Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Mebde`-Me`âd
Ravi
:
İmrân İbn-i Husayn
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre şöyle demiştir: (Bir ara) Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e Temîm o ullarından bir cemâat gelmişti. Resûlullah onlara: - Ey Temîm o ulları! Size müjde olsun, buyur (up onlara Mebde` ve Meâda dâir İslâm akîdelerinin umdelerini ö ret)ti. (İçlerinde Akra` İbn-i Hâbis bulunan bu) bedevîler: - Bizi müjdeledin. (İyi amma) bize (Beytü`l-malden dünyâlık) da ver! dediler. Bunların şu hâline eseflenerek Resûlullah`ın sîmâsı de işti. (Hayber`in fethi sırasında da) Yemen halkı (Eş`arîler) de geldi. Resûlullah onlara da: - Ey Yemenliler! Temîm o ulları mâdem ki, kabûl etmek istemediler, o hayır ve saâdet müjdesini siz alınız! buyurdu. Yemenli Eş`arîler de: - Kabûl ettik (yâ Resûla`llah! Esâsen biz huzûrunuza bunun için geldik) dediler. Bunun üzerine Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem mahlûkatın ve arşın hilkati mebdeini anlatma a başladı. Bu sırada bir kişi geldi: - Yâ İmrân! Binit deven ba ından sıyrılıp kaçtı! dedi. (Ben de deveme bakmak için kalktım). Keşke (Resûlullah`ın meclisinden) kalkmasaydım (da Peygamber`in mübârek sözlerini dinlemek fırsatını kaçırmasaydım, demiştir).
HadisNo
:
1316
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allah ezelîdir;Arş;Göklerin, yerin yaratılması;Kâinatın takdîri
Ravi
:
İmrân İbn-i Husayn
Hadis
:
Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurdu u rivâyet olunmuştur: (Ezelde) Allah vardı; ve Allah`dan başka bir şey yoktu. Ve Allah`ın arşı su üzerinde bulunuyordu. Sonra Allah (levhde) kâinâtın tamâmını takdîr ve tesbît etti. Ve göklerle yeri yarattı. Resûlullah böyle buyurdu u sırada bir sözcü: Ey Husayn o lu, deven kaçtı! diye seslendi. (Hemen çıktım baktım). Halbuki devemin berisindeki Serab (aramızı) kesiyordu (onu görmeme hâil oluyordu). Vallahi ben pek arzu ederdim ki, keşke deveyi bıraksaydım (da Resûlullah`ın kelâmını dinlemek fırsatını kaçırmasaydım).
HadisNo
:
1317
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allâh`a noksan sıfatlar isnadı;Allâh`a o ul isnadı;Allâh`ı inkâr;Ba`sı inkâr
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in (Hak Teâlâ`dan hikâye ederek) şöyle dedi i rivâyet olunmuştur. Allahu Teâlâ buyurmuştur ki: Âdem-o lu bana noksan sıfat isnâd eder. Halbuki ona beni noksan sıfatla tavsîf etmek gerekmezdi. Âdem-o lu beni tekzîb de etmek ister ki, bu da ona yakışmazdı. Onun bana noksan sıfat isnâdı: (gûyâ Îsâ) benim o lum oldu una dâir tefevvühâtıdır. Âdem-o lunun beni yalanlaması da: Allah beni ilk yarattı ı gibi iâde sûretiyle yaratacak de ildir, demesidir (ki, bu da putlara tapan ve ba`si inkâr eden müşriklerin sözüdür).
HadisNo
:
1318
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allâh`ın rahmeti;Arş
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: [Allah halkı yaratınca Levhine -ki, Allah indinde o Arş`dan üstündür-: "Rahmetim, intikamıma galibtir!" diye yazmasını (Kaleme) emretti] demiştir.
HadisNo
:
1319
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Haram aylar;Kamerî aylar
Ravi
:
Ebû Bekre Nufey` b. Hâris
Hadis
:
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurdu unu rivâyet etmiştir: Zamân (mikyas olan yıl hesâbı) Allah`ın gökleri ve yeri yarattı ı gündeki (ilk) hey`etine dönmüştür. (Artık) sene on iki aydır. Bunlardan dördü harâm aylardır. Üçü mütevâlîdir ki. Zilka`de, Zilhicce, Muharrem`dir. Receb de Cümâdâ (`l-âhır) ile Şa`bân arasında olarakMudar`ın (ayı)dır.
HadisNo
:
1320
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Güneşin mahrekinde hareketi
Ravi
:
Ebû Zerr-i Gıfârî
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre, müşârün-ileyh, güneş battı ı sıra Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem bana: - Ey Ebû Zer, güneş nereye gider, bilir misin? diye sordu. Ben: - Allah ve Peygamber`i bilir, dedim. Resûlullah: - Güneş gider tâ arşın altında (ki karargâhında) secde eder (gibi Allah`a inkıyâd eder) ve (mu`tâd üzere maşrıktan do mak üzere) izin ister de ona destûr verilir. (Ve şarktan do ar. Bununla berâber güneş Âdem-o ullarının günahkârları üzerine do mayı fenâ görür) ve bu halde secde etme e yaklaşır. Fakat secdesi kabûl olunmaz. (Matla`ına gitme e) izin ister de izin de verilmez. Ve ona: artık nereden geldinse oraya dön! denilir. O da battı ı taraftan do ar. Resûlullah`ın güneş hakkındaki bu ihbârı, Allahu Teâlâ`nın: - "Güneş, onun devrine ta`yîn olunan makarrinde seyr eder. Güneşin (en ince bir hesap üzere) makarrindeki bu seyri, kudreti her şeye galip, ilmi her ma`lûmu muhît olan Allah`ın takdîridir" meâlindeki kavli (nin mazmûnu) dur.
HadisNo
:
1321
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Güneş ve ay;Kıyâmet günü güneş ve ayın dürülmesi
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: Güneşle ay Kıyâmet gününde (zıyâları sönüp biribiri içine) dürülürler, buyurdu u rivâyet olunmuştur.
HadisNo
:
1322
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Hilkatin mebdei;Kazâ-Kader
Ravi
:
Abdullâh b. Mes`ûd
Hadis
:
Rivâyete göre, demiştir ki: Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem bana (insanın hilkati atvârından) haber verdi -ki o, kendi do ru söyler, kendisine de do ru bildirilir- buyurdu ki: sizin biriniz (in hilkati mebdeinde) ana vebaba maddeleri kırk gün ananın karnında toplanır, (halka müstaid bir halde tahammür eder). Sonra o maddeler o kadar zamân (kırk gün) içinde katı bir kan pıhtısı hâlini alır. Sonra yine o kadar zaman (kırk gün) içinde mudga = bir çi nem ete tahavvül eder. (Dördüncü tekâmül tavrında) Allah bir Melek gönderir. Ve tekâmül eden mudgaya (şu) dört kelime (yi yazması) emrolunur ki: onun işini, rızkını, ecelini, şakî veya saîd oldu unu yaz! denilir. (İbn-i Mes`ûd demiştir ki: Abdullah`ın hayâtı yed-i kudretinde olan Allah`a yemîn ederim ki: Melek bunları yazdıktan) sonra ona ruh üflenir. (Cenin canlanır). İmdi sizden bu kişi (bu fıtratı îcâbı dünyâda) iyi iş işler de hattâ kendisiyle Cennet arasında yalnız bir kulaç mesâfe kalır. Bu sırada (Mele in ana karnında yazdı ı) yazı gelir; o kişiyi önler. Bu def`a o, Cehennemliklerin işini işleme e başlar (da Cehennem`e girer) sizden bir kişi de (fenâ) iş işler. Hattâ kendisiyle Cehennem arasında ancak bir kulaç mesâfe kalır. Bu sırada (Mele in yazdı ı) kitâbı gelir onu önler. Bu def`a o kişi ehl-i Cennetin işini (hayır iş) işler, (Cennet`e girer).
HadisNo
:
1324
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allâh`ın sevdi i kul
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Gelen bir rivâyete göre, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allah, bir kulu sevdi inde Cibrîl`e: - Allah filân kulu sever; sen de onu sev! diye emreder. Cibrîl de o kulu sever. Sonra Cibrîl gök halkına: - Allah filânı seviyor; onu siz de seviniz! diye seslenir. Göktekiler de o kimseyi sever. Sonra yerdeki insanlar (dan bir sevgi) konulur (da müslümanlar arasında da sevilir ve iyi kişi olarak anılır).
HadisNo
:
1325
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Kahinler;Kazâ-Kader;Şeytanların kulak hırsızlı ı
Ravi
:
Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre Âişe, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i şöyle derken işitmiştir: Melekler "Anân"e -ki, buluttur- inerler de gökte kazâ ve hükmolunan (istikbâle âit) bâzı şeyleri (kendi aralarında) görüşürler. Bu sırada şeytanlar (bu havâdisi) kulak hırsızlı ı yaparlar. (İşittiklerini de) kâhinlere gizlice ulaştırırlar. Bu haberlerle berâber yüz (lerce) yalan da kendiliklerinden uydururlar.
HadisNo
:
1326
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Mebde`-Me`âd
Ravi
:
İmrân İbn-i Husayn
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre şöyle demiştir: (Bir ara) Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`e Temîm o ullarından bir cemâat gelmişti. Resûlullah onlara: - Ey Temîm o ulları! Size müjde olsun, buyur (up onlara Mebde` ve Meâda dâir İslâm akîdelerinin umdelerini ö ret)ti. (İçlerinde Akra` İbn-i Hâbis bulunan bu) bedevîler: - Bizi müjdeledin. (İyi amma) bize (Beytü`l-malden dünyâlık) da ver! dediler. Bunların şu hâline eseflenerek Resûlullah`ın sîmâsı de işti. (Hayber`in fethi sırasında da) Yemen halkı (Eş`arîler) de geldi. Resûlullah onlara da: - Ey Yemenliler! Temîm o ulları mâdem ki, kabûl etmek istemediler, o hayır ve saâdet müjdesini siz alınız! buyurdu. Yemenli Eş`arîler de: - Kabûl ettik (yâ Resûla`llah! Esâsen biz huzûrunuza bunun için geldik) dediler. Bunun üzerine Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem mahlûkatın ve arşın hilkati mebdeini anlatma a başladı. Bu sırada bir kişi geldi: - Yâ İmrân! Binit deven ba ından sıyrılıp kaçtı! dedi. (Ben de deveme bakmak için kalktım). Keşke (Resûlullah`ın meclisinden) kalkmasaydım (da Peygamber`in mübârek sözlerini dinlemek fırsatını kaçırmasaydım, demiştir).
HadisNo
:
1316
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allah ezelîdir;Arş;Göklerin, yerin yaratılması;Kâinatın takdîri
Ravi
:
İmrân İbn-i Husayn
Hadis
:
Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurdu u rivâyet olunmuştur: (Ezelde) Allah vardı; ve Allah`dan başka bir şey yoktu. Ve Allah`ın arşı su üzerinde bulunuyordu. Sonra Allah (levhde) kâinâtın tamâmını takdîr ve tesbît etti. Ve göklerle yeri yarattı. Resûlullah böyle buyurdu u sırada bir sözcü: Ey Husayn o lu, deven kaçtı! diye seslendi. (Hemen çıktım baktım). Halbuki devemin berisindeki Serab (aramızı) kesiyordu (onu görmeme hâil oluyordu). Vallahi ben pek arzu ederdim ki, keşke deveyi bıraksaydım (da Resûlullah`ın kelâmını dinlemek fırsatını kaçırmasaydım).
HadisNo
:
1317
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allâh`a noksan sıfatlar isnadı;Allâh`a o ul isnadı;Allâh`ı inkâr;Ba`sı inkâr
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in (Hak Teâlâ`dan hikâye ederek) şöyle dedi i rivâyet olunmuştur. Allahu Teâlâ buyurmuştur ki: Âdem-o lu bana noksan sıfat isnâd eder. Halbuki ona beni noksan sıfatla tavsîf etmek gerekmezdi. Âdem-o lu beni tekzîb de etmek ister ki, bu da ona yakışmazdı. Onun bana noksan sıfat isnâdı: (gûyâ Îsâ) benim o lum oldu una dâir tefevvühâtıdır. Âdem-o lunun beni yalanlaması da: Allah beni ilk yarattı ı gibi iâde sûretiyle yaratacak de ildir, demesidir (ki, bu da putlara tapan ve ba`si inkâr eden müşriklerin sözüdür).
HadisNo
:
1318
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allâh`ın rahmeti;Arş
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem: [Allah halkı yaratınca Levhine -ki, Allah indinde o Arş`dan üstündür-: "Rahmetim, intikamıma galibtir!" diye yazmasını (Kaleme) emretti] demiştir.
HadisNo
:
1319
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Haram aylar;Kamerî aylar
Ravi
:
Ebû Bekre Nufey` b. Hâris
Hadis
:
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in şöyle buyurdu unu rivâyet etmiştir: Zamân (mikyas olan yıl hesâbı) Allah`ın gökleri ve yeri yarattı ı gündeki (ilk) hey`etine dönmüştür. (Artık) sene on iki aydır. Bunlardan dördü harâm aylardır. Üçü mütevâlîdir ki. Zilka`de, Zilhicce, Muharrem`dir. Receb de Cümâdâ (`l-âhır) ile Şa`bân arasında olarakMudar`ın (ayı)dır.
HadisNo
:
1320
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Güneşin mahrekinde hareketi
Ravi
:
Ebû Zerr-i Gıfârî
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre, müşârün-ileyh, güneş battı ı sıra Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem bana: - Ey Ebû Zer, güneş nereye gider, bilir misin? diye sordu. Ben: - Allah ve Peygamber`i bilir, dedim. Resûlullah: - Güneş gider tâ arşın altında (ki karargâhında) secde eder (gibi Allah`a inkıyâd eder) ve (mu`tâd üzere maşrıktan do mak üzere) izin ister de ona destûr verilir. (Ve şarktan do ar. Bununla berâber güneş Âdem-o ullarının günahkârları üzerine do mayı fenâ görür) ve bu halde secde etme e yaklaşır. Fakat secdesi kabûl olunmaz. (Matla`ına gitme e) izin ister de izin de verilmez. Ve ona: artık nereden geldinse oraya dön! denilir. O da battı ı taraftan do ar. Resûlullah`ın güneş hakkındaki bu ihbârı, Allahu Teâlâ`nın: - "Güneş, onun devrine ta`yîn olunan makarrinde seyr eder. Güneşin (en ince bir hesap üzere) makarrindeki bu seyri, kudreti her şeye galip, ilmi her ma`lûmu muhît olan Allah`ın takdîridir" meâlindeki kavli (nin mazmûnu) dur.
HadisNo
:
1321
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Güneş ve ay;Kıyâmet günü güneş ve ayın dürülmesi
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem`in: Güneşle ay Kıyâmet gününde (zıyâları sönüp biribiri içine) dürülürler, buyurdu u rivâyet olunmuştur.
HadisNo
:
1322
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Hilkatin mebdei;Kazâ-Kader
Ravi
:
Abdullâh b. Mes`ûd
Hadis
:
Rivâyete göre, demiştir ki: Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem bana (insanın hilkati atvârından) haber verdi -ki o, kendi do ru söyler, kendisine de do ru bildirilir- buyurdu ki: sizin biriniz (in hilkati mebdeinde) ana vebaba maddeleri kırk gün ananın karnında toplanır, (halka müstaid bir halde tahammür eder). Sonra o maddeler o kadar zamân (kırk gün) içinde katı bir kan pıhtısı hâlini alır. Sonra yine o kadar zaman (kırk gün) içinde mudga = bir çi nem ete tahavvül eder. (Dördüncü tekâmül tavrında) Allah bir Melek gönderir. Ve tekâmül eden mudgaya (şu) dört kelime (yi yazması) emrolunur ki: onun işini, rızkını, ecelini, şakî veya saîd oldu unu yaz! denilir. (İbn-i Mes`ûd demiştir ki: Abdullah`ın hayâtı yed-i kudretinde olan Allah`a yemîn ederim ki: Melek bunları yazdıktan) sonra ona ruh üflenir. (Cenin canlanır). İmdi sizden bu kişi (bu fıtratı îcâbı dünyâda) iyi iş işler de hattâ kendisiyle Cennet arasında yalnız bir kulaç mesâfe kalır. Bu sırada (Mele in ana karnında yazdı ı) yazı gelir; o kişiyi önler. Bu def`a o, Cehennemliklerin işini işleme e başlar (da Cehennem`e girer) sizden bir kişi de (fenâ) iş işler. Hattâ kendisiyle Cehennem arasında ancak bir kulaç mesâfe kalır. Bu sırada (Mele in yazdı ı) kitâbı gelir onu önler. Bu def`a o kişi ehl-i Cennetin işini (hayır iş) işler, (Cennet`e girer).
HadisNo
:
1324
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Allâh`ın sevdi i kul
Ravi
:
Ebû Hüreyre
Hadis
:
Gelen bir rivâyete göre, Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Allah, bir kulu sevdi inde Cibrîl`e: - Allah filân kulu sever; sen de onu sev! diye emreder. Cibrîl de o kulu sever. Sonra Cibrîl gök halkına: - Allah filânı seviyor; onu siz de seviniz! diye seslenir. Göktekiler de o kimseyi sever. Sonra yerdeki insanlar (dan bir sevgi) konulur (da müslümanlar arasında da sevilir ve iyi kişi olarak anılır).
HadisNo
:
1325
Fasil
:
BED`ÜL-HALK BAHSİ
Konu
:
Kahinler;Kazâ-Kader;Şeytanların kulak hırsızlı ı
Ravi
:
Ümmü`l-mü`minîn Âişe
Hadis
:
Rivâyet olundu una göre Âişe, Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i şöyle derken işitmiştir: Melekler "Anân"e -ki, buluttur- inerler de gökte kazâ ve hükmolunan (istikbâle âit) bâzı şeyleri (kendi aralarında) görüşürler. Bu sırada şeytanlar (bu havâdisi) kulak hırsızlı ı yaparlar. (İşittiklerini de) kâhinlere gizlice ulaştırırlar. Bu haberlerle berâber yüz (lerce) yalan da kendiliklerinden uydururlar.
HadisNo
:
1326