pech haben: sansi olmamak.
das macht nichts: zarari yok.
Jahre lang: yil boyunca
es geht: söyle böyle,eh iste
einkaufen gehen: alisverise cikmak
es ist aus: bitti,sona erdi,kapandi
das ist alles: hepsi bu kadar
das wär's: tamamdir,bu kadar
recht haben: hakli olmak,hakki olmak
zu Fuß: yürüyerek
** besten: en iyisi,iyisi mi
weg müssen: gitmek,gerekmek
sagen wir: diyelim ki....,farz edelim
zum erstenmal: ilk defa ,ilk kez
nichts dafürkönnen: elinden birsey gelmemek,caresiz olmak,suc kendinde olmamak
weg sein: uyur kalmak,sarhos olmak,sasirmak,asik olmak
eines Tages: günün birinde,bir gün
einen Augenblick: bir dakika,bir saniye
von mir aus: benim icin hava hos,fark etmez
mit einem Wort: kisaca,tek sözcükle
keine Ursache!: birsey degil,rica ederim,estagfurullah
was soll das?: bu da ne demek oluyor
Platz nehmen: oturmak
auf die Nerven gehen: birinin sinirlerine dokunmak,birini sinir etmek
das Licht anmachen: isigi acmak,isigi yakmak
vor sich haben: yapacak seyi olmak
du meine Güte!: Tanrim!,aman Allahim!,aman Yarabbi
in Frage kommen: söz konusu olmak
im wege stehen: engel olmak,karsisina cikmak
Schule haben: okulu olmak
eine Rolle spielen: bir rol oynamak,rolü olmak,önemi olmak
nichts zu machen sein: yapacak hicbir sey olmamak
leid tun: üzgün olmak,acimak
im Kopf: kafadan,akildan,akilda
Got sei Dank! : Allah'a sükür!,cok sükür!
Bescheid wissen: iyi bilmek
weißt du was: derim ki,diyorum ki,ne dersin?
das ist seine Sache: bu onun bilecegi is,kendisi bilir
es ist mir (dir,...) recht: benim icin hava hos,bence bir sakincasi yok
es geht los: basliyor
aus dem Kopf: akildan, ezbere
im Augenblick: bir anda,hemen,son hizla
unter Umständen: belki,herhalde,uygun düserse
Schluß machen: bitirmek,son vermek
erst recht: inadina
kurz und gut: kisacasi,sözün kisasi
grüss Gott!: merhaba,selam
auf den Gedanken kommen: fikrine varmak
zu Bett gehen: yatmak,yatmaya gitmek
schwarz sehen: karamsar olmak,sonunu iyi görmemek
in Ruhe lassen: birini rahat birakmak
nach wie vor: eski hamam eski tas,eskisi gibi
imstande sein: yapabilmek,elinden gelmek,agzinda bakla islanmamak
das gibt's nicht: olanaksiz,olamaz
zu Ende gehen: bitmek,sona ermek
auf den ersten Blick: ilk bakista
es handelt sich um ...:söz konusu olan..,önemli olan...
genug davon haben: canina tak etmek,bezmek,artik yetmek
nicht gefallen: iyi (saglikli) gözükmemek
heute oder morgen: bugün yarin
es kommt darauf an: bakalim
einigermassen: söyle böyle,iyi kötü,asagi yukari
keine Ahnung haben: bilgisi olmamak
zur Sache kommen: kisa kesmek
vor sich gehen: olmak,vuku bulmak
einen Streich spielen: birine oyun oynamak,oyun etmek
nach und nach: yavas yavas
noch lange nicht: katiyen,hic,asla
ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar
vor Hunger sterben: acliktan ölmek
nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic
den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak
auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla
im Schneckentempo
eve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsü
Was suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?
die Ohren spitzen: kulak kabartmak
den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek
hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak
ganz und gar: tamamen,bastan asagi
eins von beiden: ikisinden biri
nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak
zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak
zu suchen haben : aramak, isi olmak
es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek
von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga
mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten
das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar
jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak
Gas geben :gaza basmak,gazlamak
zu Ende sein: bitmek,sona ermek
die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek
sein Wort halten: sözünü tutmak
auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek
bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla
sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak
vor kurzem :birkac gün önce,daha önce
aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak
ein für allemal : son olarak, son defa
zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek
die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek
schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak
nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak
zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde var olmak
mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla
eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek
das hat noch Zeit : acelesi yok
es fällt Schnee : kar yagiyor
Platz machen : yer acmak
mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvAllah
kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari
hier und da : orada burada, yer yer, bazen
Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak
Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, paydos etmek
wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak
mit der Zeit : zamanla, yavas yavas
Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde
keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek
zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir
lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak
einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak
von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca
sich in die Länge ziehen : uzamak
Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak
jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek
kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak
keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
Tag ind Nacht= gece gündüz
sich Rat holen= akil danismak, fikir almak
mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli
Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok
sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak
das ist die Frage = süpheli, belli degil
sein Brot verdienen = gecimini saglamak, ekmek parasi kazanmak
in Stürmen regnen = bardaktan bosalircasina, (saganak halinde) yagmak
im Laufe der Zeit = zamanla, yavas yavas
zu sich kommen = kendine gelmek, kendini bulmak
das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz
dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak
von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce
Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek
mit offenem Munde dastehen = agzi acik kalmak
bei Laune sein = keyfi yerinde olmak
von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga
jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak
da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak
recht behalten = hakli olmak, hakki olmak
sich etwas nicht gefallen lassen=izin vermemek,kayitsiz kalmamak
etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek
so gut wie = hemen hemen, asagi yukari
sich Gedanken machen = düsünmek
Haare auf den Zähnen haben=kaba ve itaatsiz olmak,aksi cevap vermek
unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda
jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak
einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak
der Reihe nach = sirayla
alle Hände voll zu tun haben=cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak
dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak
unter der Hand = el altindan, gizlice
an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek
von neuem = yeniden, yeni bastan
bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin
in die Hand nehmen = ele almak
sei so gut = rica etsem.., lütfen...
das macht nichts: zarari yok.
Jahre lang: yil boyunca
es geht: söyle böyle,eh iste
einkaufen gehen: alisverise cikmak
es ist aus: bitti,sona erdi,kapandi
das ist alles: hepsi bu kadar
das wär's: tamamdir,bu kadar
recht haben: hakli olmak,hakki olmak
zu Fuß: yürüyerek
** besten: en iyisi,iyisi mi
weg müssen: gitmek,gerekmek
sagen wir: diyelim ki....,farz edelim
zum erstenmal: ilk defa ,ilk kez
nichts dafürkönnen: elinden birsey gelmemek,caresiz olmak,suc kendinde olmamak
weg sein: uyur kalmak,sarhos olmak,sasirmak,asik olmak
eines Tages: günün birinde,bir gün
einen Augenblick: bir dakika,bir saniye
von mir aus: benim icin hava hos,fark etmez
mit einem Wort: kisaca,tek sözcükle
keine Ursache!: birsey degil,rica ederim,estagfurullah
was soll das?: bu da ne demek oluyor
Platz nehmen: oturmak
auf die Nerven gehen: birinin sinirlerine dokunmak,birini sinir etmek
das Licht anmachen: isigi acmak,isigi yakmak
vor sich haben: yapacak seyi olmak
du meine Güte!: Tanrim!,aman Allahim!,aman Yarabbi
in Frage kommen: söz konusu olmak
im wege stehen: engel olmak,karsisina cikmak
Schule haben: okulu olmak
eine Rolle spielen: bir rol oynamak,rolü olmak,önemi olmak
nichts zu machen sein: yapacak hicbir sey olmamak
leid tun: üzgün olmak,acimak
im Kopf: kafadan,akildan,akilda
Got sei Dank! : Allah'a sükür!,cok sükür!
Bescheid wissen: iyi bilmek
weißt du was: derim ki,diyorum ki,ne dersin?
das ist seine Sache: bu onun bilecegi is,kendisi bilir
es ist mir (dir,...) recht: benim icin hava hos,bence bir sakincasi yok
es geht los: basliyor
aus dem Kopf: akildan, ezbere
im Augenblick: bir anda,hemen,son hizla
unter Umständen: belki,herhalde,uygun düserse
Schluß machen: bitirmek,son vermek
erst recht: inadina
kurz und gut: kisacasi,sözün kisasi
grüss Gott!: merhaba,selam
auf den Gedanken kommen: fikrine varmak
zu Bett gehen: yatmak,yatmaya gitmek
schwarz sehen: karamsar olmak,sonunu iyi görmemek
in Ruhe lassen: birini rahat birakmak
nach wie vor: eski hamam eski tas,eskisi gibi
imstande sein: yapabilmek,elinden gelmek,agzinda bakla islanmamak
das gibt's nicht: olanaksiz,olamaz
zu Ende gehen: bitmek,sona ermek
auf den ersten Blick: ilk bakista
es handelt sich um ...:söz konusu olan..,önemli olan...
genug davon haben: canina tak etmek,bezmek,artik yetmek
nicht gefallen: iyi (saglikli) gözükmemek
heute oder morgen: bugün yarin
es kommt darauf an: bakalim
einigermassen: söyle böyle,iyi kötü,asagi yukari
keine Ahnung haben: bilgisi olmamak
zur Sache kommen: kisa kesmek
vor sich gehen: olmak,vuku bulmak
einen Streich spielen: birine oyun oynamak,oyun etmek
nach und nach: yavas yavas
noch lange nicht: katiyen,hic,asla
ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar
vor Hunger sterben: acliktan ölmek
nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic
den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak
auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla
im Schneckentempo
eve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsüWas suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?
die Ohren spitzen: kulak kabartmak
den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek
hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak
ganz und gar: tamamen,bastan asagi
eins von beiden: ikisinden biri
nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak
zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak
zu suchen haben : aramak, isi olmak
es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek
von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga
mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten
das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar
jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak
Gas geben :gaza basmak,gazlamak
zu Ende sein: bitmek,sona ermek
die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek
sein Wort halten: sözünü tutmak
auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek
bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla
sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak
vor kurzem :birkac gün önce,daha önce
aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak
ein für allemal : son olarak, son defa
zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek
die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek
schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak
nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak
zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde var olmak
mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla
eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek
das hat noch Zeit : acelesi yok
es fällt Schnee : kar yagiyor
Platz machen : yer acmak
mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvAllah
kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari
hier und da : orada burada, yer yer, bazen
Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak
Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, paydos etmek
wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak
mit der Zeit : zamanla, yavas yavas
Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde
keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek
zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir
lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak
einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak
von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca
sich in die Länge ziehen : uzamak
Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak
jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek
kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak
keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
Tag ind Nacht= gece gündüz
sich Rat holen= akil danismak, fikir almak
mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli
Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok
sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak
das ist die Frage = süpheli, belli degil
sein Brot verdienen = gecimini saglamak, ekmek parasi kazanmak
in Stürmen regnen = bardaktan bosalircasina, (saganak halinde) yagmak
im Laufe der Zeit = zamanla, yavas yavas
zu sich kommen = kendine gelmek, kendini bulmak
das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz
dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak
von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce
Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek
mit offenem Munde dastehen = agzi acik kalmak
bei Laune sein = keyfi yerinde olmak
von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga
jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak
da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak
recht behalten = hakli olmak, hakki olmak
sich etwas nicht gefallen lassen=izin vermemek,kayitsiz kalmamak
etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek
so gut wie = hemen hemen, asagi yukari
sich Gedanken machen = düsünmek
Haare auf den Zähnen haben=kaba ve itaatsiz olmak,aksi cevap vermek
unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda
jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak
einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak
der Reihe nach = sirayla
alle Hände voll zu tun haben=cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak
dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak
unter der Hand = el altindan, gizlice
an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek
von neuem = yeniden, yeni bastan
bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin
in die Hand nehmen = ele almak
sei so gut = rica etsem.., lütfen...