Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Kimsesiz kimse yok, herkesin var bir kimsesi

Kimsesiz kaldım yetiş, kimsesizler kimsesi

*Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dîl

Ne nîza eyleyelim ol ne senindir ne benim (Fuzuli)

Düşenin dostu olmaz demişler düşte görürsün,

Sen o zaman dostları, düşte görürsün

*Varlığından şu güzel ülkeyi kurtarsak da

Adımından kalan izler, lekedir toprakta. (A.Nihat Asya)

Suyu yokmuş... bu haliyle ay toprağı neye yarar?"

Diyenlere cevap: "Teyemmüm etmeye yarar" (A.Nihat Asya)

Padişahı âlem olmak bir kuru kavga imiş

Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş. (Yavuz Sultan Selim)

*Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek

Bize heyecan verir bir parça kırık çini.(F.N.Çamlıbel)

*Bazen gönül dalar suların musikisine

Bazen Yesari hatlarının en nefisine.(Yahya Kemal)

*Mende Mecnundan fuzun âşıklık istidadı var

Aşıkı sadık menem, Mecnun'un ancak adı var. (Fuzuli)

*Bir kadehle sâki gamdan azad eyledi

Şad olsun önlü onun gönlümü şad eyledi.(Hoca Dehhani)

*Ger derse Fuzuli ki güzellerde vefa var

Aldanma ki şair sözü elbette yalandur.(Fuzuli)
Sen Ahmedü Mahmudu Muhammedsin efendim

Hak dan bize sultan-ı müeyyedsin efendim. (Şeyh Galib)

*Mâh-ı muharrem oldı meserret haramdır

Matem bugün şeriate bir ihtiramdır. (Fuzuli)

*Öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim

Vaslına mümkün ola yetürmek saba beni. (Fuzuli)

*Ben akıldan isterim delalet

Aklım bana gösterir dalalet. (Fuzuli)

*Zülfüne kalsa perişan eylemezdi dilleri

Anı da tahrik eden bâd-ı sabadır. (Fuzuli)

*Aşk icre azab olduğun andan bilirim ki,

Her kimse ki âşıktır, işi ahu figandır. (Fuzuli)

*Ne yanar kimse bana âteşi dilden özge

Ne açar kapım bad-ı sabâdan gayrı.(Fuzuli)

*Mecnun ile bir mektebi-i aşk icre okuduk

Ben Mushafı hatmettim, o Leyli'de kaldı. (Fuzuli)

*Ya rab bana cism-u can gerekmez,

Canan yok ise can gerekmez.(Fuzuli)

*Ey Fuzuli yar eğer cevr etse ondan incinme

Yar cevri, aşıka her dem muhabbet tazeler. (Fuzuli)

*Gözlerime bak, orada görürsün hep vefayı

Hem yârimin bana ettiği her cevrü cefayı.(Havace)

*Gazel bildürür şairin kudreti

Gazel arturur nazımın şöhretin

*Gittin amma ki kodun hasret ile canı bile

İstemem sensiz olan sohbeti yaran bile. (Neşati)

Varalım bir iki gün zikredelim Mevla'yı

Bize ısmarladılar mı bu yalan dünyayı.(II.Murat)

Cüzi akıl, söz ve işlerimizde bize delil olur

Ama Allah bahsinde değeri sıfır olur.(Mevlana)

Efendi ne isterse etmek gerek

Kuluz biz düşer mi sual etmek.(İzzet Molla)
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
Beyitler
Göklere yükselen şerefelerden
Ezan, kurtuluşa çağrı sesidir.

Şahadet parmağı şu minareler
Yerlerin göklere seslenmesidir.

Şadırvanda şırıl şırıl akan su
Abdestle günahın dökülmesidir.

Şu masmavi, yeşil, renkli çiniler
Solgun bahçelerin yeşermesidir.

Günde beş kez kılınan namaz
Ruhun ötelere yücelmesidir.

Gönül gönül, dil dil söylenen tekbir
Ezelin ebede seslenmesidir.

Secdeyle yıkanan müminin yüzü
Kulluğun ışıkla bezenmesidir.

Tövbe, sonsuzluğa açılan kapı
Günahsa, ruhların kirlenmesidir.
Rıfkı Kaymaz... :)

 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ÖĞÜNMEĞE DEĞER Mİ?

Bir gün Şakîk-i Belhî, hac için çıktı yola,
Bağdat'a vardığında, bir müddet verdi mola.

Hârun Reşîd, Şakîk'in, Bağdat'a geldiğini,
Duyunca dâvet etti, yanına kendisini.

Geldiğinde dedi ki: "Nasîhat eyle bana."
Buyurdu ki: "Ey Hârun, al aklını başına!

Hükümdar olmak ile, mühim bir mevkîdesin,
Sen şu büyük zâtları, rehber edinmelisin!

Rabbimiz Ebû Bekr-i Sıddîk'ın makamını,
Sana ihsân etti ki, veresin tam hakkını.

O nasıl doğru ise, sen de öyle olasın,
Onun gittiği yoldan, aslâ ayrılmayasın!

Ve verdi ki hazret-i Ömer'in makamını,
Sen de ayırt edesin, haktan bâtıl olanı.

Osmân-ı Zinnûreyn'in, makamını da sana,
Verdi ki sarılasın, hayâ ile ihsâna.

Hazret-i Ali'nin de, makamını verdi ki,
Sen de ilim sâhibi, olasın onun gibi!

Sen bu büyük zâtların yolundan ayrılırsan,
Şimdiden Cehennim'in, azâbına hazırlan!"

Hârun dedi ki: "Devâm et, öğütlerin ne güzel."
Buyurdu ki: "Ey Hârun, dikkat et, kendine gel!

Aldanma bu dünyânın, mal ve saltanatına,
Âhirette bunların, faydası olmaz sana.

Düşün şimdi bir çölde, günlerce kaldığını,
Hararetten susayıp, pekçok bunaldığını.

Tam ölecek duruma, gelmişken susuzluktan,
O anda biri gelse, hem de serin su satan.

Senin de susuzluktan, yanmışken böyle için,
Ne kadar mal verirsin, o suyu almak için?"

Dedi ki: "Ne isterse, veririm her serveti,
Olur mu hiç o zaman, malın ehemmiyeti?"

Buyurdu: "Yarısını, isterse servetinin,
Verir miydin meselâ, o suyu almak için?"

Hârun Reşid dedi ki: "Verirdim hemen elbet,
Zîrâ ben ölüyorken, neye yarar bu servet?"

Buyurdu ki: "Pekâlâ, içtin ve kandın suya,
Lâkin atamıyorsun, o suyu dışarıya,

Yâni bir damla bile, idrar yapamıyorsun,
Şiddetli sancı ile, kıvranıp duruyorsun.

O sırada biri de, çıkagelse âniden,
Dese ki kurtarırım, seni ben bu derdinden.

Ve lâkin servetinin, öbür yarısını da,
Bu kimse isteseydi, verir miydin onu da?"

Dedi: "Gâyet tabiî, seve seve verirdim,
Zîrâ ben kıvranırken, neye yarar servetim?"

Buyurdu ki: "Öyleyse, övünme malın ile,
Bir içimlik su kadar, kıymeti yokmuş bile."

Hârun Reşid ağlayıp, dedi: "Söyle az daha."
Buyurdu ki: "Ey Hârun, tövbe et, dön Allah'a!

Tövbeyi bir an bile, aslâ geciktirme ki,
Tövbe etmeden önce, ölebilirsin belki.

Muhakkak pişman olur tövbeyi geç yapanlar,
Zîrâ ecel çok zaman, âni gelip yakalar."

Bu mübârek velînin hürmetine İlâhî,
Pişman olmayanlardan, eyle sen bizi dahi.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ÜÇ MÜHİM DERT

Bir gün çok ağlıyorken, Râbia-i Adviyye,
Sordular: Ağlamanın sebebi nedir? diye.

Buyurdu ki: Üç büyük derdim var şimdi benim,
Bunları düşündükçe, ağlayıp yaş dökerim.

Bunlardan kurtulmağa, var ise bir kolaylık,
Bir garanti verin de, ağlamıyayım artık.

Dediler: Söyle bize, ne imiş o dertlerin?
Herhâlde hâllederiz, kolayı var her şeyin.

Buyurdu: Öyle zor ki, kasdettiğim o dertler,
Zannettiğiniz gibi, kolay hâlledilmezler.

Biri son nefesimde, verirken ben canımı,
Kurtarabilir miyim, acaba îmânımı?

İkincisi mahşerde, acep amel defterim,
Sağımdan mı verilir, soldan mı, yok haberim.

Üçüncüsü, herkesin, hesabı görülünce,
Ve lâyık oldukları, yere götürülünce,

Cennetlikler ile mi, giderim ben acabâ?
Yoksa atılır mıyım, kötülerle azâba?

Bu korkunç tehlikeler, var iken önümde hep,
Ben ağlamıyayım da, kimler ağlasın acep?

Uzaktan bir misâfir, gelmişti hânesine,
Bir parça eti vardı, koydu tenceresine.

Düşündü pişirip de, ona ikrâm etmeyi,
Ve lâkin konuşurken, unuttu pişirmeği.

Nihâyet akşam olup, namazları kıldılar,
Hem kendi, hem misâfir, o gün oruçluydular.

Dedi ki: Et pişmedi, unutmak sebebiyle,
Bâri iftar edelim, kuru ekmek, su ile.

Getirmeye giderken, su ve kuru ekmeği,
Leziz et kokuları, bir anda sardı evi.

Baktı ki tencerede, duran et, o hâliyle,
Ateşsiz pişmiş idi, kudret-i ilâhiyle.

Misâfir o yemekten, yiyince, ilk tadımda;
Dedi: Böyle hoş yemek, yemedim hayatımda.

Hem de sen demiştin ki, Unuttum, pişmedi et,
Hâlbuki bu et pişmiş, acaba nedir hikmet?

Dedi: Kul unutmazsa, eğer ibâdetini,
Onu da unutmazlar, pişirirler etini.

Yine bir gün misâfir, var iken hânesinde,
Yemeğe koymak için, soğan yoktu evinde.

Dediler; Ey Râbia, şu komşudan istesek,
Zîrâ soğan olmazsa, iyi olmaz o yemek.

Buyurdu: Kırk senedir, söz verdim ki ben şuna,
Aslâ el açmıyayım, Rabbimden gayrısına.

Râbianın bu sözü, bitmemişti ki, o an,
Bir kuş, ayaklarıyla, bıraktı iki soğan.

Bir gece de dostları, geldiler ona, ancak,
Kandil yoktu evinde, gece aydınlatacak.

Râbia hazretleri, üfledi bir avcuna,
Nûr geldi birden bire, parmakları ucuna.

Kamış girdi gözüne, bir gün namaz kılarken,
Hiç farkına varmadı, acımasına rağmen.

Öyle sarmış idi ki, onu aşk-ı ilâhî,
Hissetmedi kamışı, gözüne girse dahî.

Selâm verip sordu ki, Gözümde bir şey mi var?
Baktılar kamış girmiş, güçlükle çıkardılar.

Yâ Rabbî, bu mübârek velînin hürmetine,
Kavuştur bizi dahî, senin muhabbetine.



 

Rumeysa

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Eki 2005
Mesajlar
3,942
Aldığı Beğeniler
2,483
Konum
İstanbul
Takım
Galatasaray
Varalım bir iki gün zikredelim Mevla'yı

Bize ısmarladılar mı bu yalan dünyayı.(II.Murat)
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
MEVLAM zakir eylesin cümlemizi....

her zaman dilimizden ve kalbimizden zikirleri eksik etmesin...

RABBIM tüm güzellikleri cümlemize nasip etisn
 

edebali

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Nis 2006
Mesajlar
4
Aldığı Beğeniler
0
Selamünaleyküm ALLAH hepinizden razı olsun inşallah.

Deselerki İslamın Pınarından içmek suç,
O suçu kabullenir içerim ben Avuç Avuç.
:( :( :(
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
Yaramaz

Üzdü beni zalim,kanlı yaramaz
Gayet çoktur, değil benim yaram az
Bana yardan gayri cerrah yaramaz........

(Gevheri)



aklımda kaldığınca yazdım....çok severim bu dizeleri...
 
Üst Alt