Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

iLkay*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Eyl 2005
Mesajlar
1,210
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Şehr-i İstanbul
Takım
Galatasaray
PEYGAMBER in "Evleniniz" öğüdü ortada öylece dururken...

"İslam da dörde kadar serbest" konulu tartışmalar her daim gündemdeki yerini korurken...

İslami camiada "bekar"a hiç de iyi gözle bakılmazken...

Erkek ve kız çocuklarının, "erkenin erkeni" yaşlarda "baş göz edilmeleri" neredeyse ideolojik bir tutuma dönüşmüşken...

İşte bakın, İslami camianın meşrepleri farklı ama etki güçleri sınırsız beş önemli ismi, "müzmin bekarlığı" seçmiş durumda!

Sağ olsun, Haftalık Dergisi nden Sevda Alkan, camiada herkesin bildiği bu acayip elektrikli konuyu, hiç de sansasyona kurban etmeden acayip şefkatli bir şekilde ele alıp anlatmış. Ben de ondan aldığım ilhamla...

Bu beş İslamcı bekarın bendeki izdüşümlerini yazıyorum.

Tanıştırayım, işte "Müslüman bekarlar kulübü"nün beş üyesi:

* * *

NURİ PAKDİL Türkiye nin en kara, en karanlık yazarıdır. Oğuz Atay dan bile daha karadır... Köylülüğü aşıp şehirli olmakla kalmamış, bir de tutmuş şehirliliğin sancılarına sardırmıştır. "Doğu" diye inleyecek kadar Doğu tutkunudur ama Batı ya da sonuna kadar açıktır: Paris ten yeni geldiğini söyleyen bir dostunu "Paris i gören göz öpülmez mi" diye karşıladığı rivayet edilir. Herkesin 15 dakikalığına şöhret olduğu şu tuhaf dünyada, 70 ini aştığı halde bugüne kadar ne bir röportaj vermiş, ne de herhangi bir televizyon programına çıkmıştır. Kitaplardan öğreneceği bir şey kalmadığı gün, bütün kitaplarını yakmıştır. Hakiki bir münzevidir. Bekarlığı kendisine acayip yakıştırmıştır. Bazen Ankara da Kuğulu Park ta kuşlara yem atarken görüldüğü iddia edilir.

SEZAİ KARAKOÇ Doğu nun gururlu çocuğudur. Başından sonuna kadar münzevidir. Ve gelmiş geçmiş en anti-medyatik şairimizdir. Mülkiye de okuyan Muazzez Akkaya adlı bir kadın için yazılan "Mona Rosa" adlı şiiri, Türk şiirinin en görkemli "imkansız aşk" şiiridir... Bu şiirle ilgili en az 20 farklı "kırık aşk hikayesi" anlatılır, hangisinin doğru olduğunu kimse bilmez. Ancak bilinen gerçek şudur: Sezai Karakoç, biraz da o "imkansız aşk"ın etkisiyle evlenmemiştir.

SAİDİ NURSİ Takipçileri en az sekiz kola bölünmüştür: Kitaplarını okuyanlara "Okuyucu", yazanlara "Yazıcı" dendiğini söyleyelim de gerisini siz anlayın. Acayip sinematografik bir hayata sahiptir. Düşünün: İlk gençliğinde Enver Paşa nın ordusunda at koşturmuş ve Ruslara esir düşmüştür. Cumhuriyet in ilk dönemlerinde "İrticanın sembolü" olarak algılanmıştır. 27 Mayısçılar, "mezarı türbeye dönüşmesin" diye cesedini bilinmeyen bir yere gömmüştür. Evlenmemesi artistik nedenlerden değil, "hizmet"e adanmışlıktandır. Çünkü o, kendisinin kitaplar yazmak için gönderilen özel bir insan olduğuna kesin iman etmiştir.

FETHULLAH GÜLEN Tipik bir Saidi Nursi takipçisiyken, "şeyhini aşan mürit" gibi, kendine özgü bir ekol oluşturmayı başarmıştır. Bekar kalma nedeni, Saidi Nursi nin bekar kalma nedeniyle aynı değildir. Saidi Nursi "özel biri" olduğu için evlenmezken, "Sıradanın da sıradanıyım" tarzında aşırı tevazu gösteren Gülen in evlenmeme gerekçesi farklıdır: "Acaba evleneceğim kadının başına dert olur muyum" düşüncesi.

MEHMET ŞEVKET EYGİ Sultanahmet te duvarları hat sanatının önemli örnekleriyle süslü o "eski" evde yaşıyor. Evlenseydi ne olurdu? Galiba birbirlerine ömür boyu "sen" yerine "siz" demeyi seçen, eski usul çiftler gibi bir şey ortaya çıkardı. Eşi ona "Mehmet Şevket Bey" diye hitap ederdi. Tabii o da eşine aynı saygı dolu seslenişle seslenirdi. Ecdat Mehmet Şevket Bey yapımı küçük, güzel bir cami karşısında içinin titremesi, onun "camianın dişil özellikleri en vurgulu ve belirgin" yazarı unvanına sahip olması için yeter de artar bir nedendir. Bu beş isimden yalnız o "İslam da evlilik esas olduğu halde neden evlenmediniz" sorusuna yanıt hazırlamıştır. Şöyle der: "Dinde evlilik tavsiye edilir ama hicri ikinci asırdan sonra istisnai olarak yalnız yaşamak da meşru kabul edilmiştir."

Ahmet Hakan tutmuş ve 5 tanınmış bekar şahsiyetin niçin bekar oldukları üzerine bir yazı yazmış. İsimler hepimizin tanıdığı, bazılarını deli gibi, bazılarını akıllı gibi sevdiğimiz isimler. İsimler şöyle: Nuri Pakdil, Sezai Karakoç, Said-i Nursi, Fethullah Gülen, Mehmet Şevket Eygi...

Şimdi ben, Hakan ın yaptığı yorumlarla ilgili bir görüş beyan etmeyeceğim, bu yorumları amiyane bulanlar olabilir, gerçekçi bulanlar olabilir, kıtır bulanlar olabilir. Ben yalnızca bir noktaya dikkat çekmek istiyorum, tabii sizin dikkatinizi değil, Ahmet Hakan ın dikkatini...

Ya hu birader, tamam beş bekar ismi İslamcı bekârlar kulübü başlığı ile köşene taşıyıp olayı irdelemişsin ama el-insaf yani...Sen de bekârsın. Niçün irdeleme çuvaldızını bir kerecik de olsa kendine batırmayı düşünmedin bu yazında a yazar kardeş...

Yoksa...Yoksa terzilerin kendi söküğünü dikmediği ülkemizde artık sırça saraylar kırılmaz camlardan mı inşa ediliyor?

www.8sutun.com editöründen..
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
ORiJiNAL YAZARI : iLkay


Ya hu birader, tamam beş bekar ismi İslamcı bekârlar kulübü başlığı ile köşene taşıyıp olayı irdelemişsin ama el-insaf yani...Sen de bekârsın. Niçün irdeleme çuvaldızını bir kerecik de olsa kendine batırmayı düşünmedin bu yazında a yazar kardeş...

Ahmet haka'nın işi gücü çevreye saldırmak.Onu düşünecek kafa nerede.Bundan bir prim alabilirmiyim düşüncesi içinde.
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
KARDEŞİM HERŞEYİN HAYIRLISI OLSUN.
BEKARLIK SORUN DEĞİLKİ,BUNU BİZ BU HALE GETİRİYORUZ. :D
 
Üst Alt