- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
BİR TORBA TOZ ŞEKER
30 yıl kadar önce idi,
Gaziantep’te helvacılık yapan Ökkeş usta iflas etti.
Elinde avucunda ne varsa yitirdi.
Alacaklarını tahsil edemedi, işçilerini çıkardı, iş yerini kapattı.
Bir yerden tekrar başlaması gerekiyordu.
Helvacı Ökkeş Usta'nın cebinde beş parası yoktu.
Kalktı, hiç tanımadığı şeker satan bir dükkâna gitti.
Kendisini tanıttı, helvacılık yaptığını iflas ettiğini anlattı.
"Param yokı ve iş yerini tekrar açmak için acil bir torba şekere ihtiyacım var. Parasını helvayı yapıp sattıktan sonra
öderim."
Şeker satıcısı Bahaddin Usta,
Ökkeş Usta'yı dikkatlice dinledi yerinden kalktı, yanında çalışan çırağı çağırdı:
“Oğlum bir at arabası çağır, 20 torba şeker yükleyin,
Ökkeş Usta'mın dükkânına indirin!”
Bahattin Usta küçük bir kağıda isim, adres belirtmeden, sadece” 20 torba şeker” yazdı,
kâğıdı Ökkeş Usta'ya uzattı,
ardından:
”Usta sıkma canını! Sen kazanını kaynat, helvanı yap, sat!
Ne zaman elin rahatlarsa o zaman gel borcunu öde!"
Ökkeş Usta şaşkındı, ne diyeceğini bilemedi.
Bir torba şeker derken 20 torba şeker bulmuştu. Çok heyecanlandı.
Hiç tanımadığı biri kendisine güvenmiş,
20 torba şeker verilmişti, gözleri doldu, hıçkırıklara boğuldu. Bir şey diyemeden, elini kalbinin üstüne koyarak Bahattin Usta'ya Aelam verdi, vedalaştı. İş yerine döndü.
Kısa sürede helva üretimine tekrar başladı. Yaptığı helvaları sattı.
Şeker borcunu ödeyecek parayı toparladığında
Bahattin Usta'nın yanına gitti.
Bahattin Usta güler yüzle, ayakta karşıladı. Çay kahve derken parayı Bahattin Usta'ya uzattı:
”Ustam Allah senden razı olsun,
fakiri tekrar ayağa kaldırdın, çark dönemeye başladı.”
Bahattin Usta:
“Estağfirullah kardeşim, kazandıran ben değilim.
Belki vesile olmuş olabilirim ama ne varsa Allah'tan.“
Sonra da yanında çalışanlara: “Ökkeş ustama 30 torba şeker yükleyin!” talimatını verdi.
Tekrar vedalaştılar.
NOT: Acımak yemez, önemli olan verebilmek.
BİZİ BİZ YAPAN,
DEĞERLERİMİZDİR.
(İktibas, Şair Arif Tatar)
30 yıl kadar önce idi,
Gaziantep’te helvacılık yapan Ökkeş usta iflas etti.
Elinde avucunda ne varsa yitirdi.
Alacaklarını tahsil edemedi, işçilerini çıkardı, iş yerini kapattı.
Bir yerden tekrar başlaması gerekiyordu.
Helvacı Ökkeş Usta'nın cebinde beş parası yoktu.
Kalktı, hiç tanımadığı şeker satan bir dükkâna gitti.
Kendisini tanıttı, helvacılık yaptığını iflas ettiğini anlattı.
"Param yokı ve iş yerini tekrar açmak için acil bir torba şekere ihtiyacım var. Parasını helvayı yapıp sattıktan sonra
öderim."
Şeker satıcısı Bahaddin Usta,
Ökkeş Usta'yı dikkatlice dinledi yerinden kalktı, yanında çalışan çırağı çağırdı:
“Oğlum bir at arabası çağır, 20 torba şeker yükleyin,
Ökkeş Usta'mın dükkânına indirin!”
Bahattin Usta küçük bir kağıda isim, adres belirtmeden, sadece” 20 torba şeker” yazdı,
kâğıdı Ökkeş Usta'ya uzattı,
ardından:
”Usta sıkma canını! Sen kazanını kaynat, helvanı yap, sat!
Ne zaman elin rahatlarsa o zaman gel borcunu öde!"
Ökkeş Usta şaşkındı, ne diyeceğini bilemedi.
Bir torba şeker derken 20 torba şeker bulmuştu. Çok heyecanlandı.
Hiç tanımadığı biri kendisine güvenmiş,
20 torba şeker verilmişti, gözleri doldu, hıçkırıklara boğuldu. Bir şey diyemeden, elini kalbinin üstüne koyarak Bahattin Usta'ya Aelam verdi, vedalaştı. İş yerine döndü.
Kısa sürede helva üretimine tekrar başladı. Yaptığı helvaları sattı.
Şeker borcunu ödeyecek parayı toparladığında
Bahattin Usta'nın yanına gitti.
Bahattin Usta güler yüzle, ayakta karşıladı. Çay kahve derken parayı Bahattin Usta'ya uzattı:
”Ustam Allah senden razı olsun,
fakiri tekrar ayağa kaldırdın, çark dönemeye başladı.”
Bahattin Usta:
“Estağfirullah kardeşim, kazandıran ben değilim.
Belki vesile olmuş olabilirim ama ne varsa Allah'tan.“
Sonra da yanında çalışanlara: “Ökkeş ustama 30 torba şeker yükleyin!” talimatını verdi.
Tekrar vedalaştılar.
NOT: Acımak yemez, önemli olan verebilmek.
BİZİ BİZ YAPAN,
DEĞERLERİMİZDİR.
(İktibas, Şair Arif Tatar)