Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Zühre

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
665
Aldığı Beğeniler
1
Materyalistler, maddenin yanı sıra zamanın da mutlak olduğunu, yani sonsuzdan gelip sonsuza gittiğini savunurlar. Bu çarpık anlayışa dayanarak da kaderi, ahiret gününü, cenneti ve cehennemi reddetmeye çalışırlar. Oysa bugün modern bilim, maddenin olduğu gibi, maddenin bir türevi olan zamanın da maddeyle birlikte yokluktan var edildiğini ve zamanın da bir başlangıcı olduğunu ispatlamıştır. Ayrıca, zamanın izafi (göreceli-rölatif) bir kavram olduğu, materyalistlerin yüzyıllardır zannettikleri gibi değişmez ve sabit olmadığı, değişken bir algı biçimi olduğu da bu yüzyılda ortaya çıkmıştır. Zamanın ve mekanın izafiyeti Einstein'ın 'Rölativite' teorisiyle kanıtlanmış ve bu gerçek bugünkü modern fiziğin temelini oluşturmuştur.

Yani, zaman ve mekan mutlak olmayan, başlangıçları olan, Allah'ın yoktan var ettiği kavramlardır. Zamanı ve mekanı yaratan Allah, elbette ki bunlara tabi değildir. Allah, zamanın her anını zamansızlıkta belirlemiş, tespit etmiş ve yaratmıştır. İşte materyalistlerin akıl erdiremedikleri 'Kader' gerçeğinin özü de buradadır.

Bizim için geçmişte yaşanmış ve gelecekte yaşanacak olan olayların tümü, zamana tabi olmayan, zamanı yoktan var eden Allah'ın bilgisi ve hakimiyeti dahilindedir. Kuran'ın 1400 yıl önce bildirdiği ve inananların gönülden inandıkları gerçekleri bugün modern bilim de doğrulamakta ve Kuran'ın Allah'ın sözü olduğuna şahitlik etmektedir. Asırlardır Allah'ın varlığını ve yaratılış gerçeğini reddeden materyalist düşünce ise bilim tarafından her alanda yalanlanmaktadır.

Bu konu son olarak Almanyada yayınlanan aylık bilim dergisi P.M.in Şubat sayısının da kapak konusunu oluşturmaktadı. Yazar Nicolai Schirawski tarafından kaleme alınan bu yazıda, Fizik Bilim Adamları tarafından yapılan son çalışmaların tüm canlıların mutlak bir kadere tabi oldukları ve üstün bir güç tarafından önceden planlandığı şekilde yaşadıklarının ispatlandığı anlatılmaktadır. Nicolai Schirawskinin bahsedilen yazıdaki tespitlerinden bazıları şöyledir:

Birçok insan kendilerini gizli bir kaderin yönettiğine inanıyorlar. Artık bunu fizik bilim adamları ve beyin araştırmacıları da tasdik ediyorlar: Gelecek ve geçmiş kesin olarak belirlenmiştir

Fizik Bilim Adamları araştırmalarını sürdürürken hiç beklenmeyen bir bilim dalından büyük bir destek aldılar: Beyin Araştırmacıları. Bunlar yaptıkları deneylerin sonucunda herkesin tüylerini ürperten şu karara vardılar: İnsanın kendi iradesi diye bir şey yok! İnsanlar şimdiye kadar bir otomat gibi içgüdülerinin emrinde olmadığını, insanları hayvanlardan ayıran sebebin de bu olduğunu zannediyorlardı. Bremen Üniversitesinde Beyin Araştırma uzmanı olan Profesör Gerhardt Roth, hür irade inancını faydalı bir hayal olarak görüyor. Bu sonuca kafatasını açtığı hastalarda yaptığı deneylerle vardı. Dışarıdan verilen emirlerle kolunu hareket ettirdiği hastalara neden bu hareketi yaptın diye sorduklarında canım istedi cevabını almışlardır, fakat bu mümkün değildir çünkü hareket emri dışarıdan yaptırılmıştır.

Burada karşımıza bir soru çıkıyor. Madem her şey sonuna kadar belli; o zaman geleceğe bakma imkanımız var mı? Fizikçiler, Newton fiziği ve Einsteinın Rölativite-teorisine göre bütün evren deterministtir diyorlar: Yani bir başlangıçtan sonra mecburi bir netice, sonuç elde edilir. Bunun dışına çıkamadan bu durum devam eder, bu sonuçlar zinciri sonsuzluğa kadar sürebilir. Yani bu demektir ki, her düşünce, her rüzgar esintisi ve her düşen yaprak büyük patlamadan (Big Bang) beri bellidir.

Yani dünya önceden belirlenmişse, bizim de hür bir irademiz olamaz! Zaten gelecek önceden belli ise, biz istediğimiz kadar bir karar hakkında düşünelim- hangi sonuca varırsak varalım sonuç zaten önceden bellidir.

Hür irade dediğimiz şey, zaten olacak bir değişikliğe sonradan verdiğimiz bir sebepten başkası değildir diye açıklıyor Wolf Singer, Frankfurt Max Planck  Enstitüsü direktörü.

Rabbimiz, modern bilimin 21. yüzyılda keşfettiği Kader Gerçeğini Kuran ayetlerinde şöyle bildirmektedir:

Hiç şüphesiz, Biz herşeyi kader ile yarattık. (Kamer suresi, 49)

Gaybın anahtarları O'nun Katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. (Enam Suresi, 59)
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Hiç şüphesiz, Biz herşeyi kader ile yarattık. (Kamer suresi, 49)

Gaybın anahtarları O'nun Katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez. Karada ve denizde olanların tümünü O bilir, O, bilmeksizin bir yaprak dahi düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru dışta olmamak üzere hepsi (ve herşey) apaçık bir kitaptadır. (Enam Suresi, 59)

zuhrefcım cıdden cok onemlı bır paylasımd abulunmussun...emegıne saglık Allah razı olsun ebeden
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun çok önemli bir paylaşımdı ellerine sağlık...
selam ve dua ile Yaradana emanet ol...
 

HACI BORAN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
2,198
Aldığı Beğeniler
6
Bizim için geçmişte yaşanmış ve gelecekte yaşanacak olan olayların tümü, zamana tabi olmayan, zamanı yoktan var eden ALLAH'ın bilgisi ve hakimiyeti dahilindedir. Bunu ne olursa olsun her daima unutmamalıyız ve bilmeliyiz...paylasım icin tes...
 
Üst Alt