Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Gerçek sevgi, sevenin varlığını kaplayan, ondan taşan, dışa vuran ve görünür kılınan bir vetiredir.

Sevme duygusundan dolayı kişinin dış dünyasına yansıyan her şey aslında soyut olanın somutlaşması,

özün kabukta yansıması, siretin surete aksetmesinden ibarettir.




Bu bakımdan sevgi öncelikle seveni, sevenin sevgisi oranında da sevileni etkiler.

Sevenin sevgiliye karşı takındığı tutum ve davranışlar, onun huzurunda veya gıyabında gösterilen gayret

ve hizmet, bu sevginin dışa vurumunda da başlıca belirleyici unsurdur.





Eski terbiye geleneğimizde, konuşno argo! sözü, üç yerde baş eğerek dinlemek bir kaidedir.

Bunlardan biri büyüklerin küçükleri (amirin memuru, üstün astı) azarladıkları, ayıpladıkları,

hatalarını ikaz ettikleri esnada küçüğün başını eğerek dinlemesidir (yazık ki modern hayatta küçükler

büyüklere baskın çıkma konumundalar).

İkincisi, kendisine iltifat edilen kişinin tevazu gereği başını yere indirmesi, bunun mahcubiyeti ile mahviyetkârlık

göstermesidir (Bu dahi şimdilerde tersine dönmüştür).

Başı yere indirmenin üçüncü sebebi asıl konumuz olan gerçek sevgi ve hürmettir.




Evet, seven her daim sevgiliye bakmayı ister, bu doğrudur; illa ki sevgili kendisine baktığı anda bakış

yönünü hemen yere indirmeye yeltenir. Gerçek sevginin göstergesi işte bu hâldir.

Göz elbette kalbin aynasıdır ve elbette sevenin kalbi sevgiliye yönelik olmak, her daim ona bakmak arzusu

güder; ne var ki iş tersine döndüğünde, yani sevilen lutfedip sevene baktığında, sevenin sevgi dolu kalbi,

sevgilinin kalbindeki celale, onun haşmet ve heybetine dayanmakta zorluk çeker.

Sevenin bu heybetten utanması, kendisini sevgilinin celali karşısında saygıya ve dolayısıyla gözlerini yere

indirerek mahviyet göstermesine vesile olur. Aksi takdirde gerçek sevgi taşıyan bir kalb,

sevdiğinin yüzüne bakmaya dayanamaz, yerinden fırlayacakmış gibi çırpınmaya başlar, kaynar, fokurdar.




Hani eskilerin Efendiler Efendisi'nin güzel adı anıldığında sağ ellerini kalplerinin üstüne bastırma halleri

vardır ya; işte bu tavır, Sevgili'nin adı anılınca kalbi yerinden oynatan gerçek sevginin zaruri bir neticesidir.

Öte yandan gözler, delalet ettikleri gerçekleri dilden (zebandan) daha net açıklarlar.

Sevgilinin gözlerine bakıp da sevgisinin karşılığı olan gerçeği öğrenmek yerine sevgilinin sözlerini dinleyerek

umuda yapışmak, elbette sevgi işine daha layıktır.

Dilden dökülenleri te'vil etmek, veya nalıncı keseriyle yontmak mümkündür,

ama gözlerin anlattığını hiçbir yorum zerre miktar yerinden oynatamaz.

Üstelik sözler bazen meramın tam tersini ifadelendirebilir, ama gözler asla yalan söylemez.




Krallar ve sultanlar töresidir, huzura kabul edilen kişiler yere bakacaktır.

Bu onları hem memnun eder hem de tebaalarına karşı heybetlerini, bir ölçüde de saygı ve sevgilerini arttırır.

Nitekim yüksek makamdakilerin huzurunda onların yüzüne bakmayıp yere bakarak arz-ı hâl (arzuhal) eylemek

bugün dahi edeb ve terbiye bilenlerin nihai saygı tavrıdır.




Şimdi, sevgili adını kalbinde ve dilinde her an zikr ü tesbih eden (anan ve tekrarlayan), sevilenin emir ve

isteklerini kendi arzularından önde tutan, emrine boyun eğen, bunun karşılığında maddi veya manevi herhangi

bir menfaate yönelik talepler gözetmeyen, sevgili adı anıldığında bütün varlığıyla ona yönelen, bir an olsun

tereddüt göstermeden onun varlığı içinde kaybolmayı isteyen, sevgiliden konuşulmayı, onun güzelliğinden,

yüceliğinden, yeganeliğinden bahsedilmeyi adeta bir vecd hali gibi canla başla kabul eden bir âşıkın, başını

yere eğip bütün benliğiyle, hiçbir sapma göstermeden kendini ona teslim etmesinden daha tabii ne olabilir!?..



Sevgilinin yaşadığı yerlere gidip onun ayak izlerine basmayı, aradaki engelleri kaldırıp vuslata kapı açacak

sebeplere yapışmayı, ondan her söz edilişte heyecan ve ürpertilere düşmeyi, sevgilinin lehinde ve aleyhinde

söylenenlerden etkilenip ona göre ya muavenet, ya gayret göstermeyi, velhasıl onunla sevinmeyi, onunla

üzülmeyi varlığının her zerresiyle kabul eden bir âşık için başını yere indirmek de ne gam!..

Bunu tekkelerin önünde kuru ekmek parçası bekleyen köpekler bile yapıyor!..



İskender Pala
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
çok güzel bir makale yazar güzel kaleme dökmüş sevgiyi

paylaşımın için ALLAH razı olsun canım
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Hani eskilerin Efendiler Efendisi'nin güzel adı anıldığında sağ ellerini kalplerinin üstüne bastırma halleri

vardır ya; işte bu tavır, Sevgili'nin adı anılınca kalbi yerinden oynatan gerçek sevginin zaruri bir neticesidir

ablam yüreğine sağlık..inan harika bir yazı...
MEVLAM Bizleri sevgilinin adı anılınca kalpleri yerinden oynayan salih ve saliha muminlerden etsin..
Özlemiştim yazılarını
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Allah sızlerden de razı lsun...ıskender pala gercekten cok guclu bır kalem...
 

iklimya

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Ağu 2006
Mesajlar
107
Aldığı Beğeniler
0
Çok güzeldi cnm ellerine sağlık
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah (cc) razı olsun Melek kardeşim çok güzel bir yazıydı...
emeğine sağlık...dua ile...
 

Sevval

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2006
Mesajlar
148
Aldığı Beğeniler
0
yüreğine sağlık meleğim çok güzel bir yazıymış iskender pala nın eserleri gerçekten çok güzel.... :tongue:
 
Üst Alt