Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Bir İnsanın Yetişmesi
Bir insan nasıl yetişir? İnsanın yetişmesini etkileyen çok şey var. Bunlardan önemli olanları tek tek açıklayalım. Genel olarak insanın yetişmesini etkileyen şeyleri kendinden kaynaklanan ve çevreden kaynaklanan şeyler olarak ikiye ayırabiliriz. Peygamberimizin hadislerine baktığımızda konuyla ilgili çok önemli açıklamaları olduğunu görürüz. "Doğan her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra anası - babası onu yahudî, hristiyan veya mecusi yapar" (Buhâri). "Annesinden doğan her insan fıtrat üzerine tertemiz doğar" (Müslim) Demek ki dünyadaki bu kadar kötü insan doğduklarında kötü değildi. Sonradan böyle oldular. Kötü yetiştirildikleri için bu hale geldiler.

İnsanın yetişmesinde ilk ve en büyük etki ailesi veya ailesiz büyümüşse ailesinin mevkiindeki onu yetiştiren insanlardır. Müslüman anne babadan doğan insanlar genelde hayatları boyunca müslüman kalmaktadır. Müslüman olmayanlar için de bu durum böyledir. Bizi müslüman anne baba vasıtasıyla dünyaya getiren Allah'a bu nimetinden dolayı ne kadar şükretsek azdır. Çocuk için ilk örnekler kişinin anne babası olmaktadır. Onlardan ne görürse kendi de büyük ihtimalle öyle olacaktır. Anne babaların çocuklarına karşı olan davranışlarındaki hatalar çocukta çoğunlukla ömür boyu kalacak hasarlar bırakmaktadır. Anne babalara düşen görev çocuklarına anlayabilecekleri şekilde islam inancını vermek, onlara temel islami bilgileri vermek veya verdirmek, onları islam ahlakıyla yetiştirmek, onlara en güzel şekilde örnek olmaktır. Her anne babanın da çocuk psikolojisinden haberleri olması lazımdır. Bir çocuktan bir yetişkin gibi davranmasını istemek ona karşı yapılan bir zulümdür. Çocuk çocuktur ve kendine göre bir dünyası vardır. Ana babaların çocuk psikolojisiyle ilgili bir yerlerden bilgi edinmeleri şarttır. Bu bilginin kaynağı bir uzman olabileceği gibi konuyla ilgili hazırlanmış kaliteli kitaplar da olabilir.

İnsanın yetişmesine etki eden şeylerden bir diğeri de çevresidir. Çevreye insanın tüm tahsil hayatını da dahil ediyoruz. Okuduğu okullar, okullarda öğrendikleri, kendisine iyi veya kötü şekilde örnek olmuş öğretmenler, öğrenciler bir insanın yetişmesinde çok önemlidir. Yaşadığı çevre, arkadaşları, beraber vakit geçirdiği insanlar, komşular, akrabalar, hepsi insanın yetişmesinde etkilidir. Anne babalara düşen görevler, çocuklarının nasıl bir çevrede yetiştiklerine dikkat etmeleri ve gerekli tedbirleri almalarıdır. Eğer yaşanılan çevre şartları çok kötüyse ve çocuk bundan çok olumsuz etkileniyorsa oturulan yer bile değiştirilebilir. Kötü komşuyu uzaklaştıramazsınız belki ama siz başka yere taşınabilirsiniz. Çocuğun okuduğu okul, öğretmenleri ve okul arkadaşları da çok önemlidir. Anne babalar, çocukları küçük yaşlardayken öğretmeninin nasıl olduğuna çok dikkat etmelidirler. Çünkü küçük çocuklar çevreden ve öğretmenlerinden çok etkilenmektedir. Öğretmenin kendisine karşı yaptığı yanlış davranışlar, yanlış yönlendirmeler o çocuğun tüm hayatını mahfedebilir. Veliler, küçük çocuklarının öğretmenleri hakkında bilgi sahibi olmalı, olumsuz bir durum varsa çocuğun sınıfı değiştirilmek suretiyle o öğretmenden kurtarılmalıdır. Hatta gerekirse okulu bile değiştirilebilir. Böyle yapmak abartı gibi gelebilir ama öğretmenlerinin hataları, karakter bozuklukları, yanlış yönlendirmeleri gibi sebeplerden dolayı nice nice masum çocuğun hayatı berbat olmaktadır.

İnsanın yetişmesindeki etkisi başlangıçta hiç olmayan, sonradan ortaya çıkan ve zamanla çok etkili bir hale gelebilen bir unsur da insanın kendisidir. Çok da iyi olmayan bir aile ve çevrede yetişen biri bile eğer bunun farkına varabilmiş ve kendisini iyi bir şekilde yetiştirmeye karar verebilmişse pekala bunu başarabilir. Peygamberimiz "Faydasız ilimden Allah'a sığınırım" (Tirmizî) buyurmuştur. Malesef okullarda öğretilen bilgilerin çoğu böyle bilgilerdir. Kuran-ı kerimin ilk indirilen ayeti "oku" emridir. Bu ayet çoğu kişi tarafından istismar edilmektedir. Oku ama neyi oku, nasıl oku, niçin oku? Ayetin devamındaki ayet: "Seni yaratan rabbinin adıyla oku" dur.

Kendimizi yetiştirmeye karar verdik diyelim. Peki ne öğreneceğiz? Bir defa öğreneceğimiz şey ya dünyamıza ya da dinimize faydalı birşey olmalıdır. dünyayı da dini de ihmal etmek doğru değil. Ama hangisi daha önemli diye sorulacak olursa elbetteki dini ilimler. Dünyalık ilimler bilim ve teknolojiyi geliştirmek için öğrenilen bilgiler, yapılan araştırmalar olabilir. Kişinin geçimini sağlamak için bir zanaati veya mesleğinin gereklerini öğrenmesi olabilir. Berberin traş etmeyi, doktorun tıpı bilmesi gibi. Yabancı dil öğrenmek olabilir. Tarih, coğrafya, matematik ve benzeri ilimler olabilir. Gerçi tarih bilmek, özellikle islam tarihini, peygamberimzin hayatını bilmek dini ilimler kısmına girebilir. Bir insan kendi dilini ve kültürünü bilmelidir. Anadilini çok iyi bilmek, anadilini iyi bilmeden yabancı dilller bilmekten daha iyidir. Dünyalık ilimler gereklidir ama yeterli değildir. Dini ilimlere gelirsek, bir müslümanın öğrenmesi gerekenler nelerdir. En azı şudur: Dini inancını ehli sünnete uygun şekilde tam olarak öğrenmelidir, dinin temel emir ve yasaklarını bilmeli, yapmak zorunda olduğu amelleri nasıl yapacağını bilmelidir. Mesela namaz kılmak zorundaysa ki öyle, namaz kılmayı abdest almayı, namazda okunacak şeyleri vesaire bilmelidir. Bilinmesi gereken asgari inanç ve amel bilgileri ilmihal kitaplarında toplanmıştır. Kısaca bir müslümanın üzerine farz olan dini bilgi ilmihal bilgileridir. Daha başka neler bilinmelidir? Kuran-ı kerimi tecvidiyle birlikte okumayı öğrenmek lazımdır. İslam ahlakını öğrenmek ve hayatta uygulamak lazımdır. Daha da ilerlemek isteyenler tasavvufla ilgilenebilirler, arabcayı öğrenip Kuran-ı kerimi, hadisi şerifleri, arabca fıkıh kitaplarını ve diğer arabi dini eserleri doğrudan okuyup anlayabilirler. Kuran-ı kerimin mealini doğrudan okumak çok da doğru bir davranış değildir. Bazı ayetler çok açık olsa da bazı ayetler açıklanmaya muhtaçtır. Bu açıklamaları da tefsir alimleri yapmaktadır. Tefsiri de arabca bilmeden okumak çok doğru bir davranış değildir. Kuran-ı anlamak isteyenler ya arabcayı ve tefsiri yeterince bilen bir kişiden dinlemeli, ya da kendileri bunları öğrenip anlamalıdır. Kuran-ı kerimi anlamadan arabca metninden okumak da çok sevabtır, illa ki anlamak gerekmiyor. Kuran-ı okuyup anlamadan nasıl islam yaşanılabilir gibi bir soru akla gelirse, islam alimleri herşeyi bizim anlayağımız şekilde kitaplarında yazmışlardır. Bunun da en önemlisi tekrar tekrar söylediğimiz gibi ilmihaldir.

İlim büyük bir derya, sonu yok, ne kadar faydalı şeyler öğrenir ve uygularsak o kadar karlı çıkarız. Sonsuz olan ahireti kazanmak için öğrenilecek ilimlerin, geçici bir dünya hayatı için öğrenilecek ilimlerden çok daha üstün olduğunu söylemeye gerek yok, zaten açık. Peygamberimiz bir hadisinde: "İki günü birbirine eşit olan zarardadır" buyurmaktadır. Zararda olmamak için çaba harcamaya son nefesimize kadar devam edelim. "Alimin uykusu cahilin ibadetinden hayırlıdır" Hadis-i şerif.

Kaynak: http://geocities.com/hayatbilgisi2005
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
dünyayı da dini de ihmal etmek doğru değil.

yeni bir nesil yetiştirmek çook zor olmuş.Rabbim bu niyette olan herkesin yardımcısı olsun.

İnsanlar,çevre,hayat o kadar kötü olmuş ki; bir yandan kötülerle başetmek,bir yandan dinimizi tam anlamıyla öğrenmek,öte taraftan dünyada geçimimizi sağlayacak maddeyi kazanmak için uğraşmak.....

Mevlam cümle insanların yüreğine sevgi,adalet,dürüstlük salsın ki; hayatlar zehire dönüşmesin.....Yeni nesiller için kuvvetli iman diliyorum...Onların devri çok daha zor....ama perwerder abimin deyimiyle en güzel dava zor olan davadır....sağol bilgilendirğin için.....
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
okuduğun için sen sağol canım.....EVET

En güzel DAva ZOR Olandır.......
 
Üst Alt