Hani bilmezsin işte kaybolmak gibiyim.
Bir paçavra gibi gökten aşağıya düşmek gibiyim.
Gök kuşağından haberler getirememek gibiyim.
Dallarında çiçeklerini açtıramamış bahar gibiyim.
Gölgesini sokak lambalarının altında gören
ama görmek istediği bir ışıkta görememek gibiyim.
Ne ışığı istiyorum artık, ne de gölgemin görülmesini..
Bir hayli zamanımı aldı başkalarının nice zaman önce öğrendiklerini öğrenmem.
Ya hep geç kaldım ya da erken geldim oluşturduğunuz varsıllara.
İşte orada durmuş, göz kırpıyor, sisleşmiş ve terk edilmiş baş aşağı bırakılmış kırıklıklar.
Başkalaşmış uzantılar ve soru işaretlerinin oluşturduğu bilmem kaç bilinmeyenli denklemler.
Hepsi asimetrik bir dengenin içine yayılmışlar.
Hiç yerine konulmanın apsasında parçalarına ayrılmış bir sevginin kırıntılarını kemirmekteler.
Yağmur yağıyor, o sürekli akar sandığım nehir kanıyor.
Bir göz, yaşlarını akıtıyor; bir yaprak kırılıyor avucuma düşüyor, susuyorum.
Benim adım bahar.
Dallarımda sadece yok edilmiş sevgilerin, yok edilmiş bağlılıkların çiçekleri var.
Ben yine de, içimde ışıkları yanan adaları karaya yaklaştırmaktan caymayacağım.
Ve deniziniz bahar koksun diye gece, tüm şehir uyurken;
Ölen aşkların, ölen sevgilerin çiçeklerini atacağım kıyılarınızdaki dalgalara...
maviye iz süren
Bir paçavra gibi gökten aşağıya düşmek gibiyim.
Gök kuşağından haberler getirememek gibiyim.
Dallarında çiçeklerini açtıramamış bahar gibiyim.
Gölgesini sokak lambalarının altında gören
ama görmek istediği bir ışıkta görememek gibiyim.
Ne ışığı istiyorum artık, ne de gölgemin görülmesini..
Bir hayli zamanımı aldı başkalarının nice zaman önce öğrendiklerini öğrenmem.
Ya hep geç kaldım ya da erken geldim oluşturduğunuz varsıllara.
İşte orada durmuş, göz kırpıyor, sisleşmiş ve terk edilmiş baş aşağı bırakılmış kırıklıklar.
Başkalaşmış uzantılar ve soru işaretlerinin oluşturduğu bilmem kaç bilinmeyenli denklemler.
Hepsi asimetrik bir dengenin içine yayılmışlar.
Hiç yerine konulmanın apsasında parçalarına ayrılmış bir sevginin kırıntılarını kemirmekteler.
Yağmur yağıyor, o sürekli akar sandığım nehir kanıyor.
Bir göz, yaşlarını akıtıyor; bir yaprak kırılıyor avucuma düşüyor, susuyorum.
Benim adım bahar.
Dallarımda sadece yok edilmiş sevgilerin, yok edilmiş bağlılıkların çiçekleri var.
Ben yine de, içimde ışıkları yanan adaları karaya yaklaştırmaktan caymayacağım.
Ve deniziniz bahar koksun diye gece, tüm şehir uyurken;
Ölen aşkların, ölen sevgilerin çiçeklerini atacağım kıyılarınızdaki dalgalara...
maviye iz süren