- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Bir damla ya dökmeden şehri dolaşsın
Saray çevresinden bir zat, Behlüldane'ye, 'Huşu'nun ne oldu unu sorar. Behlüldane, adama "Birazdan ö renirsin" der. Sonra, kardeşi Harun Reşid'e fısıldar. "Bir tulu u a zına kadar zeytinya ıyla doldurup şu adama verin. Birkaç asker ona refakat etsin. Şehri birlikte, elinde ya tulu uyla dolaşsınlar. Gönderirken de, 'E er şu tuluktan bir damla ya dökülürse, halife seni idam ettirecek' diye sıkıca tembih edin." Harun Reşid, adamlarına söyler. Adamın eline dolu bir ya tulu u verip askerler eşli inde şehri dolaştırırlar. Birkaç saat sonra, adam, saraya döner. Adamı, Behlüldane'nin yanına getirirler. Behlüldane, sorar: "Kaç saattir şehri dolaşıyorsun, anlat bakalım, neler gördün?" Adam, tuluktan hiç ya dökmemiştir ama bitkindir, cevap verir: "Vallahi bir, kuca ımdaki ya tulu undan başka bir şey görmedim." "Neden?" der Behlüldane. "Dicle üzerinde seyreden güzel sandalları, büyük büyük camileri görmedin mi? Filan sokakta, eşraftan birinin dü ünü vardı, davullar, tamburalar çalıyordu, onu da mı görmedin?"
"Ne dü ünü efendim, ne camisi, ne Diclesi? Bana, ya dan bir damla dökersen Halife seni idam ettirecek dediler. Korkudan, gözümü ya dan ayırmadım.Hiç bir şey görmedim."
Behlüldane, o zaman adama, 'huşu'nun nasıl bir şey oldu unu anlatır: "İşte, böyle bir şeydir huşu. Allah'ın yüceli inden başka, hiç bir şeyi aklına getirmeyeceksin. Dünya etrafına toplansa, sen, Rabbinin yüceli inden başka hiç bir şeyi farketmeyeceksin."
Saray çevresinden bir zat, Behlüldane'ye, 'Huşu'nun ne oldu unu sorar. Behlüldane, adama "Birazdan ö renirsin" der. Sonra, kardeşi Harun Reşid'e fısıldar. "Bir tulu u a zına kadar zeytinya ıyla doldurup şu adama verin. Birkaç asker ona refakat etsin. Şehri birlikte, elinde ya tulu uyla dolaşsınlar. Gönderirken de, 'E er şu tuluktan bir damla ya dökülürse, halife seni idam ettirecek' diye sıkıca tembih edin." Harun Reşid, adamlarına söyler. Adamın eline dolu bir ya tulu u verip askerler eşli inde şehri dolaştırırlar. Birkaç saat sonra, adam, saraya döner. Adamı, Behlüldane'nin yanına getirirler. Behlüldane, sorar: "Kaç saattir şehri dolaşıyorsun, anlat bakalım, neler gördün?" Adam, tuluktan hiç ya dökmemiştir ama bitkindir, cevap verir: "Vallahi bir, kuca ımdaki ya tulu undan başka bir şey görmedim." "Neden?" der Behlüldane. "Dicle üzerinde seyreden güzel sandalları, büyük büyük camileri görmedin mi? Filan sokakta, eşraftan birinin dü ünü vardı, davullar, tamburalar çalıyordu, onu da mı görmedin?"
"Ne dü ünü efendim, ne camisi, ne Diclesi? Bana, ya dan bir damla dökersen Halife seni idam ettirecek dediler. Korkudan, gözümü ya dan ayırmadım.Hiç bir şey görmedim."
Behlüldane, o zaman adama, 'huşu'nun nasıl bir şey oldu unu anlatır: "İşte, böyle bir şeydir huşu. Allah'ın yüceli inden başka, hiç bir şeyi aklına getirmeyeceksin. Dünya etrafına toplansa, sen, Rabbinin yüceli inden başka hiç bir şeyi farketmeyeceksin."