- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
İnsan bir böcek gibi aşağılandığında, bir sümüklüböcek gibi kabuğuna çekildiğinde, bir örümcek gibi yeraltı planları kurduğunda ne olur? Bağımsız, sıra dışı, başına buyruk olayım derken kendilerini yoksullarla aynı çukurda bulan okumuş yazmışlar doyuramadıkları istekleriyle, ezikliğin acısıyla, yer altı düşleriyle baş başa kaldığında ne olur? İnsancıllar’dan, İkiz’den, Beyaz Geceler’den başlayarak adım adım kurduğu yeraltı trajedisinde bu soruların cevabını arıyordu Dostoyevski. Kapitalizmin insanı bir dişliye, bir vidaya, bir piyano tuşuna dönüştürdüğünü, kendilerini yığınlardan daha soylu, daha bağımsız, daha sıra dışı sayan okumuş yazmışları yığınlarla aynı böceklik yazgısında buluşturduğunu görmüştü.
...
Yeterince büyümediği için kitaplara bağlanmıştır Selim; bu var. Ama kitaplara fazlasıyla bağlandığı için de büyüyememiştir; bu da var.
...
“Her saz, asıl sesini geriye bir şeyler çağırdığı, bir çehrenin veya bir anın etrafında ölüm kaderini kırdığı zamanlar bulur.”
“Eğer maziyi çok seviyorsam; ona, o güzel, büyük, muhteşem günlere bağlı isem, emin ol ki bu, ölülerin de bu toprakta ve hayatımızda bir söz hakkı olduğunu düşündüğüm içindir.” Ahmet Hamdi Tanpınar/ Nurdan Gürbilek - Benden Önce Bir Başkası
...
Yeterince büyümediği için kitaplara bağlanmıştır Selim; bu var. Ama kitaplara fazlasıyla bağlandığı için de büyüyememiştir; bu da var.
...
“Her saz, asıl sesini geriye bir şeyler çağırdığı, bir çehrenin veya bir anın etrafında ölüm kaderini kırdığı zamanlar bulur.”
“Eğer maziyi çok seviyorsam; ona, o güzel, büyük, muhteşem günlere bağlı isem, emin ol ki bu, ölülerin de bu toprakta ve hayatımızda bir söz hakkı olduğunu düşündüğüm içindir.” Ahmet Hamdi Tanpınar/ Nurdan Gürbilek - Benden Önce Bir Başkası