Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hak-Aşığı

aşkına talibim ALLAH'ım
 
Üyelik Tarihi
8 Ağu 2008
Mesajlar
138
Aldığı Beğeniler
1
Konum
mardin
Takım
Galatasaray
Basimiza gelén bela ve musibetlerin iki yönü vardir.
1-Sebebler alemi
2-Sebeblerin arkasinda Müsebbib-i hakiki olan
Üsütmek sebeb,hasta olmak neticedir.Hastaligin arkasinda u teala vardir.Diledigi kadar hasta eder diledigini öldürür,diledigini sifaya gark eder.Fakirlik ,zenginlik ,hakaret,horlama sebebler tahtina gelir.Bu sebebler arkasinda Müsebbib-i Hakiki u Teala´dir.u Teala murad etmezse,hic bir yilan kimseye sokmaz.Hic bir sivrisinek kimseyi isirmaz.Kainatta olmus -olacak ,bitmis yapilacak herbir mesele kudred-i ilahiyyenin hakmu neticesidir ve sebebleri halkeden u Teala´´dir.
Iskendaran-i Ataullah hazretleri El Hikem´´ül Ateiyye´´de insanlari mertebelere ayirirken ,bir kisim insanlari sebebler icnde kalmislar olarak vasiflandirilmistir ki kazanci ticaretten,hastaligi mikroptan,üsütmekten,acligi yemekten ,hakareti adaletsizlikten bilirler.

Milletler nasilsa basindakiler öyle olur.Biz degismedikce basimizdakiler degismez.Biz Halik´´a tevekkül ve ibadet etikce rizkimiz bollasir,isyan edip günah pesinde kostukca rizkimiz daralir,pahalilik artar,
Bununla Mikail (A:S) vazifelendirilmistir.Musibetler cogaldi ise günahlarimiz artti,demektir.Def´´ini isterken tövbe ve istigfar gerekir.Onun icin u Teala."Kim bir kötülük islerse cezasini görür.nisa sures-i 123 cü ayet"buyurmustur.

Kötülük etmemek nefse zor gelen seylerden oldugundan Hazret-i Ebubekir (R.A)efendimiz,bundan sonderece müteessir olarak Resul-i Ekrem(S.a-v) efendimize sormustur.
- Ya Resullulah ,her yaptigimizin cezasini göreceksek-ki elbet görecegiz bundan nasil kurtulalim?
-Ya Eba Bekir ,Cenab-i seni magfiret etmistir.´´in huzurunda .´´in huzurunda tazarru ve niyaz ile duruyorsun.Sen mahzun olmuyormusun? Basina bir sürü dert,bela ,gelmiyor ´mu?
-Geliyor ya Resulullah
-Iste bütün bu sikintilar ,bu darliklar ,bu mesakkatler cezalardan sayilir.
Bu musibetlere sabirla katlananlar,u Teala´´ya rizanin en büyük nimet oldugunu ,takdirde razi olmain en büyük fazilet oldugunu bilenlerdir.Bütün ibadetlerin ,taatlarin ,bela ve musibetlerin sabririn neticesi rizasidir."u Teala´´dan ne beklersin,u Teala mükafat verse ,ruhsat verse ver ne istersin ?sulaine verilecek cevap sudur;
"Rabbimin rizasini isterim.´´in rizasindan büyük nimet olmaz Yüzbin cennte ´´in rizasindan üstün degildir.

Ayet-i celilede,"..... onlardan razi onlarda ´´tan razi olmuslardir.. i beyyine sures-i..(8)ayet"buyurulmaktadir ki ´dan razi olmanin hali,u Teala kulunu hangi halde bulundurursa ,o hale sikayet etmemektir.

Ihsanin en son haddi,u Teala´´in bizden razi olmasidir.Oysa biz kullarimizda hep maddi menfaatlar icin el acariz.Rabbü Teala ,Kur´´an--i Kerim´´de buyuruyor ki...""",müin erkeklere ve mümin kadinlara,icinde ebedi kalmak üzere altindan irmaklar akan cennetler ve And cennetlerinde güzel meskenler vadetti.´´in rrizasi icin hepsinden büyüktür .Iste büyük kurtulus budur..tevbe sures-i 72 ayet


 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAh cc razı olsun yüreğine sağlık
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Musibetler de Nimettir
Ümit Demir


En son en zaman başınıza bir musibet geldi; ne zaman acılar içinde kıvrandınız? Niye hep ben, diyor musunuz aşılmaz, onulmaz sandığınız bir derde maruz kalınca. İsyan yelkenlerini hemen indiriyor musunuz, yoksa denizin sakinleşmesini bekliyor bir yandan da sabır tesbihini mi çekiyorsunuz dualarla?

Musibetler, dertler, acılar, yokluklar neden hep bizi bulur diye hayıflanırız çoğu kere. Hâlbuki dertlerin de nimet olabileceği nedense hiç aklımıza gelmiyor. Belki gözümüzü başka bir aleme açacak kapıdır bu dert sandıklarımız. Bizi uyarmaya gelmişlerdir. Ya da “Şişt; ne oluyor sana; aslını unutma, ödevlerini unutma” demek istemişlerdir.

Ayazın nefes dahi aldırmadığı dağ başında karlarla mücadele halindesiniz diyelim. Yanınızdaki size küçük musibetlerle dokunuyor. Belki çimdik atıyor, belki tokat atıyor. Peki neden? Derdin daha büyüğüne kapılıp gitmeyin diye; uyuya kalıp da soğuktan donmayasınız diye… Gözünüz bu dünyaya hep açık dursun diye, bilinciniz yerinde kalsın diye… Kim olduğunuzu, nereye gidip nereden geldiğinizi unutmayasınız diye… Belki tokat atar belki tekme! Bu zahirde, görünüşte birer küçük musibet gibi görünen hareketlerin olmadığını düşünün, ne olur sonunuz? Elbette uyku uyuma isteği başlar, uykuda daha çok savunmasız kalan zayıf ve aciz bedeniniz soğuğa yenik düşerek can emanetini Azrail meleğine teslim eder.

İşte bunun gibi belki dert, sıkıntı, musibet sandıklarımız Rabbimizin bizi gaflet uykusuna dalıp da dünya ölülerinden olmayalım diye göndermiş olduğu küçük uyarılar neden olmasın? Sizi Zat'ına bağlayan, birkaç dua cümlesi iki damla gözyaşı ile "kul" olma makamına çıkartan ikramlar neden olmasın? Ya da “bu şekilde hayat sürme; kendine gel!” türünden ve dikkat edilmezse büyük belaların habercisi olabilecek bir uyarı neden olmasın?

Anlatırlar ki Rabbimiz Firavun’a yüzyıllarca yaşayan Firavun’a bir baş ağrısı dahi vermemiş. “Uzun ömründe sapasağlam yaşasın, dua edip de sesini Bana duyurmasın” diye. Yani musibetler de her kula nasip olmasa gerek. Ancak Rabbimizin kendisinden ayırmak istemediği, gönlünü Zat'ından yana çevirmek istediği ender kullarına verdiği bir lütuf belki.

Küçük musibet büyük musibeti önler denir ki, bu da işin diğer boyutu. Küçük bir dersten akıllanan insan aynı tür ya da benzeri bir olayla karşılaştığı zaman tecrübesini devreye sokar ve küçük dersten, büyük musibetten edindiği deneyimle başını büyük beladan koruyabilir. Ya da küçük musibet belki günahlara kefaret olacaktır bu vesileyle bir başka büyük imtihana gerek kalmayacaktır.

İşte tüm bu düşünceler insanın yaşadığı olaylara karşı bakışını farklılaştırır. Bozulmaya yüz tutan insan halet-i ruhiyesini dengede tutmaya yarar. Zaten İslam’ın da korumak istediklerinden biri de bu değil mi? İman ile dünyaya bakan asla teessür olmaz. Her işte bir hikmet ve hayır arar ve bulur. Somut mükafatını ise Rabbimiz dilerse belki bu dünya da ama ahrette mutlaka verecektir.

Kul olmanın sırrına binaen yapılacak en güzel davranış olaylara ilk başta gereken sabrı gösterip alınması lazım gelen dersleri alarak hayatı okumaya devam etmektir. Yoksa en küçük tepede yorulursak, yoldan dönmeye kalkarsak veya da o tepeye kızarsak, küçük engel sebebiyle kendimizi üzersek insana verilen pek çok kerameti kullanamamış oluruz.

Musibetlerin bir sam yeli edasıyla olgunluğunuza olgunluk katarak sizi kemâlat derecesinde tatlandırması duasıyla…
 
Üst Alt