- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Bir gencin gördü ü gariplikler
Vaktiyle bulundu u küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi.
Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu. Genç adam, bu yolculu u sırasında izahı kendisi için imkansız birtakım olaylarla karşılaştı:
Bazı kimseler bu tarlaya bu day ekiyorlar, hasat ediyorlar, sonra da bunları ateşe verip yakıyorlar. İkinci olarak bir adam gördü. Büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor, kaldıramıyor; ama bu taşa bir tane daha ekleyince kaldırabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince de daha da rahat kaldırabiliyor.3üncüsü de şu idi: Bir adam koyuna binmiş, onun üzerine birkaç kişi daha binmiş koşturuyorlar, arkalarından birileri de onlara yetişmek için çabalıyor; ama yetişemiyordu.
Adam bunlarla kafası karışmış bir halde uzun yolculu un nasıl geçti ini anlamadan şehrin kapısına geldi. Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldi ini, niçin geldi ini, yolculu unun nasıl geçti ini sordu. Adam her şeyi anlattı ve yolda karşılaştı ı alışılmamış hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadı. Bunun üzerine ihtiyar, bu genç adama rastladı ı olayları bir bir açıkladı:
Senin yolda ilk rastladı ın bu day ekip hemen hasat eden ve sonra ateşe verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sa da solda konuşarak de erini sıfıra indiren insanları simgeler.
Taş kaldırmaya çalışan kimse de şunu anlatır: İnsana ilk işledi i günah a ır gelir, onun altında ezilir. Ama tövbe etmeden başka günahlar işlemeye devam ederse günahlar ona hafif gelmeye başlar.
Koyun ve ona binenlere gelince... Koyun cennet hayvanıdır, sırtındakileri cennete taşımaktadır. Koyuna ilk defa binenler alimlerdir, ondan sonra binenler her sınıftan müminlerdir. Bunlara yetişmek için koşanlar ise inanmayanlardır.
(ailem dergisinden alıntı)
Vaktiyle bulundu u küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi.
Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu. Genç adam, bu yolculu u sırasında izahı kendisi için imkansız birtakım olaylarla karşılaştı:
Bazı kimseler bu tarlaya bu day ekiyorlar, hasat ediyorlar, sonra da bunları ateşe verip yakıyorlar. İkinci olarak bir adam gördü. Büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor, kaldıramıyor; ama bu taşa bir tane daha ekleyince kaldırabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince de daha da rahat kaldırabiliyor.3üncüsü de şu idi: Bir adam koyuna binmiş, onun üzerine birkaç kişi daha binmiş koşturuyorlar, arkalarından birileri de onlara yetişmek için çabalıyor; ama yetişemiyordu.
Adam bunlarla kafası karışmış bir halde uzun yolculu un nasıl geçti ini anlamadan şehrin kapısına geldi. Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldi ini, niçin geldi ini, yolculu unun nasıl geçti ini sordu. Adam her şeyi anlattı ve yolda karşılaştı ı alışılmamış hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadı. Bunun üzerine ihtiyar, bu genç adama rastladı ı olayları bir bir açıkladı:
Senin yolda ilk rastladı ın bu day ekip hemen hasat eden ve sonra ateşe verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sa da solda konuşarak de erini sıfıra indiren insanları simgeler.
Taş kaldırmaya çalışan kimse de şunu anlatır: İnsana ilk işledi i günah a ır gelir, onun altında ezilir. Ama tövbe etmeden başka günahlar işlemeye devam ederse günahlar ona hafif gelmeye başlar.
Koyun ve ona binenlere gelince... Koyun cennet hayvanıdır, sırtındakileri cennete taşımaktadır. Koyuna ilk defa binenler alimlerdir, ondan sonra binenler her sınıftan müminlerdir. Bunlara yetişmek için koşanlar ise inanmayanlardır.
(ailem dergisinden alıntı)
