Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
BAĞDAT FÂTİHİ'NİN AFFI


24 Aralık 1638, Ba datın ikinci fethidir. IV. Murat Han, şehre girince, eman istemeyen Ba datın inatçı valisi Bektaş Hanı huzûruna kabul eder. Aralarında şöyle bir muhâvere geçer.

Sen kimsen, adun nedür, neye geldün?

Kala-i Ba dat hâkimi Bektaş Han kulunam; kalayı Pâdişâhuma teslim itmeye geldüm!

Ya niçün karşı kodun? Bu kadar muhâlefet neden lâzım geldi? Dahi evvel kulluk itsen olmaz mı idi?

Çünkim veliyy-i nimetümüzün ugruna kâdir oldugumuz mertebe vuruşma uhdemüze lâzım idi. Nitekim Saâdetlü Pâdişâhun kulları dahi u ur-i Hümâyûnlarına sarf-ı iktidâr iderler. İşte bir avuç kanum ve başumla canum. Huzûr-i Şerîflerine geldüm, dilerse afveylesün, isterse katleylesün, ferman Pâdişâhundur!

Hele böyle olur; Efendüne hizmet itmek ise ancak olur! Sana ve tevâbi eskerüne ve hanlara emân virdüm! diyerek onu affeder.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
4. MURADIN DEHŞET VERİCİ DARP ATIŞI


IV. Sultan Murad Hanın da okçulukda da büyük bir rekoru bulunuyor. Sultan bu rekorunu, darp atışı adı verilen kalın cisimleri okla delerek elde etti. Hint Türk hükümdârı Timuro lu Şah Cihan, elçisi Emir Zarif Bey ile Ok işlemez ve kılıç kâr eylemez diye fil kula ından yapılma ve üzeri gergedan derisiyle kaplı son derece kavî bir kalkanı hediye olarak göndermişti. IV. Sultan Murad, Musulda yapılan merâsim sırasında elçinin gözleri önünde bir ok atışıyla bu kalkanı delmişti. IV. Sultan Murad, yine attı ı oklarla delik deşik etti i 12 zırhı da Mısır halkının dikkatlerini çekmek için Kahire Kalesinin kapısı üzerine astırmıştı.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
KANUNÎNİN MEKTUBU


Zigetvar Savaşına giden Kanuni Sultan Süleyman oradan Ebussuud efendiye gönderdi i mektupla Şeyhül İslâmdan dua istedi i. Mektubu şöyledir;

Halde haldaşım, sinde sindaşım.

Tarik-i hakda yoldaşım, ahiret karındaşım.

Molla Ebussuud hazretlerine,

Duâyı bîhad iblâ ından sonra

Nedür hâliniz?

Ve nicedür mizâc-ı lâzimül-imtizâcınız?

Sıhhat ve afiyette misiniz?

Hak Teâla hızânei hafiyesinden

Kemâl-i sıhhat ve nihâyet-i selâmet müyesser eyleye...

Allah-ü Teâlânın ihsanı ile, lutuflarınızdan niyaz olunur ki mübârek vakitlerde, muhlislerinizi şerefli kalplerinizden çıkarmayınız. Bizim için duâ buyurunuz ki, yere batasıca kafirler hezimete u rayıp, bütün islam orduları mansûr ve muzaffer olup, Allâh-ü tealanın rızasına kavuşalar... Duâlarınızı, yine duâlarınızı bekleyen, Hak Teâlânın kulu Süleymân-ı bî riyâ."
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Bu konu toplam 1 defa okunmustur.

AB-I RUY-İ ULEMA-İ RÛM EBUSSUÛD MERHUM
23 - 8 - 2003

23 A ustos 1574 (H.982) tarihinde 84 yaşında iken vefat etti. Cenaze namazını Kazasker Sinan Efendi Fatih Camiinde kıldırdı. Ve Eyüp semtinde kendisinin yaptırdı ı medresenin bahçesine defnedildi. 58 sene müddetle kadılık, müderrislik, şeyhülislamlık vazifeleri yaptı. Millete ve devlete çok hizmet etmiş. Padişahlar ve halk tarafından çok sevilmiş müstesna bir zât idi. Sayısız talebe yetiştiren ve çok mühim eserler veren Ebussuus efendi günümüzde daha çok fetvalarıyla bilinmektedir. Ebussuud efendinin vermiş oldu u fetvalardan bir misâl;

Bir tavuk bo azlanıp, içi ve kursa ı çıkarılmadan, kaynar suda haşlasalar, yolsalar, yemesi helal olmaz, haramdır.

Kesip içi ve kursa ı çıkarılıp, içi yıkandıktan sonra haşlanırsa, tüylerine necaset bulaşmamış ise, yemesi helal olur.
 
Üst Alt