Her canlı mutlak ölümü tadacaktır..
Ayrılık acısı ölüm!
Hz. Süleyman (as) oğlunun ölümünden çok üzülmüş,
gözyaşı dökmeye başlamıştı.
Bunun üzerine Allah ona insan suretine girmiş iki melek gönderdi.
Melekler gelip birbirinden dâvâcı olduklarını söylediler.
Biri dâvâsını şöyle anlattı:
“Bu adam benim ektiğim tarlamın içinden geçip ekinimi çiğnedi!”
Öteki de şöyle cevap verdi:
“Ben yolda gidiyordum. Bir de yolumun üzerine ekin çıktı.
Baktım yolun içi ekilmiş, başka gidecek yol yok.
Mecburen ekinin üzerinden geçtim!
” Süleyman Aleyhisselâm dâvâcıyı ikaz etti: “Yola ekin ekilir mi?
Oradan bütün insanlar geçecek!”
O zaman insan sûretindeki melek de şu karşılığı verdi:
“Peki, ölümden bu kadar üzülünür mü?
Ölüm de bir yoldur. O yoldan sadece senin oğlun değil, bütün insanlık geçecek!
Ayrılık acısı ölüm, her canlı mutlak ölümü tadacaktır!
Her şey Allahu Teâlâ'nın takdiri ile olur.
Sadece Allahu Teâlâ'ya inanmayı ve secde etmeyi irademize bırakılmış. Doğum ve ölüm arası diğer yaşanan şeyler ezelde Allahu Teâlâ'nın takdiri ile kaderimize yazılmış.
Este eûzü billah:
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Kullu nefsin żâ-ikatu-lmevt(i)(k) veneblûkum bi-şşerri velḣayri fitne(ten)(s) ve-ileynâ turce’ûn(e)
Her nefs, ölümü tadacaktır ve sizi bir imtihan olmak üzere şer ile ve hayr ile deneriz ve Bize döndürüleceksiniz...
وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًاۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ
Vemâ kâne linefsin en temûte illâ bi-iżni(A)llâhi kitâben mu-eccelâ(en)(k) vemen yurid śevâbe-ddunyâ nu/tihi minhâ vemen yurid śevâbe-l-âḣirati nu/tihi minhâ(c) veseneczî-şşâkirîn(e)
Ve hiç bir kimse için Allah Teâlâ'nın izni olmadıkça ölmek yoktur. O vadesi tayin edilmiş bir yazıdır. Ve her kim dünya menfaatını dilerse ona ondan veririz. Ve kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Ve şükredenleri elbette mükâfaatlandıracağız...
Öyleyse bizde: Rabbenâ âtina fid’dünyâ haseneten ve fil’âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn..
Rabbic âlni mügımes-salete ve min zürriyeti Rabbenâ tegabbel dua-i
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü’minîne yevme yekumü’l hisâb.
Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.
Ey Rabbimiz beni eşimi çocuklarımı namaz kılan salihlerden duası kabul olunan her hâline şükreden kul eyle..
Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla... Amin Ecmain..
Ayrılık acısı ölüm!
Hz. Süleyman (as) oğlunun ölümünden çok üzülmüş,
gözyaşı dökmeye başlamıştı.
Bunun üzerine Allah ona insan suretine girmiş iki melek gönderdi.
Melekler gelip birbirinden dâvâcı olduklarını söylediler.
Biri dâvâsını şöyle anlattı:
“Bu adam benim ektiğim tarlamın içinden geçip ekinimi çiğnedi!”
Öteki de şöyle cevap verdi:
“Ben yolda gidiyordum. Bir de yolumun üzerine ekin çıktı.
Baktım yolun içi ekilmiş, başka gidecek yol yok.
Mecburen ekinin üzerinden geçtim!
” Süleyman Aleyhisselâm dâvâcıyı ikaz etti: “Yola ekin ekilir mi?
Oradan bütün insanlar geçecek!”
O zaman insan sûretindeki melek de şu karşılığı verdi:
“Peki, ölümden bu kadar üzülünür mü?
Ölüm de bir yoldur. O yoldan sadece senin oğlun değil, bütün insanlık geçecek!
Ayrılık acısı ölüm, her canlı mutlak ölümü tadacaktır!
Her şey Allahu Teâlâ'nın takdiri ile olur.
Sadece Allahu Teâlâ'ya inanmayı ve secde etmeyi irademize bırakılmış. Doğum ve ölüm arası diğer yaşanan şeyler ezelde Allahu Teâlâ'nın takdiri ile kaderimize yazılmış.
Este eûzü billah:
كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِۜ وَنَبْلُوكُمْ بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةًۜ وَاِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
Kullu nefsin żâ-ikatu-lmevt(i)(k) veneblûkum bi-şşerri velḣayri fitne(ten)(s) ve-ileynâ turce’ûn(e)
Her nefs, ölümü tadacaktır ve sizi bir imtihan olmak üzere şer ile ve hayr ile deneriz ve Bize döndürüleceksiniz...
وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًاۜ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِه۪ مِنْهَاۚ وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِه۪ مِنْهَاۜ وَسَنَجْزِي الشَّاكِر۪ينَ
Vemâ kâne linefsin en temûte illâ bi-iżni(A)llâhi kitâben mu-eccelâ(en)(k) vemen yurid śevâbe-ddunyâ nu/tihi minhâ vemen yurid śevâbe-l-âḣirati nu/tihi minhâ(c) veseneczî-şşâkirîn(e)
Ve hiç bir kimse için Allah Teâlâ'nın izni olmadıkça ölmek yoktur. O vadesi tayin edilmiş bir yazıdır. Ve her kim dünya menfaatını dilerse ona ondan veririz. Ve kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Ve şükredenleri elbette mükâfaatlandıracağız...
Öyleyse bizde: Rabbenâ âtina fid’dünyâ haseneten ve fil’âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn..
Rabbic âlni mügımes-salete ve min zürriyeti Rabbenâ tegabbel dua-i
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü’minîne yevme yekumü’l hisâb.
Allah’ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.
Ey Rabbimiz beni eşimi çocuklarımı namaz kılan salihlerden duası kabul olunan her hâline şükreden kul eyle..
Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla... Amin Ecmain..
Allah razi olsun 
