Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

avem

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Eyl 2010
Mesajlar
43
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Trabzonspor



Bir mum istiyorsanız kendinizi, bir güneş istiyorsanız dünyayı aydınlatırsınız. MUTLU OLMAK İSTİYOR MUSUNUZ? Ne duruyorsunuz . Gülümseyin
Ayakkabım yok diye üzülürken ayaksız birine rastladım!
Mutlu olmak istiyorsanız hayat felsefesiniz bu olsun! Daima kanaat ve şükür halinde olun. Bir musibetle karşılaştığınızda hemen kendinizi sorguya çekin! Sorgulama sonucunda eğer kendinize hata görmüyorsanız Allah’ın sizi sınadığını düşünüp şükredin, eğer hatalı iseniz Allah’ın sizi daha ağır bir ceza ile cezalandırmadığına sevinin ve af dileyin!

Yaratan bize, hak ettiğimizden fazla sınırsız nimetler ve özellikler bahşetmiştir. Bunları görmek için o kadar uzağa gitmemiz, o kadar derin mevzulara inmemize elzem yoktur, sadece aynaya bakmamız yeterlidir.

Buyurun aynaya bakalım!
Harikulade, mükemmel bir yapı! İNSAN…
Vücudunda saniyede milyarlarca hücre işlev görüyor, kendini yeniliyor, istediği edayı sergileyebiliyor… Yürüttüğü fikirler ve almış olduğu kararlar neticesinde, hayatını yönlendiriyor, kendini yetiştiriyor, öğreniyor, öğretiyor!

Birde aynanın arkasına bakalım. Ruh!
Sevgiyi, saygıyı, acıyı, neşeyi, mutluluğu, hüznü, özlemi vs vs içinde barındırabiliyor… Farklı âlemlere göç etmemizi, farklı hissiyatları yaşamamızı sağlıyor… Bu bahsettiğim cüzi miktardaki özellikler, sadece insanın kendi anatomisinde bulunan özelliklerin birkaçıdır.

Şimdi odamızın penceresini açıp görebildiğimiz yerlere bakalım? Başımızı yukarı kaldırdığımızda gökyüzü! Sanki nazlı bir gülün üzerine serpilmiş gözyaşları gibi… GECE VE YILDIZLAR. Ne kadar muazzam ne kadar masum bir görünüme sahip… İnsanın kendini dünya’dan sıyırıp bir anlıkta olsa sonsuzluğa göç etmesi için sanki bir zaman tüneli. Ruhu rahatlatacak ilahi bir görünüş…
Ne kadarda güzel duruyor gecenin bağrında yıldızlar. Yalnız kaldığınızda bir dost, hissiyatınızı kaleme almak için ilham kaynağı… İçten bakmamız yeterli.
Birde doğamıza bakalım; rengârenk çiçeklerle büzülmüş, yeşilin kendini mutlu ve güvende hissettiği, tüm canlıların huzur bulduğu, tabiat…

Ve çevremize bakalım? Bizi seven insanları, onları görelim… İyi ve kötü günümüzde bizimle beraber olan ya da olmak isteyen insanları görelim… İhtiyacımız olan tebessümü bize esirgemeden, çıkarsızca sunan dostlarımızı. Ve sayamayacağımız kadar güzellik ve nimetlerde dolu bir dünya. Sizce çok değil mi biz nankör insanlara? Bu kadar güzellik var iken, bunları terk etmek ne zoruna. Güzelliği terk eden, çirkinliği hak edendir! Şükretmeyi bilmeyenin, cehennemi hak ettiği gibi.

Ve insanın en değerli objesi MUHAKEME!(AKIL) Hayatımızı nasıl biçimlendirip, nasıl şekle sokmak için bize bahşedilen paha biçilmez kıymet! Bu değerlere sahip olduğumuz halde mutlu olamıyor muyuz? Ya çok nankörüz, ya çok ama. Hadi sizinle mutluluğun birkaç formülünü paylaşalım. Eğer mutlu olmak istiyorsanız buyurun…

Her şeyin güzel olduğu bir sabah dışarı çıkın. Bir müddet insanların yüzündeki mutluluğu, paylaşımı, muhabbeti gözlemleyin. Sonra gözlerinizi kapatıp kör olduğunuzu bilinçaltına yerleştirin. 5 dakika gözlerinizi kapalı tutun. Tüm benliğiniz körlük kavramı ile tanışsın. O şekilde kendinizi adapte edin. Beş dakika sonra gözlerinizi açtığınızda, inanın ki her gördüğünüz nesneden, önceden önemsemeden baktığınız şeylerden zevk alacaksın. Onlara doymaksızın bakacaksınız.

Bir gülün yanından geçerken, onu bu şekilde güzel halini veren sanatkârı düşünmeden edemeyeceksiniz. Her şey gözünüze daha bir güzel gelecek. Gözlerinizdeki parıltının daha çok arttığını, insanlara daha sıcak bir eda ile gülümsediğinizi fark edeceksiniz. Ve apansızın aklınıza KÖR insanlar gelecek. İster istemez hüzün ile mutluluğu yaşayacaksınız. Onları düşünüp hüzünlenecek, kör olmadığınızı görüp mutlu olacaksınız. Ve bir kez daha anlayacaksınız, Allah’ın size verdiği nimetleri. Şükredip Mutlu yüzünüze tebessümler ekeceksiniz.

Bu aşamadan sonra kulaklarınızı aynı şekilde kapatınız. Beş dakika sonra ellerinizi kulaklarınızdan çektiğinizde, bir arının vızıltısından bile zevk alacaksınız. İnsanların söylediği sözleri daha bir ehem verip, duyduğunuz güzel şarkılarda kendinizi bulacaksınız. Eşinizin, sevgilinizin söylediği sözler güzellik ve mutluluk kıyafetine bürünüp çarpacak kulaklarınızı. Tekrar âşık olacaksınız. Ve gülümseyeceksiniz. Tabi şükretmeyi unutmadan!Bu şekilde bedeninizde işlev gören uzuvları sorgulayın.

Mutlu olmak için o kadar sebep var ki; Sadece bakmak yeterli. Elindekinin kaybetmeden önce, değerini bilmek gerekli. Hayatta ezilmemizin nedeni, hayatın sırtımıza zorla yüklediği çakıl taşları değil, bizim istekle altına girdiğimiz dağlardır!

Unutmayın, her yönden aşabileceğiniz tek kişi sizsiniz. Kendinizi kendinizle karşılaştırın; düne göre bugün yeni bir bilgi öğrenmişseniz, doğru yoldasınız. Mutlu olmanız gerekir,

Şu anda acı çekiyor olabilirsiniz, bu yüzden mutluluğun size acı verdiğinin zihniyetinde olup, gözlerinizdeki parıltıların ışığını kesebilirsiniz! Öfkenizi şiddetlendiren, sinirlerinizi geren olayların altında ezilebilir, yaşama sevincini yitirebilirsiniz! Terk edilmiş, kendinizi yalnızlığın nezaretinde bir zanlı olarak görebilirsiniz.

Mutluluğu kaybetmiş insanın sorunu nedir? Vücuduna işkencemi yapılıyor? Eza mı çekiyor? Boynuna zincir mi takılmış? Açlığa susuzluğa mı terk edilmiş? Tek hücrede, Müebbet cezaya mı çarptırılmış?
Hissettiğimiz acılar ve zevkler, yaşadıklarımıza verdiğimiz anlamlardan kaynaklanır.

Karamsarlık zihinseldir, hayalidir, ruhsaldır. Olumsuz düşüncelerin takibinde gelen bir hastalıktır.
Karamsar insanlar, mutlu insanlarla aynı şehirde yaşıyor, aynı fırtınalarda dolaşıyor, aynı haberleri dinliyor. Belki de mutlu olanlar, karamsar insanlardan daha fakir, daha yoksuldur madde olarak… Onların zenginliği, kanaat etmek, tebessüm etmek, bir acı ile karşılaştığı zaman diz çökmek değil de, Yaratana güvenerek, bulunmuş olduğu yerden daha yukarı çıkmak!

Üzülmekle, ağlamakla karamsar olmak ile var olan sorunlar ört pas edilecek mi? İstekler, hayaller, umutlar gerçekleşecek mi? üzülerek söylüyorum maalesef. İmkânsızlıklar boy göstermeye başlayacak, sıkıntılar sin de filizlenecek. Olumlu düşünün… Ve Yaratana teşekkür etmeyi unutmayın!

Düşünün size biri hiçbir çıkar ve menfaat gözetmeksizin 24 tane altın veriyor? Ve onların bir tanesini sizden istiyor, verir misiniz? Tabi. Neden vermeyelim. Bize 24 altın verene 1 altını verecek kadar nankör, bencil miyiz?
Değerli okuyucular, yine üzülerek söylüyorum, nankör ve benciliz!

Rabbimiz bize her gün 24 tane altın veriyor(24 saat) Ona kulluk vazifemizi yerine getirmek için, ona ibadet etmemiz için 1 saat istiyor bizden. 5 Vakit namazı toplasan topu topu 1 saat eder. Bu kadar aciz ve nankörüz ki, bize o kadar nimeti bahşeden Yaratıcıya 1 saati çok görüyoruz. Sözde Müslüman’ız. Vefalıyız, samimiyiz, inançlıyız? Hani vefa, hani sadakat? İnsan, çok muhtaç olduğu Yaratıcısını terk etsin diye yaratılmadı!

DÜŞÜNÜN EVİNİZ YOK SOKAKTA YADA BARAKADA KALACAKSINIZ! BİRİ SİZE KIŞIN YORGAN BATTANİYE VERİYOR, YAZIN SERİNLEYEBİLECEĞİNİZ BİRŞEYLER GETİRİYOR. MUHAKKAK Kİ ONA İÇTENLİKLE TEŞEKKÜR EDERSİNİZ. BİDE RABBİNİZİ DÜŞÜNÜN, ISINMAK İÇİN BİR ELİMİZE GÜNEŞİ, SERİNLEMEK İÇİN BİR ELİMİZİ RÜZGÂRI, GECEYİ VERMİŞ. HANİ TEŞEKKÜRÜMÜZ? NERDE VEFAMIZ?

Soframızda çeşit çeşit yemekleri yerken, çöplerden, yiyecek bir şey bulabilmek için günün karanlığa gömülmesini bekleyen insanları hiç düşünüyor muyuz? Bir dilim ekmekle karnını doyurup üzerine giyecek doğru dürüst kıyafetleri olmadığı için, tiksintiyle bakılan insanların bir dilim ekmekten dolayı Allah’a şükrettiğini biliyor musunuz?

Sıcak yatağımızda, tatlı hülyalara dalarken, sokaklarda kaldırımların soğuktan buruşmuş taşlarına başını koyan ve umut diye ölüme sarılan insanları düşünelim ve halimize şükredelim. Düşünmenizi rica ediyorum, Bunca nimet bize verilmiş iken halen daha mutlu olmamak için bir sebep var mı? Kendimize haksızlık etmeyelim. Mutlu olmak o kadar kolay ki, 10 defa yüksek sesle “BEN MUTLUYUM” diye bağırmanız mutlu olmak için yeter de artar bile, Allah’a olan sevgimiz muhakkak ki, yüreğimizin en güzel köşesinde gizlidir bunu düşünmek yeterli.

Evreni keşfetmek için deha gerekmiyor, biraz dikkat, bir kanaat ve biraz bilme isteği yetecektir…
İnsan istediği kavramla yaşar… Hangisini istiyorsunuz? Mutluluk mu, Hüzün mü? Hayat sizin, ipler sizin elinizde. Mutluluğu isterseniz onunla mükâfatlandırılırsınız, acıyı isterseniz acı ile. İsterken bahanelerin ardına sığınarak hayattan bir şey beklemeyin, bir şey istiyorsanız, her şeyin maliki olan Yaratandan isteyin. İsteklerimizi ancak o gerçekleştirebilir, EĞER İSTEMEYE YÜZÜMÜZ VARSA!

Bir mum istiyorsanız kendinizi, bir güneş istiyorsanız dünyayı aydınlatırsınız. MUTLU OLMAK İSTİYOR MUSUNUZ? Ne duruyorsunuz alıntı
 

engin.

... Bir_Katre ...
 
Üyelik Tarihi
18 May 2008
Mesajlar
2,384
Aldığı Beğeniler
67
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Elinize sağlık. Şükretmesini bilenlerden oluruz inşaallah. ALLAH razı olsun.
 

*Hayat*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Tem 2010
Mesajlar
3,033
Aldığı Beğeniler
4,059
Konum
İstanbul
ALLAH razı olsun Rabbim bizleri şükreden kullarında eylesin

Ben mutluyum:)
 

reyyan_38

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Haz 2010
Mesajlar
126
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Diğer
emeginize saglık...
 

Berrak_Su

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Mar 2010
Mesajlar
3,714
Aldığı Beğeniler
44
Takım
Galatasaray
yuregıne saglık ALLAH razı olsun..
 
Üst Alt