- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
Bir mescidde, zengin bir adamla zâhid ve derviş bir adam namaz
kılıyorlardı. Birbirlerine yakındılar. Ne okuduklarını ve ne dua
ettiklerini duyacak vaziyetteydiler. Derviş namazını bitirdikten sonra
ellerini açtı ve:
- Ey Allah'ım! Bugün beni şu şu yemeklerle ve şu çeşit tatlılarla
rızıklandır, diye dua etti.
Dervişin bu şekilde dua etti ini duyan zengin, içinden şöyle geçirdi:
- Bana duyurmak için böyle dua ediyor. Aklınca benden para koparacak.
Böyle yapmaktansa do rudan do ruya gelip benden para istese verirdim.
Şimdi ona hiçbir şey vermem.
O bunları düşünürken, derviş de mescidin bir kenarına çekilmiş,
uyuklamaya başlamıştı. Bir müddet sonra da uyumaya başladı.
Az sonra mescide elinde tepsi bulunan bir adam geldi. Do ru uyuyan
dervişin yanına gitti. Uyandırdı. Elindeki tepsiyi ona verdi. Derviş
tepsinin üzerini açtı. Tepside, az önce duada istedi i yiyecekler
vardı. Zengin geriden geriye bu hadiseyi takip ediyordu.
Derviş doyuncaya kadar yedi. Bir miktar yiyecek kalmıştı. Tepsiyle
beraber onu getiren adama verdi. Üzerini örtüyle örttü. Bir kenara
çekildi.
Bu duruma hayret eden zengin kişi, merakla yemekleri getiren adama yaklaştı:
- Arkadaş sen kimsin?
- Ben hamallık yapan bir kimseyim.
- Bu adamı tanıyor musun?
- Hayır.
- Bu yemekleri bu dervişe kim gönderdi?
- Kimse göndermedi, ben getirdim.
- Peki tanımıyorsun da niçin getirdin?
- Bakın anlatayım: Ben, söyledi im gibi fakir bir kimseyim. Hamallık
yapıyorum. Yükünü taşıdı ım bir zengin bana fazlaca para vermişti.
Çoluk çocu um ve hanımım da benden epeydir böyle yiyecekler almamı
istiyorlardı. Hazır elime para geçmişken, onların istediklerini alayım
diye, bu yemeklerin yapılaca ı malzemeleri aldım. Eve getirdim. Hanım
yemek yapmakla meşgul iken ben de bir kenara çekildim. Orada uyumuşum.
Rüyamda Hz. Rasûlallah Aleyhisselâm'ı gördüm. Bana buyurdular ki:
- Mescidde bir velî var. Onun canı karın ve çocukların için aldı ın
yemekleri istedi. O yeme i ona götür. Yiyebildi i kadar yesin.
Kalanını da siz yeyin. Allah size bereket verir. Bunu yaparsan senin
cennete girmene ben kefil olurum.
Uyanır uyanmaz hemen tepsiyi buraya getirdim. Gerisini siz de gördünüz.
Bu vaziyet karşısında adeta hayretler içinde kalan zengin sordu:
- Bu yemekler için sen ne kadar masraf ettin?
- Şu kadar para (O zamanın parasına göre birşeyler söyler)
- Sana yaptı ın masrafların on mislini vereyim, bana kazandı ın
sevapların bir kısmını ver.
- Hayır.
- Yirmi mislini vereyim.
- Olmaz.
- Elli mislini vereyim, yüz mislini vereyim.
- Boşuna u raşma. Ne verirsen ver yine vermem. Bunun karşılı ında Hz.
Rasûlallah benim Cennete girmeme kefil oldu. Bütün dünyayı versen yine
vermem. E er senin bu sevaptan nasibin olsaydı, bu iş sana nasip
olurdu. Baksana, yanyana namaz kılmışsınız ama senin paran nasip
olmamış.
Zengin adam, kalbinden geçirdiklerine de yardım etmedi ine de bin
pişman olarak mescidden çıktı, gitti.
kılıyorlardı. Birbirlerine yakındılar. Ne okuduklarını ve ne dua
ettiklerini duyacak vaziyetteydiler. Derviş namazını bitirdikten sonra
ellerini açtı ve:
- Ey Allah'ım! Bugün beni şu şu yemeklerle ve şu çeşit tatlılarla
rızıklandır, diye dua etti.
Dervişin bu şekilde dua etti ini duyan zengin, içinden şöyle geçirdi:
- Bana duyurmak için böyle dua ediyor. Aklınca benden para koparacak.
Böyle yapmaktansa do rudan do ruya gelip benden para istese verirdim.
Şimdi ona hiçbir şey vermem.
O bunları düşünürken, derviş de mescidin bir kenarına çekilmiş,
uyuklamaya başlamıştı. Bir müddet sonra da uyumaya başladı.
Az sonra mescide elinde tepsi bulunan bir adam geldi. Do ru uyuyan
dervişin yanına gitti. Uyandırdı. Elindeki tepsiyi ona verdi. Derviş
tepsinin üzerini açtı. Tepside, az önce duada istedi i yiyecekler
vardı. Zengin geriden geriye bu hadiseyi takip ediyordu.
Derviş doyuncaya kadar yedi. Bir miktar yiyecek kalmıştı. Tepsiyle
beraber onu getiren adama verdi. Üzerini örtüyle örttü. Bir kenara
çekildi.
Bu duruma hayret eden zengin kişi, merakla yemekleri getiren adama yaklaştı:
- Arkadaş sen kimsin?
- Ben hamallık yapan bir kimseyim.
- Bu adamı tanıyor musun?
- Hayır.
- Bu yemekleri bu dervişe kim gönderdi?
- Kimse göndermedi, ben getirdim.
- Peki tanımıyorsun da niçin getirdin?
- Bakın anlatayım: Ben, söyledi im gibi fakir bir kimseyim. Hamallık
yapıyorum. Yükünü taşıdı ım bir zengin bana fazlaca para vermişti.
Çoluk çocu um ve hanımım da benden epeydir böyle yiyecekler almamı
istiyorlardı. Hazır elime para geçmişken, onların istediklerini alayım
diye, bu yemeklerin yapılaca ı malzemeleri aldım. Eve getirdim. Hanım
yemek yapmakla meşgul iken ben de bir kenara çekildim. Orada uyumuşum.
Rüyamda Hz. Rasûlallah Aleyhisselâm'ı gördüm. Bana buyurdular ki:
- Mescidde bir velî var. Onun canı karın ve çocukların için aldı ın
yemekleri istedi. O yeme i ona götür. Yiyebildi i kadar yesin.
Kalanını da siz yeyin. Allah size bereket verir. Bunu yaparsan senin
cennete girmene ben kefil olurum.
Uyanır uyanmaz hemen tepsiyi buraya getirdim. Gerisini siz de gördünüz.
Bu vaziyet karşısında adeta hayretler içinde kalan zengin sordu:
- Bu yemekler için sen ne kadar masraf ettin?
- Şu kadar para (O zamanın parasına göre birşeyler söyler)
- Sana yaptı ın masrafların on mislini vereyim, bana kazandı ın
sevapların bir kısmını ver.
- Hayır.
- Yirmi mislini vereyim.
- Olmaz.
- Elli mislini vereyim, yüz mislini vereyim.
- Boşuna u raşma. Ne verirsen ver yine vermem. Bunun karşılı ında Hz.
Rasûlallah benim Cennete girmeme kefil oldu. Bütün dünyayı versen yine
vermem. E er senin bu sevaptan nasibin olsaydı, bu iş sana nasip
olurdu. Baksana, yanyana namaz kılmışsınız ama senin paran nasip
olmamış.
Zengin adam, kalbinden geçirdiklerine de yardım etmedi ine de bin
pişman olarak mescidden çıktı, gitti.
