Durma öyle boşuboşuna, bir iyilik yap; al benden başımı! ne çok eziliyor canım, efkar denen kelimenin kuvvetini ne iyi tattım ben, çile denen yükü yıllar taşıdım ben.. an geldi Türklüğümle gurur duydum, müslümanlığımla ezildim ama Tanrı dağı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslümanım ben!
Ahh Efendim, garip geldik, garip gideceğiz öyle mi! sana sevdam var diyene fakirlik suyun yukardan aktığı gibi akacak öyle mi? aksın, varsın sarsın beni tüm fukaraların fakirliği ve cüzzama kurban gitsin istersen bedenim; ben sana aşığım Efendim!
Neden hep incedir bir Filistinli'nin kolları, niye korkulu bakar gözleri, neden durmaz göz yaşları, bir taş neden yakışır eline bu denli, okul yolunu neden bilmezler diğerleri gibi, anasına-babasına neden doyamaz, bir ekmek bu kadar mı uzaktır?! Allah kahretmesin e mi bizim gibilerini! niye elimizden birşey gelmez, neden hep dilin sukunet kelimesine sığınırız, neden Napolyonlar bizden türemez, neden Roma'yı yakan Neron gibi İsrail'i yerle yeksan edemeyiz?! acizliği bu kadar mı ödev edindik? susturun beni ya da canımı doyuracak bir laf edin bana..yeter ki susmayın, susmayın!
Bilmem hiç Farid Farjad dinlediniz mi, kemanı ağlatan adam derler ona.. öyle bir namedir ki, içinizi ağlatır, ruhunuz feryat eder susturamazsınız, ve Filistinli gençler Le Trio-Joubran... hiç düşünmediniz mi bunlara bu denli musikinin en bam telini bulduran, en acısını yaptıran, adeta derdi konuşturan.. yaşıyorlar çünkü arkadaşım, çilenin babasını yaşıyorlar; gurbet içinde gurbet! ve her an silah gölgesinde ve aşk içinde! evet Efendimiz'in aşkı ile..
Ahh Bosna'dadır benim yüreğim, Hicaz'da zemzem dağıtan sakinin eliyim, Çeçanya'da gavuru yüreğinden vuran mermiyim, Filistin'de öksüz kalmış Aksa mescidiyim, sönük müslümanların yalancı şecaatiyim, bağrı yanık müslümanların bir lokma ekmeğiyim, Nil'deki suyum, Mısır'daki müslüman görünümlü hristiyanım, elleri kirlenmiş çöp karıştıranım, kemikleri sayılan Somalili'yim, yıllar yılı ailesine hasret ilim talep eden Malezyalı kızım, başında kargalar nöbetleyen çocuğum ben.. İkiz kuleleri ben vurdum, siren seslerinde Bağdat'ı da ben yıktım, Arafat'ı ben zehirledim, Bush'u ben doğurdum, Hitler mi? evet ne de iyi etti; o da benim ikizim.. işte insan, senin şeceren bu ve daha niceleri..ne soylu bir tarih, ne muazzam bir hüviyet!
Gitmiyor arkadaşım, bu nizam böyle gitmiyor. içimin eyaletlerinde isyan var. ağlamak mı, bahsetmeyin şundan artık! kaç yol vardır, hangisi sağdır? vicdanımın sesine nefsin vesvesesi karışıyor, aşıma ağu karışıyor, imanıma nifak karışıyor, itikadıma selefi karışıyor, türbanıma laikçiler karışıyor, hakkıma kanun karışıyor, huhukuma hakim karışıyor, evetime Kemalist karışıyor, düşünsem suç oluyor, konuşsam hakaret oluyor.. dibi gelmez bunların. bir ölümüme karışamayacaklar benim, sadece ölüme! Rabbim ne hududsuz bir kelime!.. gerisi mi; vesaire..
Katre-i Matem...
Ahh Efendim, garip geldik, garip gideceğiz öyle mi! sana sevdam var diyene fakirlik suyun yukardan aktığı gibi akacak öyle mi? aksın, varsın sarsın beni tüm fukaraların fakirliği ve cüzzama kurban gitsin istersen bedenim; ben sana aşığım Efendim!
Neden hep incedir bir Filistinli'nin kolları, niye korkulu bakar gözleri, neden durmaz göz yaşları, bir taş neden yakışır eline bu denli, okul yolunu neden bilmezler diğerleri gibi, anasına-babasına neden doyamaz, bir ekmek bu kadar mı uzaktır?! Allah kahretmesin e mi bizim gibilerini! niye elimizden birşey gelmez, neden hep dilin sukunet kelimesine sığınırız, neden Napolyonlar bizden türemez, neden Roma'yı yakan Neron gibi İsrail'i yerle yeksan edemeyiz?! acizliği bu kadar mı ödev edindik? susturun beni ya da canımı doyuracak bir laf edin bana..yeter ki susmayın, susmayın!
Bilmem hiç Farid Farjad dinlediniz mi, kemanı ağlatan adam derler ona.. öyle bir namedir ki, içinizi ağlatır, ruhunuz feryat eder susturamazsınız, ve Filistinli gençler Le Trio-Joubran... hiç düşünmediniz mi bunlara bu denli musikinin en bam telini bulduran, en acısını yaptıran, adeta derdi konuşturan.. yaşıyorlar çünkü arkadaşım, çilenin babasını yaşıyorlar; gurbet içinde gurbet! ve her an silah gölgesinde ve aşk içinde! evet Efendimiz'in aşkı ile..
Ahh Bosna'dadır benim yüreğim, Hicaz'da zemzem dağıtan sakinin eliyim, Çeçanya'da gavuru yüreğinden vuran mermiyim, Filistin'de öksüz kalmış Aksa mescidiyim, sönük müslümanların yalancı şecaatiyim, bağrı yanık müslümanların bir lokma ekmeğiyim, Nil'deki suyum, Mısır'daki müslüman görünümlü hristiyanım, elleri kirlenmiş çöp karıştıranım, kemikleri sayılan Somalili'yim, yıllar yılı ailesine hasret ilim talep eden Malezyalı kızım, başında kargalar nöbetleyen çocuğum ben.. İkiz kuleleri ben vurdum, siren seslerinde Bağdat'ı da ben yıktım, Arafat'ı ben zehirledim, Bush'u ben doğurdum, Hitler mi? evet ne de iyi etti; o da benim ikizim.. işte insan, senin şeceren bu ve daha niceleri..ne soylu bir tarih, ne muazzam bir hüviyet!
Gitmiyor arkadaşım, bu nizam böyle gitmiyor. içimin eyaletlerinde isyan var. ağlamak mı, bahsetmeyin şundan artık! kaç yol vardır, hangisi sağdır? vicdanımın sesine nefsin vesvesesi karışıyor, aşıma ağu karışıyor, imanıma nifak karışıyor, itikadıma selefi karışıyor, türbanıma laikçiler karışıyor, hakkıma kanun karışıyor, huhukuma hakim karışıyor, evetime Kemalist karışıyor, düşünsem suç oluyor, konuşsam hakaret oluyor.. dibi gelmez bunların. bir ölümüme karışamayacaklar benim, sadece ölüme! Rabbim ne hududsuz bir kelime!.. gerisi mi; vesaire..
Katre-i Matem...