- Üyelik Tarihi
- 30 Eki 2007
- Mesajlar
- 872
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Diğer
Bir Sevgi Muhasebesi...
Sevmek... Insan yüregine calinan duygularin en soylusu.
Bu asil his, hayatin icinde degi$ik tür ve boyutlarda gösterir kendini.
Varligina $ahit olunan her yerde o, hakim ve yönlendirici güctür Allah sevgisi, vatan sevgisi, ana sevgisi..
Yahut ba$ka bir perspektiften dünya sevgisi, mal sevgisi, evlat sevgisi..
Misallerini artirabilecegimiz bu sevgi ce$itleri sizce de fert ve toplumlarin hayat anlayi$larini bicimlendiren en mühim faktörler degil mi?
Bu yüce duyguyu ,yüregimizde kodlayarak yarattigi güzel ve güzelliklere anlam kazandiran Zat-i Zülcemal insanliga armagan ettgi son dinin de ruhu yapmi$tir sevgiyi.
Sevgilerin ba$i, kainati sevilecek güzelliklerin me$heri yapan, sonra da insanin ic dünyasinda sevme duygusunu yaratarak sevgiyi var eden Allah sevgisidir.
Cünkü, herkesi ve her$eyi ku$atacak gercek sevgi insanin icinde ruhani lezzetlerle damittigi, inanc ve bilgiden dev$irilmi$ Zat-i Zülcemale ait sevgidir.
Allahi ve Resulünü herkesten ve her$eyden fazla sevmenin, imanin tadini alma manasina geldigini ifade eden Nebi sözü, iman ile sevgi arasindaki bu müthi$ bagi vurgular.
Iman etmedikce Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikce de iman etmi$ olmazsiniz.
Peygamber (s.a.v.) uyarisi da, Cennetin ancak sevenlerin yurdu oldugunu idraklerimize nak$eder.
Bu hakikatler yumagini Asrin Beyin Yapicisi, Muhabbet, uhuvvet, sevmek Islamiyetin mizaci ve rabitasidir cümlesiyle anlatir.
Acaba sevme duygusunun sahipleri sevdiklerine inandiklari $eyleri gercekten seviyorlar mi?
Ya sevdikleri sevilmesi gerekenler mi?
Bu soylu dünyaya sahip olanlar, sevilmesi gereken $eyleri ne kadar seviyorlar?
Bütün bu sorulara, sevgi kanunlarinin hayatimiz icinde hayat bulup bulmayi$ina bakarak cevaplamak mümkün.
Sevmenin birinci tezahürü sevenin sevdigine benzemek istemesidir.
Kim bilir Balzac Sevmek bir ba$kasinin hayatini ya$amaktir derken belki de bunu anlatiyordu. Sevdigine benzeme istegi insanda fitri bir egilimdir.
Gönlünü bir kutlu davaya kaptirmi$larin, neye, nasil benzemeleri gerektigi Allah tarafindan $u Ilahi beyanla anlatilir:
(De ey Resulüm) Allahi seviyorsaniz bana uyun, (hayatinizi bana benzetin) ta ki Allah da sizi sevsin.
Bilmem hayatimiz ne ölcüde o güzel hayata benziyor veya o güzel hayati ne derece seviyoruz?
Sevmenin ikinci tezahürü, sevenin sevdigiyle beraber olmak istemesidir.
$airlerin sevdiklerine dair sonsuza kadar beraber olsak türünden misralari, misralar sayisinca bu kanunun haykirili$idir.
Onu sevme, Onu bulma Ve Onunla olmanin her$ey oldugunu idrak etmesidir.
O, insana $ah damarindan daha yakindir.
Onunla beraber olmanin ruhani lezzeti de bu yakinligin kalp ve $uur planinda anla$ilmasina baglidir.
Bilmem ki, duygu dünyamizda sevdigimizle ,ya$adigimiz hayatta beraber olduklarimiz gerektigi ölcüde kesi$iyor mu?
Sevmenin bir diger tezahürü de, fedakarliktir. Sevgi fedakarliklarla büyür ve ya$ar. Sevginin hamisidir fedakarlik.
Hayati hastaliklar tarafindan tehdit edilen bir insanin caninin yongasi malini bir süre daha nefes alip vermek icin harcamasini dü$ünün.
Dünyasini mamur etmek ,lüks bir hayat ya$amak icin, bir daha geriye dönmeyecek gencligini bu yolda tüketenleri dü$ünün.
Evet Sevmek fedakarliktir dedirtmiyor mu bunlar?
Jean Richepinin unutamadigim bir hikayesi var Delikanli bir kizi sever.
Sevdigi bu kiza evlenme teklifinde bulunur. Kizin acimasiz bir $arti vardir.
Sevgini ölcmek istiyorum. Bunun icin annenin kalbini bana getireceksin.
Anne, delikanlinin dünyadaki tek varligidir. Iki sevgi arasinda kalmi$tir delikanli.
Uykusuz gecelerden sonra, nihayet kararini verir ve annesine durumu acar.
Anne oglunu canindan öte sevmektedir. Al yavrum yüregim senin olsun der ya$li gözlerle.
Delikanli annesini öldürür ve yüregini bir mendile koyarak heyecanla sevdigine dogru ko$maya ba$lar.
Derken ayagi takilir ve dü$er. Kendisi bir tarafa, mendilin icindeki kalp bir tarafa firlar.
Annesinin ta$lara bulanmi$ ve hala carpmakta olan kalbinden Ah yavrum iniltisi gelir.
Bir mecazi sevgi ugruna bu fedakarlik gösterilirken, gönlünü bir kutlu davaya kaptiran bizler, gayemizin afak-i alemde $ehbal acmasi icin gereken ve beklenen her fedakarligi gösteriyor muyuz?
Sevdigimiz davamizin, gönüllere hakimiyet kurmasi yolunda, sevdigimiz hangi $eylerden vazgectik?
Dü$tük rehi sevdaya, cünunuz: bize arnamus lazim degil manasina layik olabildik mi?
Bu ugurda yer yer dünyevi takilardan soyunmakla böbürleniyorken ya benligimizi bu davanin ayaklari altina serebildik mi?
Bu muhasebenin sonunda sadece yakarabiliyorum:
Allahim, sevgini ve seni sevenin sevgisini ve seni sevmeye yakla$tiranin sevgisini bize nasip et...!
A. Tokul
Sevmek... Insan yüregine calinan duygularin en soylusu.
Bu asil his, hayatin icinde degi$ik tür ve boyutlarda gösterir kendini.
Varligina $ahit olunan her yerde o, hakim ve yönlendirici güctür Allah sevgisi, vatan sevgisi, ana sevgisi..
Yahut ba$ka bir perspektiften dünya sevgisi, mal sevgisi, evlat sevgisi..
Misallerini artirabilecegimiz bu sevgi ce$itleri sizce de fert ve toplumlarin hayat anlayi$larini bicimlendiren en mühim faktörler degil mi?
Bu yüce duyguyu ,yüregimizde kodlayarak yarattigi güzel ve güzelliklere anlam kazandiran Zat-i Zülcemal insanliga armagan ettgi son dinin de ruhu yapmi$tir sevgiyi.
Sevgilerin ba$i, kainati sevilecek güzelliklerin me$heri yapan, sonra da insanin ic dünyasinda sevme duygusunu yaratarak sevgiyi var eden Allah sevgisidir.
Cünkü, herkesi ve her$eyi ku$atacak gercek sevgi insanin icinde ruhani lezzetlerle damittigi, inanc ve bilgiden dev$irilmi$ Zat-i Zülcemale ait sevgidir.
Allahi ve Resulünü herkesten ve her$eyden fazla sevmenin, imanin tadini alma manasina geldigini ifade eden Nebi sözü, iman ile sevgi arasindaki bu müthi$ bagi vurgular.
Iman etmedikce Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikce de iman etmi$ olmazsiniz.
Peygamber (s.a.v.) uyarisi da, Cennetin ancak sevenlerin yurdu oldugunu idraklerimize nak$eder.
Bu hakikatler yumagini Asrin Beyin Yapicisi, Muhabbet, uhuvvet, sevmek Islamiyetin mizaci ve rabitasidir cümlesiyle anlatir.
Acaba sevme duygusunun sahipleri sevdiklerine inandiklari $eyleri gercekten seviyorlar mi?
Ya sevdikleri sevilmesi gerekenler mi?
Bu soylu dünyaya sahip olanlar, sevilmesi gereken $eyleri ne kadar seviyorlar?
Bütün bu sorulara, sevgi kanunlarinin hayatimiz icinde hayat bulup bulmayi$ina bakarak cevaplamak mümkün.
Sevmenin birinci tezahürü sevenin sevdigine benzemek istemesidir.
Kim bilir Balzac Sevmek bir ba$kasinin hayatini ya$amaktir derken belki de bunu anlatiyordu. Sevdigine benzeme istegi insanda fitri bir egilimdir.
Gönlünü bir kutlu davaya kaptirmi$larin, neye, nasil benzemeleri gerektigi Allah tarafindan $u Ilahi beyanla anlatilir:
(De ey Resulüm) Allahi seviyorsaniz bana uyun, (hayatinizi bana benzetin) ta ki Allah da sizi sevsin.
Bilmem hayatimiz ne ölcüde o güzel hayata benziyor veya o güzel hayati ne derece seviyoruz?
Sevmenin ikinci tezahürü, sevenin sevdigiyle beraber olmak istemesidir.
$airlerin sevdiklerine dair sonsuza kadar beraber olsak türünden misralari, misralar sayisinca bu kanunun haykirili$idir.
Onu sevme, Onu bulma Ve Onunla olmanin her$ey oldugunu idrak etmesidir.
O, insana $ah damarindan daha yakindir.
Onunla beraber olmanin ruhani lezzeti de bu yakinligin kalp ve $uur planinda anla$ilmasina baglidir.
Bilmem ki, duygu dünyamizda sevdigimizle ,ya$adigimiz hayatta beraber olduklarimiz gerektigi ölcüde kesi$iyor mu?
Sevmenin bir diger tezahürü de, fedakarliktir. Sevgi fedakarliklarla büyür ve ya$ar. Sevginin hamisidir fedakarlik.
Hayati hastaliklar tarafindan tehdit edilen bir insanin caninin yongasi malini bir süre daha nefes alip vermek icin harcamasini dü$ünün.
Dünyasini mamur etmek ,lüks bir hayat ya$amak icin, bir daha geriye dönmeyecek gencligini bu yolda tüketenleri dü$ünün.
Evet Sevmek fedakarliktir dedirtmiyor mu bunlar?
Jean Richepinin unutamadigim bir hikayesi var Delikanli bir kizi sever.
Sevdigi bu kiza evlenme teklifinde bulunur. Kizin acimasiz bir $arti vardir.
Sevgini ölcmek istiyorum. Bunun icin annenin kalbini bana getireceksin.
Anne, delikanlinin dünyadaki tek varligidir. Iki sevgi arasinda kalmi$tir delikanli.
Uykusuz gecelerden sonra, nihayet kararini verir ve annesine durumu acar.
Anne oglunu canindan öte sevmektedir. Al yavrum yüregim senin olsun der ya$li gözlerle.
Delikanli annesini öldürür ve yüregini bir mendile koyarak heyecanla sevdigine dogru ko$maya ba$lar.
Derken ayagi takilir ve dü$er. Kendisi bir tarafa, mendilin icindeki kalp bir tarafa firlar.
Annesinin ta$lara bulanmi$ ve hala carpmakta olan kalbinden Ah yavrum iniltisi gelir.
Bir mecazi sevgi ugruna bu fedakarlik gösterilirken, gönlünü bir kutlu davaya kaptiran bizler, gayemizin afak-i alemde $ehbal acmasi icin gereken ve beklenen her fedakarligi gösteriyor muyuz?
Sevdigimiz davamizin, gönüllere hakimiyet kurmasi yolunda, sevdigimiz hangi $eylerden vazgectik?
Dü$tük rehi sevdaya, cünunuz: bize arnamus lazim degil manasina layik olabildik mi?
Bu ugurda yer yer dünyevi takilardan soyunmakla böbürleniyorken ya benligimizi bu davanin ayaklari altina serebildik mi?
Bu muhasebenin sonunda sadece yakarabiliyorum:
Allahim, sevgini ve seni sevenin sevgisini ve seni sevmeye yakla$tiranin sevgisini bize nasip et...!
A. Tokul