- Üyelik Tarihi
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,935
- Aldığı Beğeniler
- 3,661
- Takım
- Galatasaray
İslamın hükmüne dayandırılan bakımlı görünme kaygısı, tesettürlü kadınların da marka tutkunu olmalarına neden oluyor. Bunun yol açtı ı sürekli tüketim ve sergileme iste i ise İslamla çelişiyor.
Başörtüsünde marka önemli mi?
Ankara ve İstanbul'da yaşayan, orta ve üst-orta ekonomik sınıftan, yaşları 20 ile 55 arasında de işen, kendi istekleri ile yaşamlarının farklı zamanlarında kapanmış, şehirli tesettürlü kadınlar için bakımlı, süslü, hoş ve güzel görünümlü olmak ciddi bir kaygı.
Bu kaygıyla 12 ila 60 adet başörtüsüne sahip olanlar var. Kıyafetle uyumlu renkte örtünme arzusu, özel günler ve yeni sezon modası sürekli yeni başörtüleri, iç boneler, bantlar, broşlar almalarına sebep olmakta.
Güzel görünme iste i, marka merakına da yol açmakta.
Hermes, Burberry ve Gucci, en pahalı markalar olarak görülüyor. Fiyatları 40-180 YTL arasında de işen Pierre Cardin ile Vakko ve daha sonra 15-90 YTL arasındaki Aker de iyi markalar olarak tercih ediliyor. 10-20 YTL olan daha ucuz markalar ise Çisel, Minelli, Vietta, Piramit, Miray, Armine gibi, isimleri yabancı dilleri andıran Türk markaları.
Görüştüklerimizden birkaçının ifadesi, markaya verilen önemi özetliyor: "Başörtüsü Vakko ise, markası görünür biçimde ba lanır."
Çok sayıda başörtüsü almak ve marka tercihi israf olarak görülmüyor mu?
Moda, de işim ve çeşitlilik esasına dayanır ve sürekli satın almayı gerektirir. İslam ise inananlara israfa kaçmamalarını önerir. Moda sergilemeye dayanır; İslam güzel olanı, "sergilemeye kaçmadan ahlaklı ve zarif olan" diye tanımlar.
Görüştüklerimizin ço u, çok miktarda, pahalı ve marka başörtüsü almanın israf oldu unu ve inançlı olmanın şartlarıyla çelişti ini, bazısı da moda, güzellik ve dış görünüme bu kadar önem verilmesinden rahatsız olduklarını ifade etti.
Buna karşın, dikkat çekici olmadan süslü ve güzel bir görünüme sahip olmanın pek mümkün olmadı ını kendileri de kabul etmekte ve tesettürün temeli olan erkek bakışını çekmemek unsuru ile çelişen bir durumla karşı karşıya kalmaktadırlar. Sahip oldukları başörtüsü adedini ve markalara ödedikleri fiyatları "maddiyatçılık" ya da "israf" olarak görmeyip görünümlerine verdikleri önemi belli gerekçeler öne sürerek savunmaktadırlar.
Başörtüsü, örtünen kadın için bir güzellik sembolü mü?
Başörtüsü de, saç gibi bir güzellik sembolü olarak ortaya çıkmakta ve ahlak ile çatışmaktadır. Kıyafetle uyumlu başörtüsü, kullanıcının güzelli ini ortaya çıkarmaktadır. Modaya dikkat eden tesettürlü kadınların ifadesine göre tesettüre uygun giyim güzel olabilir. Kadının örtüsü, saçı gibi, kadının ahlak, din, politika ve estetikle savaşımını yansıtmaktadır.