Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
davet.jpg



Soru: Allah bizi insanların hidayetine vesile kıldı ından, bizim ihmalimizle onların cehenneme gidişlerinde suç bizim ise onların bunda suçu nedir? Yok e er günah onlarınsa, ahirette bizim yakamızı niçin tutsunlar ve biz neden onların hâline a layıp sızlayalım?





Soruda iki husus üzerinde durulmaktadır: Konunun, bir Hakk'a dilbeste olmuş ehl-i hidayete, bir de inanmamış ehl-i dalâlet ve ehl-i küfre bakan tarafı var.

Ehl-i hidayet, bir vazife olarak inandı ı, buldu u, bildi i, tattı ı, doldu u, doydu u ve onunla olgunlaştı ı hakikatleri başkalarına ulaştırmalı ve onları da kurtarmalıdır. Bu, evvela insanî ve vicdanî bir borçtur. Bilen insan, mahiyetinde ve vicdanında Hakk'ın bir ihsanı olarak bulunan bu hakikati, bilmeyenlere anlatmalı ve Allah'a giden yolları onlara da açıp göstermelidir. Başkalarına hak ve hakikatleri anlatma mevzuu, insanî bir mesele olmasının yanında, hem Allah'ın ayât-ı beyyinatıyla, hem de Efendimiz (aleyhissalâtü vesselam)'ın nurlu beyanlarıyla bizzat emretti i ve belki de birçok müminin öbür alemde kurtuluş reçetesi olabilecek çok yüce bir vazifedir.

İsterseniz şimdi konuyla alakalı Cenab-ı Hakk'ın dediklerine bir göz atalım: "Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin velileri ve yardımcılarıdır. Onlar insanları iyiliklere teşvik edip kötülükleri men ederler." (Tevbe, 9/71) Başka bir ayette: "Ey müminler! İçinizden hayra ça ıran, iyili i yayıp kötülükleri önlemeye çalışan bir topluluk bulunsun. İşte selâmet ve felahı bulacak olanlar da bunlardır." (Âl-i İmran, 3/104) Allah (celle celâluhû), insanlara hakkı duyuranları her zaman şerefli bir ümmet olarak ele almıştır: "Siz milletlerin en hayırlısı olarak çıkarıldınız. Siz Allah'ın emretti i iyi şeyleri emredersiniz, kötülüklerden de nehy edersiniz. Zira sizler Allah'a tam inanırsınız." (Âl-i İmran, 3/110)


 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray


Üzerimize insanî bir borç olan bu meseleye İlahî iklimden gelen tayflar ışık tutmuştur. Pek çok ayet ve hadisle bu mevzu herhangi bir tevil ve tefsire tabi tutulmayacak kadar açık ve nettir. Dolayısıyla bizler bundan, her halükârda İlahi hakikatleri anlatmakla mükellef oldu umuzu anlıyoruz. Hatta bir gün yeryüzünde hiç kimse kalmasa, dış dünyalarda, Sirius yıldızına ba lı bir kolonide, Herkül burcunun etrafında ayrı bir sistemde Samanyolu'nun bilmem hangi buca ında insanlar olabilece i ihtimaliyle oralara do ru kentler kura kura sıçrayacak, atlayacak, ferden olmasa bile nev'en o noktalara ulaşmayı düşünecek, düşleyecek ve gönlümüzün ilhamlarını orada bulunan (e er varsa) insanların sinelerine de boşaltaca ız. Onlarla hemhal olacak ve onlara da Allah'a giden yolları gösterece iz. Peygamber Efendimizin buyurdukları gibi, "Kûlû lâilâhe illallah tüflihû" Yani: "Lâ ilâhe illallah deyin, felah bulun, kurtuluşa erin" diyecek ve hep bununla soluklanaca ız. Bu, bizim vazifemiz. Onların vazifesi de bu sese kulak vermek, kendilerini huzura ça ıran bu nidayı dinlemek ve gezdikleri her yerde do ru yolu araştırıp onu bulmaya çalışmaktır.

Biz vazifemizi yapmazsak, bundan dolayı hem insanlara hem de Cenab-ı Hakk'a karşı olan sorumlulu umuzu yerine getirmemiş oluruz; dinî bir vazifeyi yapmadı ımızdan ötürü de hesaba çekiliriz. Cenab-ı Hak yakamızdan tutar ve: "Biliyordunuz, niye bildirmediniz? Tanıyordunuz, niye tanıttırmadınız? Do ru yolu görüyordunuz, niye işaret etmediniz? Işıklara vâkıftınız, neden başkalarının dikkat nazarlarını o tarafa çekmediniz?" der. Aynı zamanda bizler onlara karşı insanî vazifemizi yapmadı ımızdan dolayı da vicdansızlık yapmış oluruz. Onların dalâlet ve küfürlerini gördükçe burada vicdânî azap çeker, adeta cehennem hayatı yaşarız. Bir nas ışı ında arz ediyorum; o gün Cenab-ı Hak onlara da şöyle diyecektir: "Siz böyle bir İslam dini gördünüz, duydunuz, tattınız da neden ona inanma lüzumu hissetmediniz? En ince teferruatına kadar behîmî hislerinizin hepsini tatmin ettiniz de bu mevzuda niçin tam tatmin olaca ınız yolu araştırmadınız? Hatta en bunalımlı oldu unuz sıkıntılı ve krizli anlarınızda dahi bir kerecik olsun bu yola tevessül etmeyi düşünmediniz? Di er bir ifadeyle; dünyevî refahınız adına her kapıyı çaldınız, her çareye başvurdunuz, de işik sistemleri denediniz, neden bir kerecik olsun, semâvî oldu unu az buçuk duydu unuz hak dini hayata hayat kılmayı düşünmediniz?"

 

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray

Netice itibari ile Cenab-ı Hak herkesi kendi günahıyla muâheze edecektir. Biz onlara hakikati duyurmakla mükellef oldu umuzdan vazifemizdeki kusurdan ötürü muâheze olaca ız. Onlar da araştırmadıklarından ve e er duymuşlarsa hakikate yürekten kulak vermediklerinden ötürü muâheze olacaklar. Rabbim bizleri emr-i bi'l-maruf yapma imkânına sahipken, onu yapmamak suretiyle baş aşa ı gitmekten muhafaza buyursun! (Amin)


( © Zaman - Akademi )

 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Ewet herkes kendi günahından sorumlu, bir durumda sadece birisi günaha girer diye bir kaide yoq, herkes günaha da girmiş olabilir...
Burda da hem anlatmayan, hem de araştırmayan günaha girer...

...bir gün yeryüzünde hiç kimse kalmasa, dış dünyalarda, Sirius yıldızına baĞlı bir kolonide, Herkül burcunun etrafında ayrı bir sistemde Samanyolu'nun bilmem hangi bucaĞında insanlar olabileceĞi ihtimaliyle oralara doĞru kentler kura kura sıçrayacak, atlayacak, ferden olmasa bile nev'en o noktalara ulaşmayı düşünecek, düşleyecek ve gönlümüzün ilhamlarını orada bulunan (eĞer varsa) insanların sinelerine de boşaltacaĞız...

İnşaAllah :)
 

KAMELYAM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ağu 2005
Mesajlar
460
Aldığı Beğeniler
2
Orjinal Yazarı Can U Can

Netice itibari ile Cenab-ı Hak herkesi kendi günahıyla muâheze edecektir. Biz onlara hakikati duyurmakla mükellef oldu umuzdan vazifemizdeki kusurdan ötürü muâheze olaca ız. Onlar da araştırmadıklarından ve e er duymuşlarsa hakikate yürekten kulak vermediklerinden ötürü muâheze olacaklar. Rabbim bizleri emr-i bi'l-maruf yapma imkânına sahipken, onu yapmamak suretiyle baş aşa ı gitmekten muhafaza buyursun! (Amin)


( © Zaman - Akademi )


AMİİİN...
 
Üst Alt