Yaşı ilerledikçe enaniyeti gençleşen bir kaos dünyası .
İdealleri uğruna çekilen fikir çilesi ve ateş içinde gül yetiştirme sevdası&
Sevgi ve sonsuzluk&
Zor hayaller ve imtihan&
Kardeşlik koridorunda, yarın utanmama adına doğru hayat yaşamaya çalışan bir genç ve karşısında hayatın da bir bedel istediğini anlamakta geç kalan pejmurde yüreğe sahip insanoğlu.
***
Bir zaman&
İnsanların seviyormuş gibi davrandığı
Ancak sevgi ve dostluğun ne olduğunu, çoğu kimsenin anlamadığı ve bilmediği bir devrân
Zaman ki, şeb-i yeldada duyulan ürperti ve yalnızlık buhranı.
Kalpteki güzelliği örten sis perdesi, yalnızlık.
Günlük meşgaleler arasında gariplikle yalnızlığı birbirine karıştıran hislerle,
Ümit ve ümitsizliğin kattığı mana yüklü senfoninin çıkmayan ahengi.
Sahnede rolünü oynayan insan&
Ağlayarak gelinen bu dünyada ağlaya ağlaya gitmek zorunda kalan insan.
Ben & Sen & O& Fark eder mi?
Değişmeyen bir alınyazı.
Gerçek felaketin duygularını kaybedişi olduğunu anlamayan insan.
Yalnızlığa mahkum bu serüvende, hangi ideallerin peşinde koştuğunu idrâk edemeyen insan,
Hayat ve ideallere can veren çile ve ızdırabın dermansız kalışı
Çöllerle dost olan Mecnun'a karşı, dizginlenemeyen başıboş sevdalara takılan insan.
Rutubetli ve nemli duvarlar arasında paslı kalbiyle yapayalnız kalan insan.
Ömür sermayesinde bad-ı sabada aheste aheste sallanan gül gibi etrafına güzel kokular yayma yerine,
Hayallere kapalı gözlerle kendini yorumlamaya çalışan alacası içinde gizli olan insan.
Pişman mısın?
Atalarından miras mı yoksa gelecek nesillerden ödünç alınan bir dünyada yaşadığının idrakine varamayan insan
***.
Mirac ki herkesin uykuda olduğu anda gerçekleşen mucize.
Aşkı olanın semtine uğramayan uyku&
Sonsuzluğun sesine ruh üfleyen şefkat.
Nerdensin?
Biz yalnız kaldık.
Yüreğe damlayan gözyaşlarını kaybedişimizin hezeyanını fark edemeyen felaket ve taun zincirinin halkaları&
Eyvah! Eyvah! Aldandım ve aldandık
Yavuz ÇOBAN