BÜYÜK SÛFÎLERDEN SERÎ es-Sâkatî, Cüneyd-i Bağdâdî'nin dayısı ve mürşidi, Mâruf-u Kerhî'nin ise talebesiydi.
Kendisi, şöyle derdi:
Bir kere elhamdülillah dediğim için, otuz senedir istiğfar etmekteyim.
Bu nasıl olur? denilince, Serî es-Sâkatî başından geçen şu olayı anlattı:
Bir keresinde Bağdat'ta büyük bir yangın çıkmıştı. Yolda beni karşılayan bir adam:
Merak etme, senin dükkânın yangından kurtuldu dedi.
Ben de, bu habere sevinerek:
Elhamdülillah dedim.
Müslümanların başına bir felâket geldiği vakitte kendim için hayır isteyerek Elhamdülillah dediğim için, otuz senedir pişmanlık duyuyorum.
Kendisi, şöyle derdi:
Bir kere elhamdülillah dediğim için, otuz senedir istiğfar etmekteyim.
Bu nasıl olur? denilince, Serî es-Sâkatî başından geçen şu olayı anlattı:
Bir keresinde Bağdat'ta büyük bir yangın çıkmıştı. Yolda beni karşılayan bir adam:
Merak etme, senin dükkânın yangından kurtuldu dedi.
Ben de, bu habere sevinerek:
Elhamdülillah dedim.
Müslümanların başına bir felâket geldiği vakitte kendim için hayır isteyerek Elhamdülillah dediğim için, otuz senedir pişmanlık duyuyorum.