Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sifaderyasi

ESKİ DOST
 
Üyelik Tarihi
15 Kas 2005
Mesajlar
222
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Asl: Trabzon İkamet: Hatay
Takım
Diğer
Risale-i Nur'da geçen DECCAL VE SÜFYAN Kimlerdir yada kimdir? Deccal ile Süfyan aynı kişi veya kişiler değilmidir? Bu konuda cevablarınızı bekliyorum?
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Bilgim yok, ama ben ayrı biliyorum...
Siz bi Şuaları karıştırınız biraz, ahirzamanda gelecek olan Deccal ve Süfyan gibi şahsiyetlerle ilgili ve bu konu hakkındaki hadislerle ilgili yazıları bulabilirsiniz...
 

Habibemsin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Nis 2007
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
0
yanlis hatirlamiyorsam sufyan denen sahsi deccale benzetmisler..
(sadece bir hatirlama)
 

sifaderyasi

ESKİ DOST
 
Üyelik Tarihi
15 Kas 2005
Mesajlar
222
Aldığı Beğeniler
0
Konum
Asl: Trabzon İkamet: Hatay
Takım
Diğer
Hazret-i Mehdînin cemiyet-i nurani­yesi, Süfyan komitesinin tahribatçı re­jim-i bidakârânesini tamir edecek, Sünnet-i Seniyyeyi ihyâ edecek, yani âlem-i İslâmiyette risalet-i Ahmediyeyi (a.s.m.) inkâr niyetiyle şe­riat-ı Ahmediyeyi (a.s.m.) tahribe çalışan Süfyan komitesi, Hazret-i Mehdî cemiyetinin mucizekâr mânevî kılıcıyla öldürülecek ve da­ğıtı­lacak.

Hem âlem-i insaniyette inkâr-ı ulûhiyet ni­ye­tiyle medeniyet ve mukaddesât-ı beşeriyeyi zîrüzeber eden Deccal komitesini, Hazret-i İsâ Aleyhisselâmın din-i hakikîsini İslâmiyetin ha­kikatiyle birleştirmeye çalışan hamiyetkâr ve fedakâr bir İsevî cemaati namı altında ve Müslüman İsevîleri ünvanına lâyık bir cemi­yet, o Deccal komitesini, Hazret-i İsâ Aleyhisselâmın riyaseti altında öldürecek ve dağı­tacak, beşeri inkâr-ı ulûhiyetten kurtara­cak.

Yukarıdaki yazıdan anlaşıldığı üzere;
SÜFYAN: Alem-i İslâmiyette(Hilafet merkezi Türkiye olmasından dolayı kastedilen manada Türkiye daha ağır basıyor.) çıkan ve Mehdi ile mücadele eden kişiye SÜFYAN rejimine de SÜFYANİYET..
DECCAL: Alem-i insaniyette yani tüm Dünyada Mehdi ile mücadele eden kişiye ise DECCAL rejimine ise DECCALİYET... diye anlıyorum...
nedersiniz arkadaşlar...?
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Konuyla ilgili bilgim yok ama
açıklamalarınızı merakla bekliyorum.....
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Ewet aynen dediğiniz gibi şifaderyası, Risale incelemelerinde de sizin anladığınız gibi, bugün baktım...

«Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fit­nesi İslâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet isti­aze etmiş. 'La ya'lemül ğaybe illallah' Bunun bir tevili şudur ki: İs­lâmların Deccalı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tah­kik, İmam-ı Ali'nin (r.a.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccalı Süfyandır, İslâmlar içinde çı­ka­cak, aldatmakla iş göre­cek. Kâfirlerin Büyük Deccalı ayrıdır.(*) Yoksa Büyük Deccalın cebir ve cebe­rut-u mutlakına karşı itaat etme­yen şehid olur ve is­temeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz.» (Şualar sh: 585)

(*)=Süyûtî, el-Orfu'l-Verdî fî Ahbari'l-Mehdî (el-Hâvî li'l-Fetâva): 2:234; Ahmed Zeynî Dahlan, el-Fütûhâtü'l-İslâmiye: 294; el-Berzenci, el-İşâa' fî Eşrâti's-Sâa': 95-99; İbn-i Haceri'l-Heytemî, el-Fetâva'l-Hadîsiyye: 36; Muhtasar u Tezkireti'l-Kurtubî: 133-134.

Bu konuyla ilgili hadis;
«Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitne­den sakınmaya davet ederim: Medine'den çıkacak bir fitne, Mekke'den çıkacak bir fitne, Yemen'den çıkacak bir fitne, Şam'dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne, garbdan çıkacak bir fitne. Bir fitne de Şam'ın merkezinden zu­hur eder ki, işte bu Süfyanî'nin fit­ne­sidir.»
( Ramuz-ul Ehadîs sh:18 )


Yakında cüneyd-i kardeşimizin bana göndermiş olduğu YAŞANAN AHİR ZAMAN adlı kitabı okumaya başlıyorum, oradan da aktarımlar yaparım, tabii okuyabilirsem
(Önümüzdeki 5 sene içinde bitiririm herhalde) :D
 

DuaM

cici anne :)
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,561
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
[GLOW=green]cvp verilmiş :O

ben geç geldim...

ben böyle soru cvp konularını çok severim

inşaALLAH daim olur cvplara bizlerde katılır kardeşlerimizden de çok şeyler öğreniriz..

güzel bir konuya açıklık getirilmiş Allah razı olsun..

devamlarını bekleriz.. ;)

vesselam..veddua[/GLOW]
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Orjinal Yazarı DuaNur
[GLOW=green]cvp verilmiş :O

ben geç geldim...

ben böyle soru cvp konularını çok severim

inşaALLAH daim olur cvplara bizlerde katılır kardeşlerimizden de çok şeyler öğreniriz..

güzel bir konuya açıklık getirilmiş Allah razı olsun..

devamlarını bekleriz.. ;)

vesselam..veddua[/GLOW]

ne öğrendin söle bakalım (benden manyak öğretmen olur) :D
NOT:Konuyu dağıtmamak için, cevap felan vermeye kalkışma bakalım, hoş versende tam puan alamazsın... :p (Dayım gibi not cimrisi oldum ya) :D
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Bu konuda benimde bir arastirmam oldu...ve sizlerle paylasmak istedim.
Eklemis oldugum yazi farkli kaynaklardan alinti ve daha derin bir sekilde aciklamalar iceriyor.Umarim sorunuzun cvbina aydinlatici olur...

DECCAL VE SÜFYAN

Deccal: Bu kelime (dcl) kökünden mübalağalı ism-i faildir. Aşırı yalan ve aldatmalarla hakkı bâtıl, bâtılı hak olarak gösteren ve münafıkane hakkı bâtıl ile karıştırıp hakkı örten ve böylece cemiyetleri ifsad ve idlal eden şahıs demektir.
Deccal mechul (gaib) bir şerdir şeklindeki rivayetten anlaşıldığı gibi, Süfyan denen İslâm Deccalının deccallığı, herkesin anlayacağı tarzda apaçık değildir. Münafıkane bir tavırla, yani (2: 42) âyetinde ifade edildiği gibi, hak ile bâtılı telbis edip ümmeti ifsad ve idlale çalışır. Bu husus hadislerde de beyan edilir. Deccalın başlattığı cereyana da Deccaliyet denir. Deccalın en şerli ve zararlı tarafı da deccaliyetidir. Deccalın ölümünden sonra da cerayanı hayli zaman devam eder.
Deccalın hak ile bâtılı karıştırmasına karşı, Kuran hak ile bâtılı tefrik ve tebyinini ister. İşte Kuranın dersini tam anlayan sahabeler nazarında hak ile bâtıl tamamen ayrılmıştı.
Deccal; «sahih hadislerin ihbarı ve din büyüklerinin izah ve kabulleri ile, âhirzamanda gelecek ve Risalet-i Ahmediyeyi inkâr edip İslâmiyeti tahribe çalışacak ve dünyayı fesada verecek çok şerli ve küfr-ü mutlak yolunda olan dehşetli bir şahıstır. Bir hadis rivayetinde üç deccal, diğerinde yirmiyedi deccal geleceği, Peygamberimiz Aleyhissalatü Vesselâm tarafından bildirilmiştir. Âlem-i İslâmda muhtelif zamanlarda çıkmış olan dehşetli din düşmanlarının ve anarşiye hizmet edenlerin umumu da rivayetleri tasdik etmektedir. Bu din yıkıcılığının âhirzamanda daha dehşetli olacağı bildirilmektedir. Şu son asırda görülen ve dünyayı tehdit eden ve Cenab-ı Hakkı inkâra kadar cüret edip medeniyeti tahribe çalışan dehşetli cereyanlar bu gaybî ihbarın doğruluğunu tasdik etmektedir.»
Rivayetlerde deccal ve bilhassa onun cereyanı olan deccaliyetin yani dine aykırı anlayış ve yaşayışlarının şerrini çocuklara telkin etmek tavsiyesi vardır. Ezcümle Kütüb-ü Sittede şu kayıd var: Rivayetler, ashab devrinde, deccal bilgisinin temel eğitim müfredatına dahil edilerek ilkokul yaşındaki çocuklara mahalle mekteblerinde öğretildiğini göstermektedir.
Evet, Resulullah (ASM) Deccal ve cereyanından ve özellikle müslümanlar içinde çıkan Süfyan ve cereyanından ümmetini şiddetle ikaz etmiştir.
Bu ikazları heyecanla dinleyen sahabeler, deccalın şerrine karşı çocuklarına telkinlerde bulunup ikaz ve talim ettikleri bedihidir. Buna istinaden müslümanlar dahi çocuklarının Deccal ve Süfyana ve bilhassa onların cereyanlarına yani anlayış ve yaşayışlarına ve bidatlarına karşı gaflette bırakmamaları elzemdir. Kuranda tağut tabiri ile ifade edilen Deccal ve Süfyanın ve cereyanlarının inkar edilmemesi halinde, sebeb-i necat olacak imanın kazanılamayacağına dikkat çekilir.
Şöyle ki (2: 256) şunu da katiyyen ifade ediyor ki: Mümin-i muvahhid olmak için Allaha imandan evvel küfre tevbe etmek şarttır ve bu tevbenin şartı da tağutları asla tanımamaya azmeylemektir. (Hamdi Yazır s. 869)
Hadisde de mealen deniliyor ki: Kim ki ona (Deccala yani cereyanına ve o cereyanın cemiyete aşıladığı çılgın sefahete) iman edip tabi olur ve onu tasdik ederse, artık onun geçmiş hiçbir salih ameli ona menfaat vermeyecektir... Ve her kim onu tekzib edip yalanlarsa, onun geçmiş günahlarının hiçbirisinden muaheze edilmeyecektir
İşte böyle bir afete karşı öncelikle çocukların deccaliyete karşı kalben ve fikren nefret etmelerine çalışılması zarureti vardır. Aksi takdirde deccaliyetin şiddetli telkinleri altında çocuklar dinden kopup bidatların çamuruna düşerler.
SÜFYAN
Kamus-u Okyanus, bu kelime için bir isimdir" der, yani mana aranmayacağına işaret eder. Âhirzamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına sebeb olacağı sahih hadislerle bildirilen ve şeair-i islâmiyeyi tahribe çalışan dehşetli ve münafık bir şahıs. "Süfyanîler" ise Süfyan cereyanıdır. İbn-i Cerir-i Taberî Süfyanîlerle alâkalı rivayetleri Cami-ül Beyan'da (34:51) âyeti altında cem'etmiştir.
"Rivayetler, Deccal'ın dehşetli fitnesi islâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiaze etmiş. Bunun bir te'vili şudur ki: İslâmların Deccal'ı ayrıdır. Hatta bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccal'ı, Süfyan'dır. İslâmlar içinde çıkacak, aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin Büyük Deccal'ı ayrıdır. Yoksa büyük Deccal'ın cebr u ceberut-u mutlakına karşı itaat etmiyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz." (Ş.585)
Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor:
"Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitneden sakınmaya davet ederim: Medine'den çıkacak bir fitne, Mekke'den çıkacak bir fitne, Yemen'den çıkacak bir fitne, Şam'dan çıkacak bir fitne, şarktan çıkacak bir fitne, garbdan çıkacak bir fitne. Bir fitne de Şam'ın merkezinden zuhur eder ki, işte bu Süfyanî'nin fitnesidir."
Evet "rivayetlerde, vukuat-ı Süfyaniye ve hâdisat-ı istikbaliye Şam'ın etrafında ve Arabistan'da tasvir edilmiş. Allahu a'lem, bunun bir te'vili şudur ki: Merkez-i hilafet eski zamanda Irak'ta ve Şam'da ve Medine'de bulunduğundan, raviler kendi içtihadlarıyla -daimi öyle kalacak gibi, mana verip" merkez-i hükümet-i İslâmiye" yakınlarında tasvir etmişler, Haleb ve Şam demişler. Hadisin mücmel haberlerini, kendi içtihadlarıyla tafsil etmişler." (Ş. 585)
Diğer "bir rivayette, "İslâm Deccalı Horasan taraflarından zuhur edecek" denilmiş.
Bunun bir te'vili şudur ki: Şarkın en cesur ve kuvvetli ve kesretli kavmi ve İslâmiyetin en kahraman ordusu olan Türk milleti, o rivayet zamanında Horasan taraflarında bulunup daha Anadolu'yu vatan yapmadığından, o zamanki meskenini zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder.
Garibdir hem çok garibdir. Yediyüz sene müddetinde islâmiyetin ve Kur'an'ın elinde şeref-şiar, barika-asa bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyetin bir kısım şeairine karşı istimal etmeğe çalışır. Fakat muvaffak olmaz, geri çekilir. "Kahraman ordu, dizginini onun elinden kurtarıyor" diye rivayetlerden anlaşılıyor." (Ş.596)
"Hem büyük Deccalın, hem İslâm Deccalının üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var. Bir günü; bir devre-i hükümetinden öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz sene yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi adileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belagatla ümmetine haber vermiş." (Ş. 587)
Kur'an (19:82) âyetinde remzî bir mana ile; anarşistlerle, onları yetiştirenler arasında zıdlaşma olacağına bir işaret vardır.
"Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tabi olacaklar."
Vel'ilmu indallah, bunun bir te'vili şudur ki: "Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabile ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekavetiyle ve fenniyle ve siyasi ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır." demektir." (Ş.585)
Süfyan ve Deccal'ın kendilerinden daha çok, Süfyaniyet ve Deccaliyet denilen cereyanları ve komiteleri daha dehşetlidir.
Kur'an (27: 48) âyetinde, 9 şerir çete veya çete başlarının şehirde devamlı ifsad edecekleri bildirilir.
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
DECCAL-MEHDİ HADİSLERİ

Hz. Peygamberin geleceğe yönelik hadislerinden bir kısmı deccal ve mehdi ile ilgilidir. Deccal, islama zarar verecek dehşeti bir kişi, mehdi ise deccala karşı mücadele edecek büyük bir alimdir.

Resulullah'ın deccalla ilgili haberlerinden bir kısmı şöyle:

-"Sizi ondan sakındırırım. Hiçbir peygamber yoktur ki, kavmini ondan sakındırmış olmasın. Ben size, hiçbir peygamberin onun hakkında demediği bir şeyi söylüyorum : Onun bir gözü kördür.

Yani, maddiyatı görür, maneviyatı görmez. Sistemi de sırf dünyaya yöneliktir.

-" Alnının ortasında K-F-R "Kafir" yazılıdır. Her ehl-i iman onu okur". İbn-i Mace'de geçen şekliyle "okuması olan ve olmayan herkes o yazıyı okur" . Yani onun küfrü, iman nuruyla bilinir. Alnındaki "kafir" yazısı bildiğimiz harflerle olmayıp, küfür alameti şeyleri taşımasından kinayedir.

-"Onun çocuğu olmayacak, Mekke ve Medine'ye giremeyecek"

-" Onun bir suyu ve ateşi olacak. İnsanların su olarak gördükleri yakıcı bir ateştir. Ateş olarak gördükleri ise, soğuk tatlı bir sudur. Sizden her kim ona yetişirse, ateş olarak gördüğüne talib olsun. Çünkü o, temiz-tatlı bir sudur."

Şu hadis-i şerif ise, deccal fitnesinin büyüklüğünü göstermektedir: "Hz.Adem'in yaratılışından kıyamet kopuncaya kadar deccaldan daha büyük bir fitne yoktur."

-"Rasulullah, deccaldan bahseder. Sorarlar: Ya Rasulullah, yeryüzünde ne kadar kalacak ? Der: Kırk gün. Bir günü bir sene gibidir. Bir günü bir ay gibidir. Bir günü bir hafta gibidir. Diğer günleri sizin günleriniz gibidir. Derler: "Ya Rasulullah. bir sene gibi olan günde bir günlük namaz yeterlimidir ? Rasulullah cevap verir: Hayır, takdir edersiniz"

Bediüzzaman, bu rivayetin iki te'vilini yapar:

1- Büyük deccal, kuzey kutbu tarafında çıkacaktır. Çünkü burada bütün sene bir gece, bir gündüzdür. Daha sonra bir ay, güneşin batmadığı, derken bir hafta batmadığı yerlere gelinir. Demek büyük deccal, kuzeyden çıkıp diğer yerlere yayılacağına bir işarettir.

2- Hem büyük deccalın, hem islam deccalının üç istibdad dönemleri olacak. Bir dönemlerinde öyle büyük icraat yapacaklar ki, üçyüz senede yapılmaz. İkinci devrede bir senede, otuz yılda yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü devresi, bir senede yaptığı değişiklikler on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi ise, normal hale gelir, birşey yapamaz, yanlız vaziyeti muhafazaya çalışır.

Şu hadis ise, deccalın münafıkane iş göreceğini bildirir: "Kim deccalı duysa ondan yüz çevirsin. Vallahi, kişi onu mü'min zannederek ona tabi olur. Sevkettiği şübheli şeylerin ardına düşer".
Deccala karşı Mehdi mücadele edecektir. Mehdi Al-i Beyt'ten olacak, Allah onu bir gecede islah edecektir. Zamanında ümmet bolluk içinde yaşanacaktır.

Hz. Peygamberinin bu konuda talimatı şudur: Onu gördüğünüzde, buz üzerinde sürünerek de olsa, gidip ona biat edin. Çünkü o, Allah'ın halifesi olan Mehdidir.
Mehdiyle ilgili olarak Bediüzzaman'ın şöyle bir hatırası nakledilir: Sürgünde iken saf gönüllü bir zat "Hocam, der. Merak etmeyin, mehdi gelecek, herşeyi düzeltecek". Bediüzzamanın cevabı anlamlıdır: "Mehdi geldiğinde seni vazife başında bulsun"


1 Müslim, Fiten, 95; Tirmizi, Fiten, 56
2 Müslim, Fiten, 103; Tirmizi, Fiten, 62
3 İbnu Mace, Fiten, Hadis No: 4077
4 Müslim, Fiten, 91
5 Müslim, Fiten, 107
6 Müslim, Fiten, 126
7 Müslim, Fiten, 110; Tirmizi, Fiten,59
8 Bkz. Said Nursi, Şualar, s.586-587
9 Ebu Davud, Melahim, Hadis No: 4319
10 İbnu Mace, Fiten, Hadis No:4085
11 İbnu Mace, Fiten, Hadis No:4083
12 İbnu Mace, Fiten, Hadis No:4084
 
Üst Alt