Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sürmeli

Bir_Katre
 
Üyelik Tarihi
20 Ağu 2006
Mesajlar
3,305
Aldığı Beğeniler
26
Takım
Diğer
BİR SEFERDEYİZ;
YA EBEDİ SAADETE, YA DA EBEDİ FELAKETE

Muhammed Saki Erol

Cenab-ı Mevlânın en mükemmel surette yaratmış olduğu insanoğlunun, varoluş gayesi nefsini tanıyarak yüce yaratıcısını bilmek ve Ona yakınlığı elde etmektir. Bu da, iki cihan serveri Efendimiz A.S.ın haber verdiği üzere, büyük cihad denilen nefisle mücadele ve mücahedeyi başarmakla mümkündür.

Hiç şüphe yok, nefisle mücadele, kişinin kendisini ciddi bir kontrol altında tutması, muhasebe ve murakabeyi hayat tarzı haline getirmesi demektir.

Nefisle mücadele diyoruz; çünkü insan, bütün zıt sıfatları kendinde toplamıştır ve ciddi bir imtihan geçirmektedir. İnsanoğlunun ebedi hayatını belirleyecek olan bu ciddi imtihan, Rabbinin türlü hikmetli ve esrarlı işlerini ibret nazarıyla tefekkür etmeyi mecburi ve zaruri kılar.

İnsanoğlu Melekût Alemi ile şehadet Alemi arasında bir köprü mesabesindedir. Yani hem madde alemiyle, hem de mana alemi ile irtibatlıdır. Böyle iki yönlü yaratılmasının maksadı ve hikmeti, insanın et ve kemikten oluşmuş beden ülkesinden lâhutî iklime, ebedi mutluluk ve safa alemine yükselmesini mümkün kılmaktır.

Beden ülkesinin saray hükmünde olan insanî kalp, mahiyeti itibariyle Alem-i Melekûttandır. Bu yüzden kalıbı küçük olan kalbin, manadaki enginlik ve genişliğine bir sınır çizilememektedir. Adeta bütün alemler, kainat, insandaki kalp okyanusunun derinliklerine gizlenmiştir.

İşte bu şerefli vasıfları ve yüceliği sebebiyle kalp Rabbül-Aleminin tecelligâhı olmuştur. Ve insan kainatın özeti ve yaratılmışların en şereflisi oluşuyla temayüz etmiş ve bütün mevcudatın üstünde bir makam kazanmıştır.


İnsanoğlu yaradılış gayesine mutabık veya muhalif olarak müsbet yönde yükselmekte veya menfi yönde alçalmaktadır. Başka bir ifadeyle insan, esfel-i safilin ile alây-i illiyyin arasndaki büyük mesafede hareket halindedir ve bir yer işgal etmektedir. İnsanın bu iki uç arasndaki yeri, bir tek şeye bağlıdır: Yaradılış gayesi ve hikmetine göre bir tercih yapıp yapmamasna. İnsann yapacağı bu büyük tercih sebebiyledir ki, o ne melektir, ne de hayvandır.

İnsan, hem melekî ve hem de hayvanî sıfatları benliğinde taşır. Bu sıfatlarından hangisini kuvvetlendirici vesilelere yaprsa, o yanı ve o benliği gelişir. Böylece insan, ebedi felaket ile ebedi saadet arasnda gezinir durur. İman ile inkâr arasında sayısız konaklarda mevki ve mertebe sahibi olur.

Menfi yönde sonsuz ile müsbet yönde sonsuz arasında insan manen bir seyir ve seferdedir. Bu iki sonsuz arasında iman, sıfır noktasından müsbet sonsuza doru insanı derhal miraca başlatır. Küfrü tercih ise insanı menfi sonsuza doru ebedi felaket vadisine iter. Sıfır noktasından müsbet sonsuz istikametinde alınan manevi mesafe, imanın kemali ve amel bakımından kuvvetliliği nisbetindedir ve buna nisbetle Cennet-i Alâ da derecesine göre bir mertebedir. Sıfır noktasından menfi sonsuza doru yaratılış hikmetine ters yönde gidiş ise, ancak hakikatlere karşı inatçılığın ifadesidir

Küfrün şiddeti ve manevi benliği tahribat nisbetinde, insan ebedi felaket yurdu olan Cehennemde hak ettiği dereceye iner. İnsanoğlu işte böylesine iki yönlü bir yapıya sahiptir.

Unutulmamalıdır ki, her insanın Rabbinin uzağına ya da yaknına götüren bir yolculuğu mutlaka vardır. Ve bu yolculuk, insan yaşadıkça devam eder, gider.

Mükellef kılınmış varlıklar olan insan ve cinlerin dışında, bütün mahlukat tercih hakkı olmaksızın Rabbine itaat eder ve ister istemez Onun adına iş görür.

Bu haliyle bütün alem Onun büyük kudretinin şahidi, sanat ve itirazsız kuludur. Her zerresiyle bütün mevcudat kendi hal lisanıyla Ona işaret eder, Ondan bahseder.

Eşref-i mahlukat olan insanın Rabbini anması, hatırlaması, Onu şanına yaraşır mahiyette yâdetmesi ise, kendi arzu ve iradesine bırakılmıştır.

İnsanın iradesiyle Rabbini zikri, mahlukatın hal diliyle yaptığı zikre, cemaatin tesbihine şuurlu bir iştiraktir. Bu durum varoluş gayesinin kalplerdeki tecellisi, dillerdeki terennümüdür. Bu hal, bütün ilimlerin neticesinin, kalbî bir haz, bir feyz ve bir mana olarak, Kelime-i Tevhid gibi bütün hakikatleri temsil eden bir formül halinde dilden dökülmesidir. Bu ses ebedi saadeti müjdeler. Bu ses ve tad imana, iki cihan saadetinin teminatıdır.

Bu mübarek telaffuz ve terennüm, daha dünya hayatında iken ebedi cennet hayatnın küçük bir numunesi olan marifetullah ve muhabbetullah deryasına dalarak, doya doya, kana kana içmektir.

İşte bu kurtuluş vesilesi, mana hayatının çeşmesi, Kuran-ı Hakimin sırrı, kulluğun alamet-i farikası, ebedi saadetin müjdecisi zikrullahtır. Yani Allahı anmak, hatırlamak, Onu yâd etmektir. Onun noksan sıfatlardan münezzeh, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu ikrar ve teyit etmektir.

Yani zikrullah, kulluğun özeti, ibadetlerin ruhu ve mihveri, saadetin şifresi ve müminlerin en şerefli nişanıdır. Zikrullah, her şeyden ama her şeyden büyüktür; hatta içinde zikri ihtiva etmeyen her ibadetten de. Çünkü zikrullah en güzel isimlerin sahibi yüce Mevlâyı anmaktır.

Hakka vuslat yolunda nefs ve şeytanla mücahede ve mücadelede en müessir, en etkili silah zikrullahtır. Zikrullah marifet ve muhabbetin sebebidir ve imanı güçlendirir. Neticede de müminleri Cennet ve Cemâle vasıl eyler.

Zikir, tevhide kadar bütün makamları meyvelendirir. Baka hiç bir vasıta ile ulaşılamayan makamlara ulaştırır.

Bütün kainat, cereyan eden hayat cazibesiyle, hep aynı gayeye doru bir koşturma içinde. Mutlak kudrete, Hakka vuslata, ehad olan Yüce Allaha doğru koşu içinde. Bütün varlıklar sermest halde dönmede.

Ve insanoğlunu kendi fıtratı çağırıp durmada. Onun vuslatına davet etmede. Kopup geldiği ebed ve ezel sırrı, içinde yanıp durmada. Koşmak, rahmet deryasının muhabbetiyle aynı hedefe koşmak... İşte fıtrata dönüş bu.

Allahın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.

Muhammed Saki Erol
(semerkand dergisinden alıntıdır.)
 

mihru vefa

talib-i aşk
 
Üyelik Tarihi
3 Nis 2007
Mesajlar
200
Aldığı Beğeniler
4
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun kurban çok güzel bir paylaşım okuyup istifade edenlerden oluruz inş ..
 
Üst Alt