BİR GARİP BÜLBÜL
--------------------------------------------------------------------------------
Bahçıvan en taze fidanları teriyle sulamış,
müşfik elleriyle büyütmüştü.
Her bir fidanda taptaze güller,
güller arsında aşk dolu.Davud sesli şen büller yaşardı.
Herkes o bahçenin gülüne vurgun,
bülbülüne hayrandı.
Ne var ki bu saadet diyarına bir alaca karga dayandı.
Kuyruğunu kırparak sesini inceltti,
Bir süre kulak verip bülbülleri dinledi,
Sesini bülbüllerin sesine benzetti.
Bahçıvana gelerek arzusunu iletti:
Ah sevgili bahçıvan! Ben her gece rüyalarımda sizi görüyorum.
Sizi çok severim...
Ne olur beni de alın bahçenize.
Bahçıvan: Bu bahçe bülbüllerin bahçesidir.Nasıl olur bilmem,dedi
Alaca karga:
Aman efendim! Ben zaten bir bülbülüm.
Boyumun uzunluğuna kanatlarımın eğriliğine bakmayın.
Beni böyle büyüten şey,size duyduğum sonsuz sevgidendir.
Bahçıvan düşündü biraz.Saflıkla karar verdi.
Karganın nifakını sezemedi.
Katıldı Alaca Karga bülbüller arasına,
Bülbüller şaşkın halde, dizildi sıra sıra...
Taklide uğraşırken bazen HAK bazen GAK diyordu.
Zaman Alaca Karganın lehine işliyordu.
Alaca kargayı bülbül sanan bahçıvan,
Kargaya hizmet ile bahçeyi talan ediyordu.
Artık herşey değişmiş ipler kargaya geçmiş,
Kim hoşuna gitmezse susturmuş hem defetmiş.
Bülbüller kargalaşmış, kargalar bülbülleşmiş.
Gücünü artıran karga bahçıvanı takmamış,
Bahçıvanın yanında artık kimse kalmamış.
Güller solmuş, bülbüller susmuş,talan olmuş gülistan,
Bahçede GAK lamalar ,bülbüllerde bir hüsran
Bir Garip Bülbül varmış bülbüller arasında
Gönlü ferman dinlemez, kendi haline yanıp,
HAK HAK diye ötermiş her seher vakti kalkıp...
Karga bülbüller ile alay eder gezermiş
HAK HAK diye gezerken GAK GAK diye gülermiş.
Hakkı alıp savunan az değil çokmuş amma,
Gak diyenlerin sesi daha çok dinlenirmiş.
Garip Bülbülün sesi kargayı rahatsız etmiş
HAK HAK diyen sesini kesmesini söylemiş
Garip Bülbül gönlüne söz geçirememiş.
Hiçbir tehdit Bülbülü yolundan döndürmemiş.
Kudurmş Alaca Karga emir vermiş kükremiş:
Bülbülü ya susturun yok edin, ya da kafese tıkın.
Bülbül kafeste olsa bile Yüce Hakkı anarmış.
Demiş: Ey bahçıvan! Diktiğin güller soluyor.
Bülbüllerin ölüyor...
Yemin ederim bin tane Alaca Karga tepeme dikilip GAK GAK diye gaklasa
Ben yine Hakkı anar HAK HAK diye öterim!
Ta ki Cenab-ı Hakkın bana verdiği bu ses ve soluk kesilinceye kadar
HAK deyip HAKKI çağıracağım.
Garip Bülbülün bu sözleri üzerine,
Alaca karga ve arkadaşları aynı anda gaklamışlar
Bülbülün sesi duyulmaz olmuş,
Her zaman nefesi yettiğince HAKK! HAKK! ötmeye devam etmiş...
Sadettin Kaplan
_________________
--------------------------------------------------------------------------------
Bahçıvan en taze fidanları teriyle sulamış,
müşfik elleriyle büyütmüştü.
Her bir fidanda taptaze güller,
güller arsında aşk dolu.Davud sesli şen büller yaşardı.
Herkes o bahçenin gülüne vurgun,
bülbülüne hayrandı.
Ne var ki bu saadet diyarına bir alaca karga dayandı.
Kuyruğunu kırparak sesini inceltti,
Bir süre kulak verip bülbülleri dinledi,
Sesini bülbüllerin sesine benzetti.
Bahçıvana gelerek arzusunu iletti:
Ah sevgili bahçıvan! Ben her gece rüyalarımda sizi görüyorum.
Sizi çok severim...
Ne olur beni de alın bahçenize.
Bahçıvan: Bu bahçe bülbüllerin bahçesidir.Nasıl olur bilmem,dedi
Alaca karga:
Aman efendim! Ben zaten bir bülbülüm.
Boyumun uzunluğuna kanatlarımın eğriliğine bakmayın.
Beni böyle büyüten şey,size duyduğum sonsuz sevgidendir.
Bahçıvan düşündü biraz.Saflıkla karar verdi.
Karganın nifakını sezemedi.
Katıldı Alaca Karga bülbüller arasına,
Bülbüller şaşkın halde, dizildi sıra sıra...
Taklide uğraşırken bazen HAK bazen GAK diyordu.
Zaman Alaca Karganın lehine işliyordu.
Alaca kargayı bülbül sanan bahçıvan,
Kargaya hizmet ile bahçeyi talan ediyordu.
Artık herşey değişmiş ipler kargaya geçmiş,
Kim hoşuna gitmezse susturmuş hem defetmiş.
Bülbüller kargalaşmış, kargalar bülbülleşmiş.
Gücünü artıran karga bahçıvanı takmamış,
Bahçıvanın yanında artık kimse kalmamış.
Güller solmuş, bülbüller susmuş,talan olmuş gülistan,
Bahçede GAK lamalar ,bülbüllerde bir hüsran
Bir Garip Bülbül varmış bülbüller arasında
Gönlü ferman dinlemez, kendi haline yanıp,
HAK HAK diye ötermiş her seher vakti kalkıp...
Karga bülbüller ile alay eder gezermiş
HAK HAK diye gezerken GAK GAK diye gülermiş.
Hakkı alıp savunan az değil çokmuş amma,
Gak diyenlerin sesi daha çok dinlenirmiş.
Garip Bülbülün sesi kargayı rahatsız etmiş
HAK HAK diyen sesini kesmesini söylemiş
Garip Bülbül gönlüne söz geçirememiş.
Hiçbir tehdit Bülbülü yolundan döndürmemiş.
Kudurmş Alaca Karga emir vermiş kükremiş:
Bülbülü ya susturun yok edin, ya da kafese tıkın.
Bülbül kafeste olsa bile Yüce Hakkı anarmış.
Demiş: Ey bahçıvan! Diktiğin güller soluyor.
Bülbüllerin ölüyor...
Yemin ederim bin tane Alaca Karga tepeme dikilip GAK GAK diye gaklasa
Ben yine Hakkı anar HAK HAK diye öterim!
Ta ki Cenab-ı Hakkın bana verdiği bu ses ve soluk kesilinceye kadar
HAK deyip HAKKI çağıracağım.
Garip Bülbülün bu sözleri üzerine,
Alaca karga ve arkadaşları aynı anda gaklamışlar
Bülbülün sesi duyulmaz olmuş,
Her zaman nefesi yettiğince HAKK! HAKK! ötmeye devam etmiş...
Sadettin Kaplan
_________________