İste biz boyleyiz....
''Erkekler ağlamaz.''
''Erkekler korkmaz.''
''Erkekler karı gibi gülmez.''
Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira zavallı
erkekler genç yaşta Hakk'ın rahmetine kavuşuyorlar.
*
Siz hiç kapı komşusuna sabah kahvesine gidip
karısını
çekiştiren erkek gördünüz mü?
Fare görünce bağıran?
''Bu ara sinirlerim zayıf'' deyip habire ağlayan?
Oysa onlar da kadınlarla aynı duygulara sahip olarak
geliyorlar dünyaya.
Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik giydirmek
suretiyle ''Ağır ol bakalım!'' diyoruz.
''Ne alákası var mavi patikle?'' demeyin. Mavi soğuk
ve ciddi bir renktir. Kime isterseniz sorun. Ve
katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi.
Düşünülmüş, taşınılmış, seçilmiştir.
Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış
demektir: Sen erkeksin.
Erkek olmanın gerekleri vardır. Ömrünün sonuna kadar
bunları yerine getirmekle yükümlüsün. Ömrünün süresi
ise çatlama kat sayına bağlı. İçine ata ata ne kadar
yaşayabilirsen artık. Bize sorarsan pek uzun
süreceği
kanaatinde değiliz.
Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile
mavi
patikli olduğunu unutmamandır.
*
Misal,
Áşık oldun.
Sakın belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun.
Sen ağır ol. Molla desinler yeter ki áşık
demesinler.
*
Misal,
Sevgilinden ayrıldın.
Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp
sürünsün. Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır.
Zaten
senin gözyaşı bezlerin mavi patik operasyonuyla
alınmış bulunuyor.
*
Misal,
Eve hırsız girdi.
Karınla yataktasınız. Tıkırtı duydunuz ya da
hırsızla
burun buruna geldiniz. Kim boğuşacak adamla? Bak
bakalım karının ayaklarına! Ne renk patikleri?
Pembe.
Ya hırsızınkiyle seninki? Mavi.
Kural,
Mavililer boğuşacak.
Pembeliler bağıracak.
Herkes görevini bilsin. Ta doğumhanede yapıldı bu iş
bölümü.
*
Misal,
Eşinle kavga ettin.
Ne yapacaksın? Hiç. İşine gidip hiçbir şey olmamış
gibi çalışacaksın.
''Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah
anneme laf etti'' diyemezsin.
Karın o esnada telefonun başında, bir sigara ve bir
kahve eşliğinde arkadaşlarına seni çekiştiriyor
olabilir. Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe.
*
Misal,
Evde aniden bir böcek peydahlandı.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karının
gitmesi
hiçbir işe yaramaz.
Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mı? Ve
sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar? Tam
tersine
aşka gelip karının üzerine tırmanmaya bile
kalkışabilir.
Ama mavi... Bırrrrr.
*
Misal,
Savaşa gidilecek.
Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç ''Vatan
sağolsun'' diye bağıran Ayşecik gördün mü? Benim
bildiğim Ayşecik kameranın karşısında ''Size baba
diyebilir miyim amca?'' diyordu ve hatırladığım
kadarıyla omuzunda tüfek falan da yoktu.
*
Diyeceğim,
Mavi patikli olmak zor zanaat