- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri şöyle diyor:
"Tasavvufta sülük etmenin en mühim şartı, bu yolun en önemli neticesi olan ihlas ile, gizli şirkten ve riyadan
korunmak, her türlü rezillikten arınmaktır. Bunun yolu da tasavvufun en önemli ameli olan nefis tezkiyesi yapmak suretiyle, nefsin ve enaniyetin (benlik)
tehlikelerinden kurutlmaktır.
Kabir ve ahiret alemine giden yolculukta, tasavvuf yollarından bir yola katılıp, o nurani kafile ile sonsuz geleceğe arkadaş olmak ve yalnızlık vahşetinden kurtulmak ve onlarla, dünyada ve ahirette ünsiyet etmek, her bir mürşidini kuvvetli bir senet ve kuvvetli bir delil
görerek, kalbe gelen her türlü şüpheyi yok etmek, tarikatın faydalarındandır.
Çünkü imandaki marifetullah ve o marifetteki ilahi muhabbetin zevki tasavvufi hayat ila anlaşılır. Böylece iman sahibi, dünyanın her türlü vahşetinden ve kainattaki garipliğinden kurtulmuş olur.
Dünya ve ahiret saadeti, elemsiz ve vahşetsiz ünsiyet , hakiki zevk ve ciddi saadet, iman ve islamiyet'in hakikatindedir. İman ise, cennetteki Tuba ağacının bir çekirdeğini taşımaktadır.
İşte tasavvuf terbiyesinde kamil mürşidin irşadı ile, o çekirdek neşvünema bulur, yeşerir, inkişaf eder. "
Bediüzzaman, Mektubat, s.431 (29. mektup)
not: bunu Mehmet Ildırar'ın Tasavvufi sohbetler serisinin " Tasavvufi hayat nasıl başladı ? " adlı eserinden alıntı yaptım...
"Tasavvufta sülük etmenin en mühim şartı, bu yolun en önemli neticesi olan ihlas ile, gizli şirkten ve riyadan
korunmak, her türlü rezillikten arınmaktır. Bunun yolu da tasavvufun en önemli ameli olan nefis tezkiyesi yapmak suretiyle, nefsin ve enaniyetin (benlik)
tehlikelerinden kurutlmaktır.
Kabir ve ahiret alemine giden yolculukta, tasavvuf yollarından bir yola katılıp, o nurani kafile ile sonsuz geleceğe arkadaş olmak ve yalnızlık vahşetinden kurtulmak ve onlarla, dünyada ve ahirette ünsiyet etmek, her bir mürşidini kuvvetli bir senet ve kuvvetli bir delil
görerek, kalbe gelen her türlü şüpheyi yok etmek, tarikatın faydalarındandır.
Çünkü imandaki marifetullah ve o marifetteki ilahi muhabbetin zevki tasavvufi hayat ila anlaşılır. Böylece iman sahibi, dünyanın her türlü vahşetinden ve kainattaki garipliğinden kurtulmuş olur.
Dünya ve ahiret saadeti, elemsiz ve vahşetsiz ünsiyet , hakiki zevk ve ciddi saadet, iman ve islamiyet'in hakikatindedir. İman ise, cennetteki Tuba ağacının bir çekirdeğini taşımaktadır.
İşte tasavvuf terbiyesinde kamil mürşidin irşadı ile, o çekirdek neşvünema bulur, yeşerir, inkişaf eder. "
Bediüzzaman, Mektubat, s.431 (29. mektup)
not: bunu Mehmet Ildırar'ın Tasavvufi sohbetler serisinin " Tasavvufi hayat nasıl başladı ? " adlı eserinden alıntı yaptım...