Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

samanyolu

“Ya Bâki ente’l-Bâki”
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2010
Mesajlar
598
Aldığı Beğeniler
19
Takım
Diğer
Merhabalar...
Araştırdığım bir konu hakkında bilgisi olanlardan yardım alabilir miyim?
Parapsikoloji...Parapsikolojiye yönelmek,meşgul olmak din açısından ne derece doğrudur?Araştırdığım bu konu hakkında bilgisi olanlardan da yardım alabilir miyim?
 

samanyolu

“Ya Bâki ente’l-Bâki”
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2010
Mesajlar
598
Aldığı Beğeniler
19
Takım
Diğer
Bilgisi olan yok mu?
 

seyfofen

YiğiDo
 
Üyelik Tarihi
11 Ara 2011
Mesajlar
3,019
Aldığı Beğeniler
145
Konum
DüNy@ GeZegeNi
Takım
Fenerbahçe
şahsen benim ilgi alanımın dışında kalıyor k.bakma samanyolu..:)
 

gerçekçi

Gerçekçi Üye
 
Üyelik Tarihi
28 Ocak 2012
Mesajlar
21
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Adana
Takım
Diğer
Merhabalar...
Araştırdığım bir konu hakkında bilgisi olanlardan yardım alabilir miyim?
Parapsikoloji...Parapsikolojiye yönelmek,meşgul olmak din açısından ne derece doğrudur?Araştırdığım bu konu hakkında bilgisi olanlardan da yardım alabilir miyim?

Merhaba, ben din alimi değilim ancak parapsikoloji hakkında araştırma yapmış biriyim. Dini açıdan sakıncası olduğunu zannetmiyorum çünkü şu an üniversitelerde okutulan bir ders. Ayrıca tüm psikiyatristler parapsikoloji eğitimi almaya başladılar.

Parapsikoloji insan varlığının sırları ve açıklanamayan esrarengiz olayları bilimsel olarak araştırmak adına 1952 yılından beri yurtdışında üniversitelerde bilim adamlarınca araştırılan bir konudur. Şu an ülkemizde de psikiyatristler bu konuda araştırma yapmaya başlamışlardır çünkü psikolojinin cevap bulamadığı sorulara parapsikoloji cevap bulabilmektedir.

Parapsikoloji laboratuvarlarında yapılan bir çok deney modern tıpta cevap bulunamayan sorulara ışık tutuyor.

Parapsikolojinin alanı çok geniş olduğu için şu an iyi yönde kullanıldığı gibi maalesef kötü yönde kullanmak için araştıranlar da var. Zihin kontrol yöntemleri mesela metafizik ve parapsikoloji adı altında uzun yıllardır araştırılıyor ve uygulanıyor.

Caiz mi değil mi o konuda bir din alimine sormanız gerekiyor. Bir değil birkaç alime sorun hatta ayrıca Psikiyatrist Doktor Hamdi Kalyoncu'nun bu konuda araştırma ve kitapları mevcut mail atıp ona da danışabilirsiniz.
 

gerçekçi

Gerçekçi Üye
 
Üyelik Tarihi
28 Ocak 2012
Mesajlar
21
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Adana
Takım
Diğer
Parapsikoloji, insanın metafizik boyutunu araştıran bir bilim sahasıdır. 1953 yılında, ilk defa Hollanda’da bu sahayla ilgili kürsü kurulur. 1970’den sonra ise, dünya çapında yaygınlaşır.

Parapsikoloji, başlıca “telepati, hipnotizma, kehanet, psikokinezi, durugörü (temessül), ruh çağırma, manyetizma” gibi konuları ele almaktadır.

Bunlardan telepati, zihinden zihine yapılan haberleşmede düşüncelerin sessiz dilidir. Herhangi bir araç kullanmadan, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihine gönderilip alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir.

Birisinden bahsederken o kişinin çıkıp gelmesi, hemen herkesçe tecrübeyle bilinen telepatik bir olaydır. Veya muhatabımız bir konu açtığında, “ben de şimdi aynı şeyden bahsedecektim” deyişimiz, sıkça görülen durumlardandır.

Yapılan araştırmalar, hayvanlarda bile telepatik haberleşme olduğunu göstermiştir. Meselâ, uzmanlar, yavru tavşanları denizaltıyla denizin derinliklerine indirirler. Anne tavşan ise, aynı anda laboratuarda beynine elektrot bağlı olarak bekletilmektedir. Belli aralıklarla yavrular birer birer öldürülür. Her birinin ölümünde, anne tavşanın beyni tepki halindedir.

Hayvanlarda bile bulunan bu telepatik güç, insanda çok daha kuvvetlidir. Özellikle, birbirleriyle ruhen, kalben alâkadar olanlarda daha da belirgindir. Meselâ, anne ile evlât, birbirinin sevinç ve ızdırablarını hissedebilmektedir. Birindeki hâl diğerine de yansımaktadır. Telepatik haberleşme, ikizlerde de kuvvetlidir. Bunlar öyle olur ki, mektup gelmeden önce kardeşinin durumunu bilebilir, hatta onun çektiği acıyla kıvranabilir.

Maşukunu delicesine seven bir âşık, şeyhinde fani olmuş bir mürid, telepatik mesaj almada çok hassastırlar. Öyle ki, maşukunun eline batan bir iğne, kilometrelerce ötedeki âşıkta ani bir ızdıraba sebep olabilir. Yine kilometrelerce uzaktan, bir şeyh kendisine bağlı müridini hiç bir vasıta kullanmadan çağırabilir.

Her insanda az-çok kendini gösteren telepatik etkileşim, bazı kişilerde daha kuvvetli olarak görülür. Bu şekilde bir hassasiyete sahip iki kişi, uzmanlar nezdinde yapılan bir telepatik tecrübede 3000 km uzaktan birbirlerine mesaj gönderebilmişlerdir.

Asrımızın mümtaz müfessirlerinden Hamdi Yazır İstanbul’da talebe iken, bir gün kaldığı evin penceresinin önüne oturduğunda, birden çok sevdiği amcasını hatırlar. Bu hatırlamanın peşinden, gönlünü bir hüzün kaplar. Daha önceleri amcasını hep neşeyle hatırlarken bu defa böyle olması kendisini şaşırtır. O günü, bir köşeye yazar. Onbeş gün sonra memleketinden gelen mektupta, kaydettiği tarihte amcasının vefatı haber verilmektedir. (Yazır, IV, 2920)

Bu tür telepatik olaylara şu noktadan bakabiliriz: Nasılki, insanın eli karşıdaki bir dağa uzanamazken, gözü ta yıldızlara kadar uzanıyor. Onun gibi, insan kalbindeki birtakım duygular da, çok uzaklardaki bir dostuna mesaj iletebilir veya ondan mesaj alabilir. Telsizle ve telefonla haberleşme misâli, birbirleriyle iletişim kurabilir.

Yapılan araştırmalar, beynin de bir tür radyo dalgaları neşrettiğini göstermiştir. Modern fizikte ele alındığına göre, tabiatta bulunan her cisim etrafa manyetik dalgalar yaymaktadır. Zira madde hareketten, hareket de dalgalardan başka bir şey değildir. Birisi, başkasını ilgilendiren bir konuda düşündüğünde, beyninden etrafa yayılan dalgalar uzaktaki kişiye ulaşır. Onun beyni bu mesajı alabilir. Bu, bir nevi radyo yayınına benzetilebilir. Mesaj gönderen beyin verici, karşı taraf ise alıcı durumdadır.

Özellikle, yirminci asrın ikinci yarısından sonra gelişen parapsikoloji ilminde ele alınan bu gibi durumlar, İslâm dünyasına hiç de yabancı değildir. Hz. Peygamberin “Sizden önceki ümmetlerde ilhama mazhar kişiler vardı. Eğer ümmetimden de öyle birisi varsa, işte o Ömer’dir” buyurduğu Hz. Ömer’in şu olayı, şöhret bulmuş bir olaydır (Buharî, Fedailu Ashabi’n-Nebi, 6)

Hz. Ömer, halifeliği sırasında bir Cuma hutbesinde hiçbir münasebet yokken birden “Ey Sariye! Dağa, dağa!” der. O sırada İran’da düşmanla savaşan İslâm ordularının komutanı Sariye, bu sesi duyar. Talimat doğrultusunda sırtlarını dağa yaslarlar ve galip gelirler. (Suyutî, Tarihu’l-Hulefa, s. 117)

Parapsikolojik olaylardan bir başkası “duru görü” denilen “uzaktaki olayların, insanların veya eşyanın zihinsel bir resmini algılama yeteneğidir.” Bunu, “uzaktaki eşyanın bir an için insana televizyon görüntüsü gibi temessül etmesi, görülmesi” şeklinde değerlendirebiliriz. Bu durum özellikle aşırı sevinç veya büyük üzüntü meydana getiren olaylarda görülür. Ölen ve kaza kurbanı olan kimse, bu kaza ölüm getirmese bile, bir an dostuna görülür. Çoğu kere, hayali görülen insan ses çıkarmaz. Bazan da konuşur ve ölümünü haber verir.

Parapsikoloji sahasında gösterdiğimiz bu numuneler, insanın çok geniş bir gayp boyutuna sahip olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Bu numunelerin her insanda tek tek bulunması lazım değildir. Bazı fertlerde bunların görülmesi ve yaşanması, insanın metafizik yönünün tesbiti noktasında kâfidir.

İnsanın bu metafizik boyutunu, üçte biri suyun üstünde, üçte ikisi ise suyun altında bulunan buzdağlarına benzetebiliriz. Pek çok insan, kendisinin bu yönünü keşfedebilmiş ve kullanabilmiş değildir. Uzayın derinlikleri meçhullerle dolu olduğu gibi, kendi iç âlemimiz de bilinmezlerle doludur.

Bediüzzaman, saika ve şaika adıyla farklı iki duyudan bahseder. Bunları bir nevi, "altıncı ve yedinci duyu" şeklinde mütalaa edebiliriz. Ehl-i dalalet ve ehl-i felsefe, meşhur olmayan o duygulara, hata ederek "sevk-i tabiî" (içgüdü) diyorlar. Haşa, içgüdü değil, belki bir çeşit fıtrî ilham olarak insan ve hayvanı ilâhi kader sevk ediyor. Mesela, kedi gibi bazı hayvan gözü kör olduğu vakit, kaderin sevkiyle gider, gözüne ilaç olan bir otu bulur, gözüne sürer, iyi olur. (Nursi, Mektubat, s. 348)

Kediyi, kendisine lazım ota sevk eden kader-i İlâhi insanı da hayat boyu değişik şeylere sevk eder. Tereddütler içinde bocaladığımız hallerde, içimizden gelen ses, bir nevi sevk-i İlâhidir. Çıkmazlardan bizi çıkaran, sevk-i İlâhidir. Pek çok alternatif içinde isabetli olana bizi yönlendiren, sevk-i İlâhidir. Daha önceden hiç gitmediğimiz bir şehirde, aradığımız dostumuzu yolda karşımıza çıkaran sevk-i İlâhidir...

İnsana şevk veren duygu ise, şaikadır. Araba için benzin ne ise, insan için de şevk odur. Şevkini yitirenler, yolda kalmaya mahkûmdur. İşte bazen insana bir şevk dalgası gelir. Daha önce günde yirmi sayfa okuyamayan birisi, anlayarak her gün yüzlerce sayfa okumaya başlar. Bu şevkin tesiriyle, diğer duygularında tam bir uyanıklık hali meydana gelir. Rahmanî ilhamlara hassas bir alıcı özelliği kazanır. Fennî ve teknolojik keşifleri yapan ilim adamları da, böyle bir şevk ve sevk dalgasının neşesi içinde buluşlarını gerçekleştirmişlerdir.

Prof.Dr. Şadi Eren

1989 - 1994 yılları arasında, öğretmenlik görevi yanında, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Tefsir alanında " Kur' an'da Gayp Bilgisi " isimli doktora çalışması yaptı.
1992 - 1993 öğretim yılında Ankara'da Devlet Lisan Okulu'nda Arapça kursuna devam etti.
1993 - 1994 öğretim yılında Anakara/Çamlıdere İmam-Hatip Lisesinde meslek dersleri öğretmeni olarak görevde bulundu.
Kasım 1994'de Erzincan İlahiyat Meslek Yüksek Okulunda Tefsir alanında Yardımcı Doçent, Kasım 1998'de ise Doçent oldu.
 

sultans

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
27 Haz 2011
Mesajlar
775
Aldığı Beğeniler
10
Konum
İstanbul..
Takım
Beşiktaş
bu anlattığınız olaylardan bazılarını geçmişte birebir yaşadım,örneğin, Arabisatan'da çalışan eşimin sabaha karşı 3,5 sıralarında ismimi üç kez tekrarlayarak beni çağırdığını duydum ilk sesinde uyandım diğer ikisinide kalktığımda duydum ve üç gün sonra mektubu geldiğinde şok oldum o günün gecesinde arabayı çöl karanlığına çektiğini yıldızlara bakarken bir an özlemle dolduğunu ve avazı çıktığı kadar üç kez "......"diye bağırdığını yazmıştı ve daha sonra bir kaç komşum bir hadise üzerinde tartıışırlarken hangisinin ne cümle kuracağı nı zihnimden geçirdim ve düşüncemde olanları hepside birbirine söyledi aynı kelimeler kendimden korktum yeter diye bağırdığımı biliyorum,dünyada anlaşılmayacak çokkkk şeyler var sırlı ve esrarengiz...
 

gerçekçi

Gerçekçi Üye
 
Üyelik Tarihi
28 Ocak 2012
Mesajlar
21
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Adana
Takım
Diğer
Kalp kalbe karşıdır diye boşuna dememişler :) Telepati kurmuşsunuz o kadar mesafeden kolay değil tabii çok içten demiş demek ki eşiniz. Ayrıca sizin komşularınızın bilinçaltına telkin yollayabilmeniz de çok güçlü bir enerjiye sahip olduğunuzu gösteriyor bence bundan korkmayın kolay kolay herkes yapamaz. Ben de benzer olaylar yaşadım bu tür gizemli olaylara eskiden korku ile bakılırdı artık araştırılıyor çok şükür ve beyin gücü ile insanın yapamayacağı şey yok aslında parapsikoloji de bir bakıma bu konulara ışık tutuyor ama bunu kötü yönde kullananlar da var maalesef önemli olan hangi amaca yönelik kullanıldığı hayra mı şerre mi...
 

samanyolu

“Ya Bâki ente’l-Bâki”
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2010
Mesajlar
598
Aldığı Beğeniler
19
Takım
Diğer
"Gerçekçi" aktardıkların için teşekkür etmekteyim.Allah razı olsun.Emeğine sağlık ilgilendiğin için...
 

gerçekçi

Gerçekçi Üye
 
Üyelik Tarihi
28 Ocak 2012
Mesajlar
21
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Adana
Takım
Diğer
"Gerçekçi" aktardıkların için teşekkür etmekteyim.Allah razı olsun.Emeğine sağlık ilgilendiğin için...

Rica ederim, sizden de Allah razı olsun. Dediğim gibi en sağlıklı bilgiyi bu konuda araştırma yapan uzmanlardan alabilirsiniz sonuçta hayra ise sakıncası olduğunu sanmıyorum ancak kötü amaçlı kullanılırsa tabii ki sakıncaları var.

Bu şuna benziyor aslında organ nakli kişiyi hayata döndürmek içinse faydalı ancak organ mayfası tarafından kullanılıyorsa sakıncalı bunun gibi hangi yönde kullanıldığı önemli.

Şu an parapsikolojik araştırmalarla felçli hastaların beyin gücü ile neler yapabiklecekleri araştırılıyor mesela ancak dediğim gibi ülkemizde sadece psikiyatristler bu konuda araştırma yapıyor oysa tüm dünyada yıllardır bilim dalı olarak kabul görüyor. Bahsi geçen doktorlara mail atıp daha ayrıntılı bilgi de alabilirsiniz. Hayırlı günler
 

samanyolu

“Ya Bâki ente’l-Bâki”
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2010
Mesajlar
598
Aldığı Beğeniler
19
Takım
Diğer
Teşekkür etmekteyim...Araştırmalarım devam ediyor.Merak ettiğim bu durumu araştırıyorum yalnızca...
 
Üst Alt