Bir gün kırbaçla dövülen bir ihtiyar gördüm. Hiç sızlanmadan, sabırsızlık göstermeden soğukkanlı bir tavırla mukabele ediyordu. Nihayet adamcağızı hapse atmışlar. Ziyaretine varıp sordum
Bu yaşlı, bitkin haline rağmen o kırbaçlara nasıl dayandın?
Oğlum, belalara bedenle değil, gönüldeki himmet ve tahammülle sabredilir, dedi.
Sabır nedir sana göre? dedim
Belaya girdiğin zamanki halinle, çıktığın andaki halin eşit olmasıdır, dedi.
Bu yaşlı, bitkin haline rağmen o kırbaçlara nasıl dayandın?
Oğlum, belalara bedenle değil, gönüldeki himmet ve tahammülle sabredilir, dedi.
Sabır nedir sana göre? dedim
Belaya girdiğin zamanki halinle, çıktığın andaki halin eşit olmasıdır, dedi.
Son düzenleme: