Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Molla Said'in gençliği nasıl geçti?

Ağabeyi Molla Abdullah ona talebe oluyor

Said Nursî Bitlis'ten Şirvandaki ağabeyinin yanına gitti. Ağabeyi Abdullah'la aralarında şöyle bir konuşma geçti:

"Sizden sonra ben Şerh-i Şemsî* kitabını bitirdim, siz ne okuyursunuz?"

Bediiizzaman, "Ben seksen kitap okudum." "Ne demek?"

"Medreselerde okunan bütün kitapları bitirdim. Ayrıca sıranıza [medreselerde sıra ile takip edilen kitaplara] dahil olmayan birçok kitap daha okudum."

"Öyle ise seni imtihan edeyim." "Hazırım, ne sorarsan sor!"


Bundan sonra Molla Abdullah kardeşini imtihan eder, sorduğu her suâlin cevabını eksiksiz olarak alır, bunun üzerine onun ilmini takdir eder ve sekiz ay önce ders verdiği kardeşini kendine üstad edinerek, talebelerinden gizli olarak ondan ders almaya başlar. Fakat bu gizlilik fazla sürmez. Anahtar deliğinden gözetleyen talebeleri onun Molla Said'e ders vermediğini, aksine ondan ders aldığını görürler. Bunu kendisine sorduklarında, "Nazar değmemesi için ona gizli ders veriyordum" der.

Molla Said Siirt'e gidiyor

Bediüzzaman ağabeyinin yanında bir müddet kaldıktan sonra Siirt'e, Molla Fethullah Efendinin medresesine gitti. Molla Fethullah ona, "Geçen sene Su-yûtfyi okuyordunuz, bu sene Molla Câmî'yi mi okuyorsunuz?" diye sordu.

Bediüzzaman, "Evet, Câmi'yi bitirdim" cevabını verdi. Molla Fethullah hangi kitabı sorduysa, Bedi-üzzaman'dan "Bitirdim" cevabını aldı. Bunca kitabı bu kadar az bir zamanda bitirmesini aklına sığıştıramadığından şaşırdı, "Geçen sene deli idin, bu senede mi delisin?" dedi.

Bediüzzaman ona şu cevabı verdi:

"insan nefsinin gururunu kırmak için başkasına karşı hakikati gizleyebilir. Fakat babadan daha muhterem olan üstadına karşı hakikatten başka bir şey söyleyemez. Emrederseniz söylediğim kitaplardan beni imtihan ediniz?"

Bunun üzerine Molla Fethullah kendisini imtihan eder, sorduğu her sualin cevabını alır. Sonra "Pekâlâ, zekâda harikasınız, bakalım hıfzınız nasıl? Makâmat-ı Harîriye'den birkaç satırı iki defa okumakla ezberleyebilir misiniz?" der.

Molla Said birkaç satırını iki defa okuyarak dediği bir yaprağı bir defa okuyarak ezberler ve okur. Hayret ve takdirini gizleyemeyen Molla Fethullah, "Zeka ile ezber kuvvetinin ifrat derecede bir kimsede toplandığı nâdirdir. Bunu şimdiye kadar iki kişide gördün Biri sizde, diğeri Molla Hâlid-i Ulakî'de" der.

Bediüzzaman Molla Fethullah'ın yanında iken Cem'ül-Cevâmi kitabını, günde birkaç saat meşgul olarak bir haftada ezberlemiştir.

Hocasının hocası Molla Said'e talebe oluyor

Molla Said'in Molla Fethullah'la konuşmasına ve Bediüzzaman'ın ilmine şahit olan Molla Ali-i Şuran isimli zât, ondan ders almaya başlar. Bu zât, bir sene öncesine kadar Said Nursî'nin hocasının hocasıydı. Şimdi kendisi talebesinin talebesinden ders alıyordu.

"Said'ime karışma"

Molla Fethullah Molla Said'e çok büyük ihtimam gösteriyordu. Yanında bulunan büyük âlimlerden Hoca Abdülkerim, bir gün Şeyh Fethullah Efendiye, "Kurban (Efendim Hazretleri), nedir bunu bu kadar çok şımartıyorsunuz, her kitaptan bir iki ders verip geçiyorsunuz? Çocuk zekî ama böyle olunca şımaracak, böyle yapmayın" diye ikazda bulunmuştu.

Fethullah Efendi ise, "Sen benim Said'ime karışma! O ileride din-i İslama büyük hizmetler yapacaktır"cevabını verdi.
 
Üst Alt