Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Kaçımızda Michelangelo kompleksi var? Kaçımız diğer insanlara, bizim deneyimli ellerimizde şekillenmeye hazır hammaddeler gibi bakıyoruz? Kaçımız bizi ve akıllıca sözlerimizi dinlediği takdirde şekillendirebileceğimiz en az bir insan düşünebiliyoruz? Peki, bu insan bizi dinlemek için ne kadar hevesli?

Hani derler ya: "Aklı bir tepeye yığmışlar (artık idealar âleminde mi yaptılar, bu iş nasıl olduysa…) herkes yine kendi akılını beğenip almış." İletişim psikolojisinde ‘motto'larımızdan biridir: "Herkes genellikle kendini haklı görür."

"Ben aynı kalayım, o değişsin." düşüncesine sahip olan insanların birlikte yaşamaları, önemli sorunlar ortaya çıkarıyor olsa gerek. Evlenecek olan genç insanlar karşılıklı şöyle düşünüyor: "Bir sürü güzel özelliği var, ama bazı huyları beni rahatsız ediyor. Neyse, evlenince ben onu değiştiririm." Hatta bir arkadaşım "Eşimin bazı yönlerine tahammül edemiyorum." dediğinde, "Peki evlenmeden önce, çıktığınız dönemde nasıldı? Farklı mı davranıyordu? Yoksa böyle biri olduğunu öngörecek ipuçlarına rastlamadın mı hiç?" diye sorunca, "Hayır, aksine hiç kendini farklı göstermedi, evlenmeden önce neyse yine o ama ben onu değiştiririm diye düşünmüştüm." dedi.

Çevremizdeki insanların bizim gibi düşünmelerini ve bizim istediklerimizi kendi istedikleriymiş gibi yapmalarını arzuladığımızda, onları değiştirmeye çalışıyoruz demektir. İnsanları değiştirmeye hakkımız olduğunu düşündüğümüzde çatışma yaşama ihtimalimiz artar. Çünkü kafamızdaki kurallara göre davranmazlarsa kendimizi engellenmiş hisseder ve öfkeye kapılırız.

Bir ilişkiye girdiğimizde çoğumuz yaygın ve zararlı iki kanaat taşırız:

1- Birlikte olduğumuz kişinin bizimle olduğu için değişeceği (değişmesine yardımcı olmayı planlarız),

2- Bu kişinin hiç değişmeyeceği, hep başlangıçta olduğu gibi kalacağı.

Bunların her ikisi de birer yanılgıdır. Çünkü insanlar sürekli değişirler, kimse değişim sürecinden kaçamaz. Fakat kimse bir başkasını değiştiremez. Kendimizi değiştirebilir, yeni seçimler yapabilir ve davranış repertuarımızı yenileyebiliriz. Ama asla eşimizin/arkadaşımızın ne yönde değişmeyi seçeceğini öngöremeyiz. İnsanlar için yapabileceğimiz en fazla şey, bir ‘rol modeli' oluşturup gayretlerinde onları yüreklendirmek olabilir. Onlara ‘değişime açık', ‘güvenli' bir ortam sunabiliriz; ama bu, onların istediğimiz yönde değişeceklerini garantilemez. Tüm gayretimizle birinin değişim sürecine yatırım yapmak ise bizi sadece hasta eder ve benlik saygımızı elimizden alır.

Diğerinin değişmesi için "talep", "tatlılıkla ikna", "yönlendirme", "tehdit", "emir", "yalvarma" ve "pazarlık" sadece cesaret kırıcı ve zarar verici bir ortam yaratır. Biz giderek asabileşip, sevimsizleşirken karşımızdaki bildiğini okumaya devam eder ve artık bu kadar olumsuz ve yıkıcı bir ortam oluşturduğumuz için kendinde bizi suçlama hakkını bulur.

Birilerini değiştirmek/dönüştürmek istiyorsak yapacağımız şey değişimi kendimizden başlatmaktır. Yok eğer değişmek istemiyor, kusursuz olduğumuzu düşünüyorsak; biz değişime kapalıyızdır. Kendimize güvenimiz eksiktir yahut kendimizle yüzleşmekten korkuyoruzdur.

"Ben hep böyleydim, şimdi niye değişeyim?" mi diyorsunuz? Çünkü artık bu şekilde yürümüyor. Hayat iyi giderken değişmeyiz. Sadece bazı şeyler yürümüyorsa değişime ihtiyaç duyarız. Zamanlama çok önemlidir ve herkesin bir zamanı vardır ancak o zaman geldiğinde değişim ihtiyacı hissederiz. Zamanın geldiğini ise anlarız; çünkü acı içinde oluruz ve acıyı dindirecek yeni ve değişik bir şey denemek isteriz. Eğer vakti geldiyse değişim ıstıraplı olacaktır muhakkak ama bununla beraber bu acı insanı arındırır ve büyümesine yol açar.

Değişmeyi seçmek ve kendi kaderinize etki etmek, zor olmakla beraber en çok doyum veren davranış tarzıdır, diyebiliriz. Zira zaman zaman değişmeye karar veririz ama bu kararı uygulamaya geçiremeyiz. Değişim, üzerinden geçmeyi bir türlü beceremediğimiz bir köprü gibidir. Ancak değişiklik başlangıçta zor görünse de aslında heyecanlı, zevkli ve insanı mutlu eden bir serüvendir.

İnsanların değişmesi için en büyük güç, onların içindeki manevî yaşamdan kaynaklanır. İçimizdeki manevî gücü keşfetmedikçe sadece entelektüel bilgileri edinmekle, kendimizi sürekli ve sağlıklı olarak değiştirmemiz mümkün değildir. Kişiler anlamın kaynağını içlerinde bulunca, kendilerini daha sağlıklı ve güçlü kılacak gücü de bulurlar. Bu noktada bize şu dua yardımcı olabilir: "Tanrım! Değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için bana güç ver. Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sabır ver. Bu ikisini (yani değiştirilebilir ve değiştirilemez olanları) ayırt etmek için de akıl ver."

Rukiye Karaköse
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Emegine rahmet kardesim anlamli güzel bir yazi tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun herdaim
Selam ve Dualarimla.......
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
bende maneviyata bağlamıştım sonucu açıklamasını yapamamıştım taki son paragrafı okuynca nihaywtlendi :)

Değerli bir paylaşımdı sahi :ok:

:aro:

senin nasıl gidiyo evlilik:Smiley (74):
 

YaRêN

GüIefşaN
 
Üyelik Tarihi
16 May 2012
Mesajlar
5,191
Aldığı Beğeniler
11,197
Konum
Olduğum Yerden
Takım
Galatasaray
Güzel paylaşım adına teşekkürler emeğinize sağlık.....
 

seylan_54

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2011
Mesajlar
3,957
Aldığı Beğeniler
1,393
Okuyan gözlerinize, değerli yorumlarınıza sağlık..

uhibbu' Alıntı:
bende maneviyata bağlamıştım sonucu açıklamasını yapamamıştım taki son paragrafı okuynca nihaywtlendi

Değerli bir paylaşımdı sahi

senin nasıl gidiyo evlilik



İyi gidiyor çok şükür.

Rabbim hepimize sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir aile (hayatı) nasip etsin inşallah..
 
Üst Alt