Baba, insanın her başarısında mutlaka ilk haber verilen ve yeryüzünde en fazla bu başarıyla mutlu olan, her üzüntüsünü paylaşan, yardım eden, başı sıkıldığında ilk yardım istenen bir kol ve şefkatle gerilen bir kanat. Kol ve kanattan yoksun yaşamaya çalışmak ve bu yaşama alışmak, insanın aradığında bütün sıkıntılarının giderildiği bir telefonun diğer ucundaki sesin yokluğu. Ebedi suskunluk, işte babasızlık.
Her baba gider; ama giderken de arkada oğlunun veya kızının kulağına küpe olacak hakikatleri, tecrübeleri bırakır. Hayatta kim olduğumuzu, nasıl durduğumuzu, nereye ve nasıl baktığımızı tayin ederler. Hayatın kurallarını, beklentilerini, kaçınılmazlıklarını öğretir.
Bunu öğretirken de adına nasihat ya da öğüt dediğimiz metodu kullanır. Bu, bir anlamda eğitimdir. Hz. Ademden günümüze kadar bütün babalar çocuklarını hayata hazırlama gayretindedir ve onu bir eğitime tabi tutar.
Bu metot fıtrata uygun bir metottur ki Kuran-ı Kerimde bazı peygamber babaların ağzından aynı metodu kullanarak bütün bir insanlığa yol gösteriyor. Hiç şüphesiz insanın ve insanlığın ebedi kurtuluşu için gönderilen Yüce Kitabımız da hangi üslubun insana daha çok tesir edeceğini bize misalleriyle gösteriyor. Örneğin İnsanları, Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle davet et. (Nahl, 125) ayetinden öğrendiğimiz şey hikmet ve güzel öğüttür. Şimdi demek ki sözünün tesir etmesini isteyen her ebeveyn veya nasihatçi bu yolla muhatabına tesir edebilecektir.
Yine bir başka ayette de, Onlara öğüt ver ve kendilerini ıslâh etmeleri hususunda tesirli bir söz söyle. (Nisa, 63) buyurulmaktadır.
Kuranın uyguladığı metodun aynısını Kuranı bize getiren şanı yüce Resulün eğitim metodunda da görüyoruz. Hayatı boyunca bulunduğu her ortamda en emin bir eğitimci, en güvenilir bir nasihatçi olarak karşımıza çıkan Efendimiz (sas), bununla da yetinmiyor ve üç kere üst üste dinin bir öğüt olduğunu bizlere hatırlatarak hadisin devamında bize şu öğütte bulunuyor: Bir kişi din kardeşinden öğüt isterse, ona öğüt versin. (Müsned, 4:259)
Kuran-ı Kerimde ve diğer Allah dostlarının eserlerinde hitap olarak Ey oğul ifadesinin seçildiği dikkat çekiyor. Bu hitap tarzı kullanılmış olsa da öğüt ve nasihatlerle verilmek istenen mesaj kız-erkek ayrımı gözetmeden bütün bir nesle yöneliktir.
Peygamberlerimizin öğütleri:
Ey Şit! Dünyaya gönül bağlama
Hz. Ademden (as) oğlu Hz. Şite: Ey Şit! Dünyaya gönül bağlama. Her işin sonuna bakıp neticesinin nereye varacağını düşün. Bir işe başlayacağın zaman kalbine sıkıntı gelirse o işi bırak yapma ve hayatın boyunca sürekli danışarak iş yap.
Lokman Hekim:
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme
Ey oğulcuğum! İnsanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt; çünkü seslerin en çirkini elbette merkeplerin sesidir. (Lokman Sûresi/17-19)
Hz. Muhammed (sas):
Ey kızım, nefsini su ile pâk eyle
Ey kızım! nefsini su ile pak eyle, lisanınla Rabbini zikreyle ki eşin sana baktığı zaman ferahlansın. Gözlerini de sürmele, zira sürme kadınların ziynetidir. Ey Fatıma! Allah katında kabul edilen ibadetler yap. Çünkü kıyamet gününde Ben de seni Allahın azabından kurtaramam.
Hz. Ali:
Cimri ile arkadaş olmaktan sakın
Ey oğul! Her şeyden önce Allahtan kork. Bütün emirlerini yerine getir. Onu anmakla kalbini yaşat. İpine sımsıkı sarıl. Cimri ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o kendisine en fazla ihtiyaç duyduğun anda senden uzaklaşır. Fasıkla arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o, çok değersiz şeye seni satar.
İmam-ı Gazali:
Ey oğul bildiklerinle amel et
Ey oğul! Bilmediklerini öğrenmek istiyorsan, ilk önce bildiklerinle amel etmelisin. Allah vergilerinin en hayırlısı akıl ve ilim olduğu gibi, musibetlerin en kötüsü de ahmaklık ve cehalettir.
Mevlânâ:
Dilden gönüle yol vardır
Ey oğul! Eğer düşmanını sevmek, düşmanının da seni sevmesini istiyorsan, kırk gün onun iyiliğini ve hayrını söyle. Göreceksin ki o düşman, senin en yakın dostun olacaktır. Çünkü gönülden dile, dilden de gönüle yol vardır.
İbrahim Edhem:
Gençlik çağını ibadet için harca
Ey oğul! Vakitlerin en şereflisi olan gençlik çağı, amellerin en faziletlisi olanlar için harcanmalıdır. İş bu ameller mukaddes yüce Hakkın ibadet ve taatidir.
Şeyh Edebali:
Cahiller arasındaki alime acı
Ey oğul! Caniler arasında alime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı!.. Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
H. Bayram-ı Velî:
Edebe çok riâyet eyle
Ey oğul! Bir mecliste bulunduğun zaman az konuş. Sana sorulmayan şeye cevap verme. Bir şey sorulursa cevâbını bilmiyorsan, bilmiyorum de. Bilmediğine, bilmem demek ilmin yarısıdır. Eğer cevâbını biliyorsan, kısa cevap ver. Sözü uzatma. Mecliste bulunanlara imtihân için bir şey sorma. Onlarla münâzara ve münâkaşa etme. Kendini beğenerek en başa, yukarıya oturma. Edebe çok riâyet eyle. Edepsizlik her zaman ve her yerde yasak ve sevimsizdir. Her yerin kendine mahsus bir edebi vardır. Arkadaşlarına cömertlik et ve iyi muâmelede bulun. Dünyâ sevgisini gönülden çıkar. Allahü Teâlânın rızâsı yolunda senin önüne ve yoluna bir şey engel olmasın.
Şeyh Sadi:
Okulda terbiyesizin yanına oturma
Bu nakışlı mektubu hikmet yazan kalem ile sana yazıyorum.
Şimdi öğütten anlayacak yaşta değilsin, fakat anlayacak çağa geldiğinde kullanırsın.
Yüzünde sakal çıkmadıkça evden dışarıya adımını atma.
Ayağını kendin zincirle, kendi evinde mahpus ol.
Hiçbir zaman ailenin sohbetini bırakıp elin kapısına gitme.
Elle görüşmek hayırlı değildir, özellikle yaşı senden büyük ise.
Seni okula gönderirler, alfabeyi yanı başına koyarlarsa:
Okulda her terbiyesizin yanına oturma.
Saçma fikir yüzünden kalbini kırma, konuşurken mim gibi ketum ol.
Her söylenen boş söze kulak asma ki, kulak çekmenin acısını tatmayasın.
Kurana geçtiğin zaman o sofradan her günün rızkını yemelisin.
Kurandan kendi ipine mücevher olarak ne dizersen, dil ile tekrar ederek kendine mâl et. Sen Kuranı koruma hakkını yerine getirirsen, Hakkın koruması da içindeki dertleri siler.
Molla Cami:
İlim, bütün sanatların baş tacıdır
Her nefes, değeri nitelik ve nicelikten daha çok olan kıymetli bir mücevherdir. Bu mücevheri bedava elden çıkarma, bilhassa alçakları överek.
Kendine bu işin zahmetini çektirme. İlim yolunda çile çekmen daha iyidir.
İlim, bütün sanatların baş tacıdır; ilim, bütün kapıları açar.
İlim yolunda kemerini sıkıca bağla, diğer uğraşılara da fazla eğilme.
Ben sana ilim hakkında daha ne söyleyeyim? Bilgi geldiğinde, sana ne yapacağını söyler. İlim çoktur, fakat ömrün kısadır. Sen gerekli olanı meslek edin. Gerekli olanları öğrendiğin zaman kalbini onarmaya bakman iyi olur.
Kalbin onarımı, kalbi su ve balçığın keşmekeşinden çıkarmandır.
Ayaklarını eteğine, başını yakana çekmen; bedenini şahadete, ruhunu gaibe vermendir
Her baba gider; ama giderken de arkada oğlunun veya kızının kulağına küpe olacak hakikatleri, tecrübeleri bırakır. Hayatta kim olduğumuzu, nasıl durduğumuzu, nereye ve nasıl baktığımızı tayin ederler. Hayatın kurallarını, beklentilerini, kaçınılmazlıklarını öğretir.
Bunu öğretirken de adına nasihat ya da öğüt dediğimiz metodu kullanır. Bu, bir anlamda eğitimdir. Hz. Ademden günümüze kadar bütün babalar çocuklarını hayata hazırlama gayretindedir ve onu bir eğitime tabi tutar.
Bu metot fıtrata uygun bir metottur ki Kuran-ı Kerimde bazı peygamber babaların ağzından aynı metodu kullanarak bütün bir insanlığa yol gösteriyor. Hiç şüphesiz insanın ve insanlığın ebedi kurtuluşu için gönderilen Yüce Kitabımız da hangi üslubun insana daha çok tesir edeceğini bize misalleriyle gösteriyor. Örneğin İnsanları, Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle davet et. (Nahl, 125) ayetinden öğrendiğimiz şey hikmet ve güzel öğüttür. Şimdi demek ki sözünün tesir etmesini isteyen her ebeveyn veya nasihatçi bu yolla muhatabına tesir edebilecektir.
Yine bir başka ayette de, Onlara öğüt ver ve kendilerini ıslâh etmeleri hususunda tesirli bir söz söyle. (Nisa, 63) buyurulmaktadır.
Kuranın uyguladığı metodun aynısını Kuranı bize getiren şanı yüce Resulün eğitim metodunda da görüyoruz. Hayatı boyunca bulunduğu her ortamda en emin bir eğitimci, en güvenilir bir nasihatçi olarak karşımıza çıkan Efendimiz (sas), bununla da yetinmiyor ve üç kere üst üste dinin bir öğüt olduğunu bizlere hatırlatarak hadisin devamında bize şu öğütte bulunuyor: Bir kişi din kardeşinden öğüt isterse, ona öğüt versin. (Müsned, 4:259)
Kuran-ı Kerimde ve diğer Allah dostlarının eserlerinde hitap olarak Ey oğul ifadesinin seçildiği dikkat çekiyor. Bu hitap tarzı kullanılmış olsa da öğüt ve nasihatlerle verilmek istenen mesaj kız-erkek ayrımı gözetmeden bütün bir nesle yöneliktir.
Peygamberlerimizin öğütleri:
Ey Şit! Dünyaya gönül bağlama
Hz. Ademden (as) oğlu Hz. Şite: Ey Şit! Dünyaya gönül bağlama. Her işin sonuna bakıp neticesinin nereye varacağını düşün. Bir işe başlayacağın zaman kalbine sıkıntı gelirse o işi bırak yapma ve hayatın boyunca sürekli danışarak iş yap.
Lokman Hekim:
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme
Ey oğulcuğum! İnsanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez. Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt; çünkü seslerin en çirkini elbette merkeplerin sesidir. (Lokman Sûresi/17-19)
Hz. Muhammed (sas):
Ey kızım, nefsini su ile pâk eyle
Ey kızım! nefsini su ile pak eyle, lisanınla Rabbini zikreyle ki eşin sana baktığı zaman ferahlansın. Gözlerini de sürmele, zira sürme kadınların ziynetidir. Ey Fatıma! Allah katında kabul edilen ibadetler yap. Çünkü kıyamet gününde Ben de seni Allahın azabından kurtaramam.
Hz. Ali:
Cimri ile arkadaş olmaktan sakın
Ey oğul! Her şeyden önce Allahtan kork. Bütün emirlerini yerine getir. Onu anmakla kalbini yaşat. İpine sımsıkı sarıl. Cimri ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o kendisine en fazla ihtiyaç duyduğun anda senden uzaklaşır. Fasıkla arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o, çok değersiz şeye seni satar.
İmam-ı Gazali:
Ey oğul bildiklerinle amel et
Ey oğul! Bilmediklerini öğrenmek istiyorsan, ilk önce bildiklerinle amel etmelisin. Allah vergilerinin en hayırlısı akıl ve ilim olduğu gibi, musibetlerin en kötüsü de ahmaklık ve cehalettir.
Mevlânâ:
Dilden gönüle yol vardır
Ey oğul! Eğer düşmanını sevmek, düşmanının da seni sevmesini istiyorsan, kırk gün onun iyiliğini ve hayrını söyle. Göreceksin ki o düşman, senin en yakın dostun olacaktır. Çünkü gönülden dile, dilden de gönüle yol vardır.
İbrahim Edhem:
Gençlik çağını ibadet için harca
Ey oğul! Vakitlerin en şereflisi olan gençlik çağı, amellerin en faziletlisi olanlar için harcanmalıdır. İş bu ameller mukaddes yüce Hakkın ibadet ve taatidir.
Şeyh Edebali:
Cahiller arasındaki alime acı
Ey oğul! Caniler arasında alime, zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı!.. Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
H. Bayram-ı Velî:
Edebe çok riâyet eyle
Ey oğul! Bir mecliste bulunduğun zaman az konuş. Sana sorulmayan şeye cevap verme. Bir şey sorulursa cevâbını bilmiyorsan, bilmiyorum de. Bilmediğine, bilmem demek ilmin yarısıdır. Eğer cevâbını biliyorsan, kısa cevap ver. Sözü uzatma. Mecliste bulunanlara imtihân için bir şey sorma. Onlarla münâzara ve münâkaşa etme. Kendini beğenerek en başa, yukarıya oturma. Edebe çok riâyet eyle. Edepsizlik her zaman ve her yerde yasak ve sevimsizdir. Her yerin kendine mahsus bir edebi vardır. Arkadaşlarına cömertlik et ve iyi muâmelede bulun. Dünyâ sevgisini gönülden çıkar. Allahü Teâlânın rızâsı yolunda senin önüne ve yoluna bir şey engel olmasın.
Şeyh Sadi:
Okulda terbiyesizin yanına oturma
Bu nakışlı mektubu hikmet yazan kalem ile sana yazıyorum.
Şimdi öğütten anlayacak yaşta değilsin, fakat anlayacak çağa geldiğinde kullanırsın.
Yüzünde sakal çıkmadıkça evden dışarıya adımını atma.
Ayağını kendin zincirle, kendi evinde mahpus ol.
Hiçbir zaman ailenin sohbetini bırakıp elin kapısına gitme.
Elle görüşmek hayırlı değildir, özellikle yaşı senden büyük ise.
Seni okula gönderirler, alfabeyi yanı başına koyarlarsa:
Okulda her terbiyesizin yanına oturma.
Saçma fikir yüzünden kalbini kırma, konuşurken mim gibi ketum ol.
Her söylenen boş söze kulak asma ki, kulak çekmenin acısını tatmayasın.
Kurana geçtiğin zaman o sofradan her günün rızkını yemelisin.
Kurandan kendi ipine mücevher olarak ne dizersen, dil ile tekrar ederek kendine mâl et. Sen Kuranı koruma hakkını yerine getirirsen, Hakkın koruması da içindeki dertleri siler.
Molla Cami:
İlim, bütün sanatların baş tacıdır
Her nefes, değeri nitelik ve nicelikten daha çok olan kıymetli bir mücevherdir. Bu mücevheri bedava elden çıkarma, bilhassa alçakları överek.
Kendine bu işin zahmetini çektirme. İlim yolunda çile çekmen daha iyidir.
İlim, bütün sanatların baş tacıdır; ilim, bütün kapıları açar.
İlim yolunda kemerini sıkıca bağla, diğer uğraşılara da fazla eğilme.
Ben sana ilim hakkında daha ne söyleyeyim? Bilgi geldiğinde, sana ne yapacağını söyler. İlim çoktur, fakat ömrün kısadır. Sen gerekli olanı meslek edin. Gerekli olanları öğrendiğin zaman kalbini onarmaya bakman iyi olur.
Kalbin onarımı, kalbi su ve balçığın keşmekeşinden çıkarmandır.
Ayaklarını eteğine, başını yakana çekmen; bedenini şahadete, ruhunu gaibe vermendir