Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

nurnesli

Hayat üç noktadan ibaret...
 
Üyelik Tarihi
15 Ağu 2008
Mesajlar
3,752
Aldığı Beğeniler
124
Konum
gönül ikliminden...
Yanlış mı etmiştim Allah’ım?”


Tereddütle başlayan bu soru giderek karabasana dönüşüyor,bir ağırlık gelip yüreğime oturuyordu. Unutmak istiyordum.Zamanın akışına kendimi koyuvermek istiyordum.Nafile.Çırpındıkça batıyor, unutmaya çalıştıkça daha beter her ayrıntıyı hatırlıyordum. O an capcanlı beynime çakılıp kalmıştı. Tekrar tekrar aynı soru her zerremde yankılanıyor, içimdeki bu ses giderek büyüyordu.

Yanlış mı ettim yoksa?”


Vicdan azabı denilen şey bu olmalıydı.Çareler aradım bastırmaya. Kitap okuyayım dedim, yok. Bir şeylerle oyalanayım dedim, imkansız. İştahım kaçmış, yemek bile yiyemez olmuştum. Uyumak ne mümkünbir sağa dön, bir sola. Düşünceler ve hayaller giderek beni esir ediyordu. Nefsim boş durmuyordu tabii. Binlerce gerekçe sıralıyordu art arda. Savunma mekanizması istemeye koyulmuş, ruhumun tam ortasında bir mahkeme salonu kurulmuştu. Nefsim avukat, vicdanım hakim. Davalı ben, davacı bir kırık kalp.

Bir kalp ki tam ortasından yarılmış iki parçaya, depremdeki fay hattı gibi.Yerle bir olmuş her tarafı, yara bere içinde.Kalp eliyle beni gösteriyor.
Suçlu sensin, diyor, beni kırdın.
Birisi sürekli gülüyor, görünmese de kendi iğrenç bir gülme sesi bu. Nefsimse hiç durmadan savunuyor beni. Ama diyor o sırada çok stresliydin. Üstünde yaşadığın olayların onca baskısı vardı. Maruz kaldığın haksızlıklar vardı. Kim olsa aynı şeyi yapardı. Hem diyor, sahip olduklarını korumak zorundasın.Niye paylaşasın ki? Söylediklerini hak etti.

Nafile. Nefsim ne dese vicdanımın yüzü asık. Tokmağını vurup, oturum bitiriyor. Nefsimin sesi kısık, ama hala mahkemenin koridorlarında savunuyor beni.

Kırık kalp tam ortada, gözlerinde yaş var. Vicdanım beni suçlu buluyor. Giderek büyüyen bir kayayı sırtıma veriyor.

Taşıyacaksın, diyor.
>> Cezam ne kadar sürecek, diye soruyorum.
Kalbi gösteriyor.
O diyor kırık olduğu sürece cezalısın.Bu taşı taşıyacaksın, nefesin kesilse bile.

Başıma da hafızam, gardiyanım olarak dikiliyor.Anlıyorum ki kaçış yok.
Bir kalbe bakıyorum, bir de sırtımdaki taşa.
>> Ne yapmalı diye düşünüyorum?
O sırada akıl yanıma gelip, kulağıma fısıldıyor.
>> Tek çare var diyor, git yanına özür dile, gönlünü al.
Kendi görünmeyip de sürekli kıs kıs gülen o ses, aklın fısıltısını duyup gülmeyi kesiyor. Telaşla ebedi helak nedenine beni de ortak etmeye çalışıyor.

>> Hayır, diyor, kırılmayı çoktan hak etti. Hem oda kim oluyor senin büyüklüğün ve değerin yanında. Sen gururlusun gidemezsin.

Gurur çıkıyor karşıma kasıla kasıla.
>> Asla, diyor, özür dileyemezsin.

Bu taşı sırtımdan alabilir misin? Diyorum .

>> Hayır, diyor, elimden gelmez.
Öyleyse git, diyorum, sen derdime çare değilsin.

Yine kalbe bakıyorum. O da küskün ve kırgın göz ucuyla bana bakıyor. Üzülüyorum. Hafızam, geçmişte kalbin bana yaptığı iyilikleri hatırlatıp duruyor. O hatırlattıkça acım artıyor.
>> Ne yapmalı, nasıl, ah nasıl bu belimi çatlatan taşı sırtımdan atmalı? Diye düşünüyorum. Özür dilesem mi ki aklı dinleyip de. Tereddütler içindeyim. Pişmanlıkla ağlıyor, dualar ediyorum gece boyu.

Seher vakti iki ak melek geliyor yanıma. Birinin adı tevazu diğeri merhamet. Kollarıma giriyorlar, vicdanım da arkamdan iteliyor. Kalbe doğru gidiyorum.

Yürürken ayaklarımın altından çatırtılar geliyor. Nedir? Diye bakıyorum. Nefsim ve gururum yerlere serilmiş, her adımımda parçalanıyorlar.

Kırık kalbin yanına varıyorum. Mahsun gözleri yaşlı hala. Damarlarından kan sızıyor. Başım önde, pişmanlık içinde;

>> Affet diyorum, hata yaptım. Sen haklıydın. Barışırsan söz, seni birdaha kırmayacağım. Bak bende çok üzgünüm ve özür diliyorum işte.

Tereddütlü bana bakıyor. Sırtımdaki taşı ve yaralarını gösteriyorum. Pişman olduğuma inanıyor.

>> haydi, diyorum, barışalım.

Boynuna sarılıyorum. O da bana sarılıyor. Ağlıyorum. Gözyaşlarım kırık kalbin üzerine geldikçe çatlakları kapanıyor. Eski haline geliyor. Ama dikkatli bakınca yine de üzerinde izler görüyorum.

>> Zamanla,diyor, onlar da zamanla iyileşecek.
Sırtımdaki taş, bir beyaz yunusa dönüşerek hafızama doğru uçuyor.
Yunusun ağzında bir kağıt var, okuyorum :


Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil

Gönül çalabın tahtı
çalap gönüle baktı.
İki cihan bedbahtı
Kim gönül yıkar ise


Uzaklarda bir yerlerden çirkin, tanıdık bir ses ağlıyor bağıra çağıra. Artık eski haline gelen kalp ile gülümseyerek elele tutuşup yeniden yaşama dönüyoruz...
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Üzgünüm can daha önceden acilmisclosed!


Buradan
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt