Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
BESLENME düzenine uyulması durumunda, yavaşça ve farkına varmadan tat alışkanlıklarınız da değişecektir. Başlangıçta lezzetli olmayan, hatta dayanılmaz olan yemek, leziz ve arzu edilen yemek haline gelecektir.
1. Önceden kesilmiş ürün almaktan kaçının; üreticinin kolaylık olsun diye sebzeleri kesip paketlediği ürünlerden kaçının. Kesme, oksijene maruz kalacak daha fazla yüzey sunar.
2. Taze meyveleri satın alırken, meyvedeki berelere dikkat edin. Bereler, besin miktarının azalmasına neden olan kimyasal bir reaksiyon başlatır.
3. Raflardaki meyve ve sebzelerin her zaman en parlak renklilerini seçin. Renk ne kadar parlak olursa, ürünün içerdiği vitamin ve diğer besleyiciler o kadar çok olur.
4. Salata alırken yeşilin koyu olmasına dikkat edin. Kıvırcık salata gibi(demir deposu) koyu yapraklı sebzeler seçin
5. Çilek alırken parlak kırmızı renklilerini alın. Parlak renk, besinsel kaliteyi gösterir. Altında çok beyazlık olan minik tanelerden kaçının; bunlar daha az besleyicidir.
6. Tazeliklerini test etmek için kavunları ve diğer meyveleri koklayın. Hoş koku genellikle iyi tada, olgunluğa ve besinsel değere işaret eder.
7. Muz gibi bazı meyveler dışında meyve ve sebzeler hemen buz dolabına konmalıdır. Onları soğukta tutmak enzimlerin vitaminleri yok etmesini engeller.
8. Taze meyve ve sebzeleri alış verişten sonra üç dört gün içinde tüketin; daha uzun süre kalması buzdolabınızda ürünü bitkin düşürür ve besin kaybı daha fazla olur. Ksi halde, dondurulmuş sebzeleri tercih edin, bunlar taze yiyeceklerdeki kadar yüksek besleyicilerdir. Örneğin dondurulmuş yeşil fasulye buzdolabında birkaç gün bekletilen tazesinden daha fazla C vitaminine sahiptir. Nedeni: hasat edildikten birkaç saat sonrasında dondurulurlar, genellikle besleyici kaliteleri taze yiyeceklerden daha yüksektir. Taze yiyecekler, toplandıktan kısa süre sonra besinlerini kaybetmeye başlar.
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
9. Dondurulmuş meyve ve sebzeleri üç dört ay içinde tüketiniz. Bu süreden sonra dondurucu, yenilecek gıdanın tadını ve besleyici içeriğini bozacaktır. Özellikle B vitaminleri uzun süreli dondurmaya karşı kırılgandır.
10. Taze ürünün üzerindeki kiri ve bakteriyi uzaklaştırmak için yıkayın fakat suda bırakmayın. Suda bıraktığınızda besin değeri suya geçer.
11. Sebze ve meyveleri mümkün olduğu kadar çiğ yiyin. Genel olarak çiğ ürünler daha sağlıklıdır. İlginç bir çalışmada yalnızca bir hafta için çiğ meyve ve sebze yiyen kişilerin kanında A ve E vitaminleri belirgin şekilde yükselmiştir. Havuç pişirildiğinde daha fazla karotenoid verir.
12. Sebzeleri, tencerenize uyan bir buhar sepeti kullanarak pişirin. Tencereyi 2,5-5 cm su ile doldurun. Sebzeleri sepete yerleştirin ve sonra tencereyi sıkıca kapatan bir kapakla örtün. Besinlerin daha fazlasını korumak için sebzeleri birkaç dakika buharda, yumuşak fakat hala gevşek olana kadar pişirin.
13. Donmuş meyve ve sebzeleri pişirmeden önce eritmekten kaçının. Yiyecekler çözülürken, uykudaki mikroorganizmalar çoğalmaya başlayarak yiyeceği bozar. Donmuş yiyecekleri, erimesine izin vermeden pişirmek en iyisidir.
14. Meyve ve sebzeleri kabuklarıyla birlikte pişirin, bu besinlerin içinde kalmasını sağlar. Örneğin patatesleri, daha fazla besinsel değer için kabuklarıyla birlikte ezerek kullanın.
15. Daha fazla besin kaybını önlemek için yiyeceği tekrar ısıtmayın.
16. Sarımsağı, kanserle savaşan maddelerin yararını sağlamak işin pişirmeden önce ezin ya da doğrayın.
17. En besleyici tahılları seçin; bunlar en az işlemden geçirilmiş olanlardır. Örneğin; kahverengi pirinç, besin ve lif açısından beyaz pirinçten daha zengindir.
18. Tütsülenmiş ve nitrikli et tüketiminizi sınırlayın. Bu yiyeceklerden büyük miktarda yiyenlerde yemek borusu ve mide kanserleri vakaları yüksektir.
19. Güvenli ızgara yapın. Izgaradan sızan yağ, ateş kaynağına aktığında, HA (heterocyclic aminler) adlı potansiyel olarak kanser yapıcı kimyasallara dönüşür. Bu kimyasallar dumandan yükselerek pişen yiyecekte birikebilir. Etlerin tütsülenmesi ve kahverengileşmesi dekanserin oluşmasına neden olur.
20. Yapılan bir çalışma; “iyi pişmiş” hamburger ve biftek yiyen kadınların göğüs kanserine yakalanma riskinin, etlerini “az” ya da “orta” pişmiş yiyenlere göre 4,5 kez daha fazla olduğu anlaşılmıştır.
21. Bu pişirme yöntemlerinin kullanımını azaltın. Fırında, buharda ya da güveçte pişen etleri tercih edin.
 

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
22. Bununla birlikte et, tavuk ya da balığın az pişmişinden kaçının; çiğ et (köfte) hiç yemeyin. Az pişme, yiyecekte hastalık yapıcı bakterilerin oluşmasını artırır. Çiğ köfte zaten bakteri yuvasıdır. Eti, güvenli tarafta olmak için orta az ya da orta derecede pişirin. Tavuk ve balık tümüyle pişirilmelidir.

53. Kanımızın Yapısı Yediklerimize Bağlıdır
Kanımızın terkibi sadece ne yediğimize; neyi, neyle yediğimize ve ne kadar yediğimize bağlı değildir. Aynı zamanda nasıl, ne zaman ve ne kadar uyuduğumuza, nasıl düşündüğümüze ve neleri düşündüğümüze bağlıdır.
Unutmayalım ki, negatif düşünceler, kanımızı kötü beslenmeden daha fazla etkiler. Her düşüncenin vücudun kimyasını değiştirme özelliği vardır.
Burada bir inceliği de hatırlatalım ki, kötü beslenme insanları kötü ve agresif olmaya zorlar. Hatta kötü huylu insan bile saf gıdalarla beslendiğinde pozitif düşünceli biri haline gelir.
Kanımızın terkibi;
% 90 glikoza (şeker)
% 4–5 aminokislot, (Proteinin yapımını sağlar)
% 3–4 mikro elementler.
% 1 yağ asidi
% 1 vitaminler
Bunlardan başka bilim adamları, son zamanlar buldukları organik asidi ilave etmişlerdir.
Vücudumuzdaki bütün kan her on günde bir yenilenir, tamamen yeni kan yapılır. Kanımızın içerdiği yediklerimize bağlıdır. Eğer sağlıklı beslenirsek 10 gün içinde saf kan yapılacaktır. Yani 10 gün doğru beslenmekle yeni saf kan ve beraberinde yeni sağlık kazanma şansımız vardır.
İlk önce yedikleriniz sebze ve meyve ağırlıklı olmalıdır. Ama unutmayın meyve ve sebzeler yalnız mevsiminde yenilirse fayda sağlar, diğer zamanda fayda beklemeyin. Çünkü bu tür beslenme hem tabiatın hem de Allah’ın kanununa terstir. Besinleri tabii halde ve zamanında yemek lazımdır. Mümkünse kendi yaşadığınız bölgede yetişen besinlerle beslenin, yabancı ülkelerden gelen meyveleri vücudunuz tanıyamaz ve yeseniz de size fayda sağlamaz. Daha sonra baklagiller, deniz ürünleri, ceviz, fındık ve diğer kuru yemişlere üstünlük verin.
1. Yediklerinizin % 60-70’ı salatlar, % 25-30’u sebze ve meyveler, % 5-10’u kuru yemişler, deniz bitkileri ve balıklar olursa, her on gün içinde yapılan yeni kan, temiz kan olacaktır.
2. Et, tavuk, iç yağları, süt ürünleri (kefir hariç) ve yumurta türü besinler nadiren kullanılabilir. Bunlar vücudu en çok kirleten besinlerdir
3. Kanımızın sağlıklı olması için beslenme kurallarına uymak zorundayız. Diğer halde hastalıklardan korunmamız imkânsız olacaktır.
4. Yemeklerinizi yalnız bitki yağlarıyla (SOYUK PRES KETEN TOHUMU YAĞI en iyisidir) hazırlayın. Çok az deniz tuzu veya rafine edilmemiş tuz kullanın.

Yemeklerinizi cam, emaye veya porselen tabaklarda hazırlayın ve yiyin.


GÜLHAN BEYDEMİR
 
Üst Alt