif bir hükümet kurulacak veya bu toplantının verdiği mesajla MHP seçime zorlanacaktı. MHP nin bir üçüncü seçeneği yoktu ve her iki seçenekte de sonuçta kaybedecekti. Hepinizin bildiği gibi bu toplantıdan sonra MHP seçime gitme kararı aldı ve vuruşarak çekilme yolunu seçti.



Seçimlerde Doğan medyası önceden hazırlanmış psikolojik harekât planıyla AKP dışındaki tüm partileri yıpratarak bugünkü hükümetin yolunu açtı.



Sayın Aydın Doğanın eski "iyiliklerini" anlattıktan sonra gelelim son iyiliğine. Aydın Doğan bu günlerde de Avrupa Birliğiyle ortak olarak Kıbrıs, Amerika ve İsrail le birlikte de Güneydoğu Anadolu projesi üzerinde çalışıyor. Bu operasyonlar la ilgili olarak Doğan Vakfı kullanılmakta. Doğan Vakfı bu iş için Amerika Washington da "Hasna" isimli bir dernek kurdu. Bu derneğin Internet adresi www.hasna.org. Bu derneğin başında Nevzer Gülümser Stacey adında karışık bir = şahsiyet bulunuyor.



Derneğin ilk amacı Kıbrıs ta Avrupa Birliği politikasına uygun bir şekilde iki kesimli ve Rum hakimiyetine dayalı bir devlet kurmak. Bu amaçla her ay onlarca Kıbrıs Türkü gazeteci ve yazar Amerika ya gönderilerek burada yağlı ballı geziler ve Rum tezlerini anlatan kurslara tabii tutuluyorlar. Derneğin çıkardığı "Hasna Journal" isimli gazete de her sayısında Denktaş ve Kıbrıslı Türk milliyetçileri aleyhine türlü karalama ve küfür kampanyaları düzenliyor.



Hasna nın diğer bir ilgi alanı da GAP bölgesi. Burada sulama projeleri kapsamında İsrail le işbirliği içinde Kibutzlar açılması ve bölge halkının kendi kendini yönetmesi kapsamlı çalışmaları var. Doğan Vakfı nın destek olarak avuç dolusu para verdiği bir diğer dernek de Technology for Peace (Barış için teknoloji) kuruluşu. Internet adresi www.tech4peace.org olan bu kurumun başında nöroloji doktoru Yannis Lauris isimli Rum istihbaratıyla ilişkili bir Rum bulunmakta.



Sayın Doğan ın vakıf ve hayır faaliyeti adına giriştiği işler ne kadar ilginç değil mi? Sayın Doğan ın ülkemize "geçmişte" yaptığı iyilikler için 1999 senesinde Devlet üstün hizmet madalyası aldığını göz önüne alırsak. Bu son faaliyetleri içinde Avrupa dan "Legion de Honeur" ve Amerika dan "Medal of Freedom" alacağını da tahmin edebiliriz.



Keyifleri biraz bozduysam kusura bakmayın.



Sevgilerimle
Serdar Kuru Araştırmacı-Yazar
 

Onur

Geliştirici
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2005
Mesajlar
7,571
Aldığı Beğeniler
4,846
Konum
Karaman
Takım
Galatasaray
Adam neymiş öyle ya 8o Bildiklerimizi yazsaydık daha kısa sürerdi eminim :D
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Çok ilginç bir yazı doğrusu.Bu kadar derin birşeyler olduğunu hiç düşünmemiştim açıkcası.Birileri bir yerlerde birşeyler yapıyor.Ama ne için kim için çalışılıyor? çözemedim.Bu vatan bizim ve bir şekilde ilerlemeliyiz.Ama nasıl?Her işte bir durum peydah oluyorsa ve altında illa bir çapanoğlu çıkacaksa bu nasıl olacak biraz düşündürücü doğrusu.

Bu yazıyı çıktı almak istiyorum...Ve Aydın Doğan severlere ileteceğim.Bakalım yorumlar ne boyutta.Yazı için tşkler...
 

esencemrem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Eki 2005
Mesajlar
1,050
Aldığı Beğeniler
3
Bu adam neymiş öyle diye diyipde geçemicem kusura bakmayın..ciddi idda ve suçlamalar...bu iddaları kanıtlayabilirmisiniz?...internet adresleri vermişsiniz aydın doganın bu derneklerin arkasında olduguna dayir kanıtınız var mı?medyada ve sanal alemde o kadar yazılar varki her yazılana inanacak degiyilim dogrusu...Aydın doganı sevenler denilmiş neden sevilmesi gereken birşeymi var ortada...bu yazdıklarımdan Aydın dogan taraftarı yada tavir ettiginiz gibi seveni kesinlikle degilim ama ordada ciddi anlamda bir idda var bu nedenle kanıtlanmadan kimseye inanamam...benim düşüncem bu...selametle...
 

eslem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,072
Aldığı Beğeniler
2
Sayın Doğan ın ülkemize ettiği en büyük "hizmetlerden" biri de AKP hükümetini başa getirmesidir. Bunun için Amerika destekli ve birden fazla grubun ortaklaşa hareket ettiği bir komplo kuruldu. Komplonun diğer faaliyetleri sonucu ekonomik kriz yaratılmış, hükümet sallantıya alınmış ve başbakanın sağlık durumu hakkında halk paniğe sevk edilmişti. Seçim kelimesi kamuoyunun kafasına itinayla yerleştirildi. Fakat suni ekonomik kriz ve ardından gelen Derviş önlemleri sayesinde bu seçimin iktidar partileri için felaket olacağı gün gibi ortadaydı. Biraz daha beklenmesi ve halka olanların tam olarak açıklanıp alınan ekonomik tedbirlerin etkisinin kamuoyuna yansımasının sağlanması gerekiyordu. Bunu bilen hükümet üyeleri normal seçim tarihine kadar beklemeyi uygun gördüler.



Normal şartlarda AKP ve Erdoğan ın tek başına iktidara gelmesi imkânsızdı ama Amerika nın Irak işgali ve Kıbrıs gibi meseleler bekleyemezdi. Amerika ve Avrupa yla uyumlu bir hükümetin acilen iş başına getirilmesi gerekiyordu. Eğer bu sağlanamazsa en azından iktidarın MHP kanadı tasfiye edilmeliydi, çünkü DSP içine malum kişiler zaten sızmıştı ve gerektiği zaman partiyi yönlendirecek güce sahiptiler. Tam bu aşamada Doğan müthiş bir plan kurdu. MHP dışındaki bazı partilerin liderleri ve DSP içindeki kliğin başı olan Hüsamettin Özkan Almanya ya gazete tesisi açılışı bahanesiyle çağrıldı. Plana göre burada MHP nin dışlanacağı ve siyaseten etkisiz hale getirileceği alternatif bir hükümet kurulacak veya bu toplantının verdiği mesajla MHP seçime zorlanacaktı. MHP nin bir üçüncü seçeneği yoktu ve her iki seçenekte de sonuçta kaybedecekti. Hepinizin bildiği gibi bu toplantıdan sonra MHP seçime gitme kararı aldı ve vuruşarak çekilme yolunu seçti.

Bana bu kısım pek inandırıcı gelmedi doğrusu. Bayağı birşeyler dönmüş olabilir ama AKP tek başına iktidar olamıycağı görüşüne katılmıyorum.
 
Üst Alt